16 – 22 Mart 2009 günlerinde,
İstanbul’da gerçekleştirilecek olan 5. Dünya Su
Forumu’nun ana teması “Su için Farklılıkların
Birleştirilmesi” olarak ilan edildi. Öyleyse foruma ev sahipliği
yapacak olan İstanbul’da, su için hangi farklılıklar nasıl birleştirilmiş,
öncelikle buna bakmakta yarar var.
Birleştirilmiş farklılık (!)- 1
İstanbul’da yoksulları ve zenginleri, kente içme ve kullanma suyu temin eden
ve edecek olan su toplama havzaları ile baraj göllerini besleyen yüzeysel su
kaynakları derelerin koruma alanlarının hoyratça yerleşime açılması
birleştirdi.
Havzaların kısa ve orta mesafeli koruma alanlarında, göl ve orman
manzaralı araziler üzerinde yükselen lüks sitelerde paralı
seçkinlerin, uzak mesafeli koruma alanlarında ise seçimden seçime
sadece oy deposu olarak görülen dar gelirli ve yoksulların yerleşmesine önce göz
yumuldu. Ardından ciddi çevre tahribatı, içme ve kullanma suyunun kirlenmesi
pahasına, muhtelif yönetmelik ve yönerge değişiklikleriyle “kaçak yapılar” yasal
duruma kavuşturuldu. Bu çerçevede aşağıdaki örneklere bakılabilir.
Zengin ve seçkinlerin yerleşimine göz yumulan
alanlar:
* Elmalı Barajı Su Toplama Havzası içinde kalan
Çekmeköy’deki baraj gölünü besleyen derenin mutlak koruma alanındaki
villalar,
* Ömerli Su Toplama Havzası içinde kalan “Ömerli
A.Ş.nin Seferusta Çiftlik Evleri”,
* Büyükçekmece Su
Toplama Havzası içindeki Alarko’nun Alkent’i,
* Terkos
Barajı Su Toplama Havzası’ndaki Durusu Park Evleri.
Yoksulların yerleşimine açılan alanlar:
* Elmalı Barajı’nın Dudullu’su,
*
Ömerli Barajı’nın Samandra, Yenidoğan, Paşaköy, Sultanbeyli,
Alemdağ’ı,
* Sazlıdere Barajı’nın Gaziosmanpaşa,
Arnavutköy, Taşoluk, Haraççı’sı,
* Alibey Barajı’nın
Göktürk, Boğazköy beldeleri.
Bu yörelerde konut yerleşimlerinin yanı sıra, başta özellikle havzalardaki
dere mutlak koruma alanlarında, baraj sularının kirlenmesi pahasına faaliyetine
izin verilen irili ufaklı sanayi tesisleri, taş ocakları, bu işyerlerinin
sahipleriyle işçilerini sadece çalışma alanlarında değil, aynı havzalarda ama
farklı semtlerde, yaşama alanlarında birleştirdi, semtdaş kıldı.
Birleştirilmiş farklılık (!)- 2
İstanbul’da şehir şebeke suyunu kullanan yoksul, dar gelirli, orta gelirli,
zengin tüm semtleri su sözleşmelerini yaparken aynı teminat bedelini öder,
tükettikleri suyun kullanım amacında farklılık gözetilmeksizin aynı birim fiyat
üzerinden ödeme yaparlar. İster çamaşır, bulaşık yıkanma gibi elzem
gereksinimler, ister bahçedeki özel yüzme havuzu, yeşil alan sulaması türünden
ayrıcalıklı sarfiyat olsun fark etmez.
Su bedelleri alınırken elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan bir içim su
insanlarla maddi gelirleri açısından onların eline su dökemeyenlerin, içtikleri
su ayrı gitmez gibidir.
İnsanların sosyal ve ekonomik farklılıkları su tahsilâtlarında
birleştirilir.
Birleştirilmiş farklılık (!)- 3
İstanbul halkının çoğunluğu musluktan akan suyu iç(e)mez. Yüksek ve orta
gelirliler son yıllarda mantar gibi türeyen firmalardan satın aldıkları pet
damacana suyu tüketirken dar gelirli ve yoksul kesim –genellikle içeriği
belirsiz- kaynak suyu rivayetiyle namı yürümüş civar çeşmelerden evine içme suyu
taşır bidonlarla.
Suya erişim bir temel insan hakkı olmasına karşın suyu piyasa
işleyişine tabi bir metaya dönüştüren kapitalist sistemin varlıklıların su
tüketimini yoksulların sırtından sübvanse ederken yoksulların suya erişimini
gitgide olanaksız hale getirdiği “su götürmez”.
5. Dünya Su Forumu’nun ev sahibi İstanbul’daki "su için birleştirilmiş
farklılık" örnekleri çoğaltılabilir kuşkusuz. Ancak küresel sermayenin su için
hangi “farklılıkları birleştirmek” istediğini iyi anlamak ve suyun
metalaştırılmasının önünü kesmek için kesintisiz mücadele elzem
görünüyor.
0 Yorum
Yorum Yap