2008 Uluslararası Peugeot Dizayn
Yarışması Dünya Beşincisi tasarımcı Onur Güvenç (27),
geleceğin otomobillerini şöyle tarif etti: “Akıllı otomobiller risk faktörlerine
göre donatılacak, otomobillerin yapısı insan ergonomisine daha uygun olacak,
benzin yerine alternatif doğa dostu enerjiler kullanılacak ve firmalar her
bölgenin doğa koşullarına uygun otomobiller tasarlayacak.”
Mimar Sinan Üniversitesi 2005 yılı endüstri ürünleri tasarımı mezunu Güvenç,
Almanya’nın en gözde otomobil tasarım okullarından biri olan
Pforzheim’de edindiği deneyimlerle geleceğin otomobillerini
tasarlamak üzere kolları sıvadı. Bugüne kadar aralarında 2004 Visa Kart Tasarım
Yarışması Türkiye ayağında birincilik, 2005 Mobilya Sanayicileri Derneği Tasarım
Yarışması kanepe kategorisinde birincilik, oturma grubunda üçüncülük, 2006 Geri
Dönüşüm Tasarımı Yarışması Türkiye Birinciliği ile 2008 Uluslararası Peugeot
Dizayn Yarışması Dünya Beşinciliği olmak üzere farklı alanlarda çeşitli ödüllere
layık görülen Güvenç, Peugeot yarışmasında tasarladığı otomobilin üç tekerlekli
ve “aslan görünümlü”, sıra dışı bir proje olduğunu kaydetti. Tasarımda en önemli
kriterin “objelere farklı açılardan bakmak” olduğunu anlatan Güvenç, “Gelecekte,
ülkeye hatta şehirlere özgün araba tasarımları ortaya çıkacak. Erzurum’da
kullanılacak arabayla Antalya’daki araba farklı olacak. Doğa koşullarının,
arabanın dizaynını belirleyeceğini düşünüyorum” diye konuştu. Geleceğin
arabalarında dikkat unsurunun sürücüye yüklenmeyeceğini, şoförün yalnızca
koordinasyona karar vereceğini söyleyerek kolay ve basite indirgenmiş, insan
ergonomisine daha fazla önem verilen ve çevre dostu arabalarla otomobil
sanayiinin bugünkü üretimden bir hayli uzaklaşacağını belirtti.
Türkiye’de dış görünüş önemli
Türkiye’deki tüketicinin otomobil seçiminde dış görünüşe öncelik verdiğine
dikkat çeken Güvenç, bununla birlikte tasarımda konforun da ön planda tutulması
gerektiğini belirtti. Türkiye’de endüstri alanında en önemli eksikliğin
“tasarım” olduğunu savunan Güvenç, amacının Almanya’da hedeflediği yüksek lisans
programını bitirip bir süre orada kendini geliştirmek olduğunu, Türkiye’nin
AB’ye girmesi halinde buraya geri döneceğini belirterek özetle şunları
söyledi:
“Türkiye’de patent mekanizması henüz yeterince gelişmiş olmadığı için tasarım
geri planda kalıyor. Diğer taraftan araştırma- geliştirme çalışmalarında da
tasarıma ayrılan bütçeyi yetersiz buluyorum. Türkiye’yi, tasarıma gereken önem
vermesi halinde gelecekte bu konuda adı geçen sayılı ülkeler arasında
görebiliriz.”
0 Yorum
Yorum Yap