Yapı Sektörünün Haber Portalı

The Fettah Tamince's Code

Cumhuriyetin ilk yıllarında azınlıkların himayesinde olan ekonomiyi millileştirme adına, daha doğrusu milli bir burjuva oluşturma mantığıyla Atatürk b

The Fettah Tamince's Code
Cumhuriyetin ilk yıllarında azınlıkların himayesinde olan ekonomiyi millileştirme adına, daha doğrusu milli bir burjuva oluşturma mantığıyla Atatürk bazı işadamlarına imtiyazlar sağlamıştır. Bu anlamda Ankara bozkırında bir bakkal dükkânı olan Vehbi Koç devletin desteği ile Türkiye’nin en önemli işadamları arasında yer almıştır. Bu dönemsel destek geçici bir ekonomiden öte devamlılığı sağlamış, bugünlerde Koç şirketler grubu en fazla istihdam sağlayan, vergi ödeyen, teknoloji üreten şirketlerin başında yer almıştır. En nihayetinde Türk sanayisi ve ekonomisinin amiral gemisi sayılmaktadır.

Devletin işadamlarına desteğinin tarihsel bir anlamı ve çoğu zamanda zorunluluğu vardır. Atatürk dönemi sonrasında devleti temsil eden hükümetlerin siyasi olması işadamlarına sağlanan desteklerde her zaman siyasi maraza doğurmuştur. Süreç içinde her başbakana yakın bir işadamı vardır. Süleyman Demirel-Cavit Çağlar, Turgut Özal-Ağa Ceylan gibi ikili örnekleri çoğaltmak mümkündür

Son zamanlarda Antalya gündeminde konuşulan ise Başbakan Erdoğan’ın Antalya ziyaretlerinde Fettah Tamince’nin otelinde kaldığı ve bu yüzden 100. Yıl spor tesisleri ihalesinin bu yakınlaşmanın sonucu gerçekleştiği iddiasıdır. Bu iddiaları bir yana bırakıp filmi biraz geriye sarmakta yarar var. Tamince’nin Yener Süsoy röportajı ve akabinde Antalya ulusal gazeteler bölge eklerinin temsilcileri ile yatında bir araya gelmesinin ardında aklımızda neler kalmıştır? Önce bunu irdeleyelim.

Süsoy röportajında; Kürdüm, Atatürkçüyüm, Nurcuyum cümlesi, temsilcileri ağırladığında ise yatta yalınayak karşıladığı fotoğraf hafızalarımızda kalan sözcük ve imgelerdir. Görülüyor ki Tamince’nin bir güç gösteri şekline dönüştürdüğü basın toplantılarında baştan beridir bir iletişim ve ifade edememe sorunu yaşanmaktadır. Danışmanları belli ki cesur davranıp Tamince’yi bu konuda yönlendirme ve bilgilendirme zafiyeti çekmektedir.

Öte yandan uluslararası ticarette Milli Burjuva olmayı başaran Tamince yerelde yaptığı onca yatırıma rağmen belirli çevrelerce saygın işadamı görülmemektedir. Oysa şu ana kadar devletten tek kuruş destek almadan milyon dolarlık yatırımlar yapmıştır. Bana göre zenginleşmesinin flu bir tarafı da yoktur. Yıkılan Sosyalist ülkelerde birden bire zenginleşen Kominist Parti üyelerinin paralarını doğru bir yatırıma yöneltmiş ve belki de ortak olmuştur.

100. Yıl meselesine ise belirli gruplar ki içlerinde birçoğu AB ülke ziyaretlerinde benzer projeleri görmüş kişiler olmalarına rağmen karşı çıkmaktadır. Çünkü siyasi beslenme kaynağı bu süreçte karşı çıkmaktan geçmektedir. Fettah Tamince’nin 100. yıl projesinde ki tek dezavantajı ihaleye başka bir firmanın girmemiş olmasıdır. Bu durum şeklen nahoş olsa bile içerik olarak pek fazla etkisi olacağını söyleyemem. Ayrıca ihaleye girmeyi düşünen diğer firmaların bir dirençle karşı karşıya olacağı korkusu ihalede Tamince’yi yalnız bırakmıştır.

Tamince’nin sorunu baştan belirttiğim iletişim sorunudur. Bekleyip, bekleyip kafa tutmak ve otele, yata gazetecileri davet etmek büyülü bir atmosfer sağlar ama samimiyeti unutabilir. Belki kendisinden Sakıp Sabancı olması beklenmeyebilir ama herkes önemlidir. İstihdam sağlayanda, otelde ki bulaşıkçıda, gazetecilerde önemlidir. Bunun sıralaması ve önceliği olamaz, biri olmadan diğeri olamaz, toplumsal uzlaşma farklı konumdakilerin diğerini algılamasından geçer. Tamince’den bir İzzet Baysal doğar mı? Bekleyip göreceğiz. Bir de şu var. Sanıyorum düne kadar sokağımızda ki halı satıcısının böylesine bir ekonomik döngünün başında olmasını hazmedemiyoruz. Biz ev alana pahalı almışsın, satana ucuz satmışsın diyen bir milletiz. Tamince en az diğerleri kadar masum değil mi? Bunu bir düşünün. Sevgiyle.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.