Hazırlıkları iki yıl süren 5’inci Dünya Su
Forumu, 192 ülkeden yaklaşık 33 bin kişinin
katılımıyla, Türkiye’nin bugüne kadar ağırladığı ‘en
büyük forum’ oldu. Ancak sivil toplum örgütleri,
‘farklılıkların suda yakınlaşması’ sloganını kullanan
İstanbul’daki forumun, ‘farklıları değil benzerleri bir araya
getirdiği’ görüşünde...
Doğa Derneği’ne göre sivil toplum sürece dahil edilmedi ve
konuşulması gereken onca konu arasında forumda yalnızca ‘barajlar’ konuşuldu.
TEMA’nın gözlemine göre forum, susuzlukla yakından ilintili küresel
ısınmayı durdurmaktan çok, ‘Bunun finansal yükünü halkın sırtına nasıl
yükleriz?’ noktası üzerinde yoğunlaştı. Doğal Hayatı Koruma Vakfı
ise forumda ‘suyun doğru yönetimi konusunda’ çok az ilerleme
kaydedilmesi nedeniyle hayal kırıklığına uğradı.
İstanbullu’nun ruhu duymadı
İstanbul, 16-22 Mart arasında ‘Türkiye’de yapılan en büyük forumu’ ağırladı.
Ancak bunu İstanbullunun ‘ruhu bile duymadı’! Hem olumlu hem de
olumsuz anlamda:
Foruma 192 ülkeden 33 bin kişi katıldı. Etkinlikler Haliç’in iki yakasına
yayıldı. Ulaşımda deniz yolu da kullanıldı. Ve İstanbullu forum trafiğini
hissetmedi.
Ekinliklerse etkinlik alanlarına sıkıştı kaldı. Onları da sadece akredite
olanlar izleyebildi. İstanbullu forumda olan biteni sadece TV’de gördü.
Etkinlikler sokaklara taşamadı.
* Forumda 91 ülkeden 200 yerel yönetim temsilcisi bir araya geldi. 52 ülkeden
belediye başkanları, kentsel su kaynakları yönetimi konusunda ortak bir taahhüt
vermeye çağıran İstanbul Su Mutabakatı’na imza attı.
* 155 ülke ve 14 uluslararası kuruluş ‘Bakanlar Konferansı’nda Bakanlar
Deklarasyonu’nu açıkladılar. Devlet Başkanları Zirvesi’ne üç cumhurbaşkanı, üç
kraliyet ailesi mensubu, dört başbakanı katıldı. Bu, bu yıl beşincisi düzenlenen
su forumları açısından bir ilk oldu.
* Dünya Su Konseyi, 1996 yılında kuruldu. Konseyin su ve havzalarla ilgili
hükümet kuruluşları, vakıflar, sivil toplum örgütleri, mesleki ve bilimsel
topluluklardan 300’ü aşkın üyesi bulunuyor. Türkiye konseyde, 40 kadar üyeyle
var. Konsey kararları bağlayıcı değil.
Paran kadar su kullan
TEMA Danışmanı Doç. Dr. Sevim Budak: Forumda binlerce yayın
binlerce evrak havada uçuştu. Peki sonuçta ne oldu? Önemli toplantılar aynı anda
yapıldı. Çevirilerde sorun vardı. Kesinleşen nokta artık suyun bedava
olmayacağıydı. Tarım sektöründe de suyun artık bedava kullanılmayacağı konusunda
bir mutabakat vardı.
İklim değişikliğiyle mücadeleden hiç bahsedilmedi. İklim değişikliğine yol
açan ülkelerle, sanayiyle mücadele bir kenara bırakıldı, olacaklar karşısında
boynu eğik bir devletler yapısı vardı. ‘İklim değişikliği nasılsa gelecek, bunu
engellemek için hiçbir şey yapamayız, biz buna nasıl adapte oluruz, bunu nasıl
finanse ederiz ve yükünü halka nasıl yükleriz...’ Tüm kurgu bunun üzerinden
gelişti. Adaptasyonu öne çıkardılar ve bunun da parasını nerden çıkarabiliriz
derdine düştüler. Bunun fiyatlandırmayı da beraberinde getireceğini tahmin
ediyorum.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı Genel Müdürü Filiz Demirayak:
Dünya Su Forumu’nda iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkilerinin doğru
biçimde yer aldığını görmekten memnuniyet duyuyoruz ancak suyun doğru
yönetiminde değişim yaratmaya yönelik çok az ilerleme kaydedilmiş olması hayal
kırıklığı yarattı.
‘Sadece barajlardan konuştular’
Doğa Derneği Başkanı Güven Eken: Kamu kurumlarıyla özel
sektörün ağırlıklı olduğu bir toplantıydı. Hazırlık sürecinde işin içine girmek
isteyen çok büyük sivil toplum kuruluşları vardı ama sürece dahil edilmediler.
Forum bir süre sonra su sorunu, sanki yalnız baraj sorunuymuş haline dö-nüştü.
Forum, dünyada su krizinin önüne geçilmesi, suyun kurtarılması gibi çok büyük
bir iddiayla ortaya çıkmıştı. İçerik o kadar eksikti ki kamu vicdanı, organize
edenler, katılanlar tatmin olmadı. Önemli konuşmaları yapan konuşmacıların
başlıkları hep baraj üzerineydi. Su sıkıntısı çeken ülkeler ve oradaki insanlar
Su Forumu’nda yoktu! Farklılıklar değil, benzerlikler buluştu. Farklı düşünenler
farklı bir forum yaptı (Bilgi Üniversitesi’ndeki alternatif forum), benzer
düşünenler de bu forumu yaptı.
0 Yorum
Yorum Yap