Mobilya ve kapı donanımları alanında gerçekleştirdiği buluşları ve
yenilikleriyle inovatif mobilya üretimine yön veren
Häfele,
Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bir projeye imza attı. Yaratıcı fikirleriyle
Türkiye’de olduğu kadar, dünyada da önemli başarılar kazanan tasarımcılar,
Hafele’nin
2010 takvim projesi için biraraya geldi. Häfele’nin
ürünlerine tasarımcıların hayal gücü sayesinde yeni çağrışımlar, farklı anlamlar
yüklendi.

Häfele’nin 2010
takviminde
Adnan Serbest,
Atilla Kuzu-Levent
Çırpıcı,
Arif Özden,
Autoban (Seyhan
Özdemir-Sefer Çağlar) Aykut Erol,
Aziz Sarıyer,
Can Yalman,
Ece Yalım,
Ela
Cindoruk-Nazan Pak,
Oya Şenocak Akman,
Tanju
Özelgin ve
Yılmaz Zenger yer alıyor. Hafele takviminde
farklı yüzleriyle görünen tasarımcıların her biri Häfele gibi öncü tasarımcı
kimlikleri ve ödülleriyle gündemde. Mobilya ve iç mekan tasarımında,
mücevherde, cam aksesuarlarda, dünyada ve Türkiye’de başarıya ulaşan işleriyle
bilinen bu isimler, bu kez Häfele takvimine artı değer katıyor.
Kapı
kapatıcılar, menteşeler, mobilya rayları, kulplar, ofis donanımları, Red Dot
ödüllü mutfak donanımları kendi bağlamının dışında bir kurgu içinde yerini
alıyor.
Mustafa Nurdoğdu imzasını taşıyan siyah-beyaz fotoğraf
karelerinin her biri, tasarımcıların ürünlerle olan diyaloğunu anlatan teatral
bir gösteri sergiliyor. Kablo tutucu, organik formlarıyla ve malzeme
deneyleriyle tanınan ‘zamansız’ tasarımcı
Yılmaz Zenger’in
bedeninin bir parçasına, onun omurgasına dönüşüyor; teknolojiyi tasarımlarına
entegre eden
Atilla Kuzu ve
Levent
Çırpıcı, Ellipta LCD ekran taşıyıcıları robotik birer kol gibi
yorumluyor. Özel tasarım mobilya kulpları ise
Ela
Cindoruk ve
Nazan Pak’ın elinde değerli birer mücevher
gibi boy gösteriyor.

Sadece güçlü
tasarımlarıyla değil karizmatik kişiliğiyle, takvimdeki etkileyici portrelerden
biri olan
Aziz Sarıyer, bu projenin anlamını şu sözlerle dile
getiriyor: “Mimarlara ve tasarımcılara ürünleriyle hizmet veren Häfele için bu
gerçekten bir “ilk” ve tasarımcılara birebir ‘dokunmasını’ sağlayan çok güzel
bir adım. Häfele’nin çözümleri oldum olası bizlerin ufkunu açıyor,
becerilerimizi geliştirmemize fırsat veriyor; hayal gücümüzün sınırlarını
genişletiyor. Bu açıdan bakınca, hem fotoğrafların kurgusu hem o ürünlerle
kurduğumuz diyalog güçlü bir ifadeye kavuşabiliyor elbette”.
2010
takvimini tasarımcılara ayıran Häfele, takvim projesinde her yıl yaratıcı
disiplinlerin farklı yüzlerine yer vererek gelenekselleştirmeyi; yenilikçi
tavrını tasarım ve mimarlık dünyasında ses getirecek yepyeni projelerle de
ortaya koymayı hedefliyor.

0 Yorum
Yorum Yap