Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, dün
sona eren 5. Dünya Su Forumu toplantılarında 3-4 kilo verdiğini
ama elde edilen sonuçların buna değdiğini söyledi. Forumdan önce sudan 'savaş
sebebi' olarak bahsedildiğini kaydeden Eroğlu, "Şimdi 'barış vesilesi' deniyor.
Bundan büyük mutluluk duyuyorum" dedi.
* Forumda en önemli hedefiniz neydi?
Bu toplantıya çok sayıda bakanın ve üst düzey kişinin katılarak en azından
suyun öneminin bütün dünyada vurgulanması, suyla ilgili yatırımların, bütün
insanlara yeterli suyun sağlanması benim için çok önemliydi. Şimdi yok ama
geçmişte İstanbul'da yaşayanlar bunun sıkıntısı çekmiş, su yokluğunun ne
olduğunu anlamıştı. Halen Afrika'da pek çok fakir ülkede, suya ulaşamayan
milyarlarca insan var. Yaklaşık 2.5 milyar kişi, sağlıklı suya ulaşamıyor.
* Bunlar için 'gönül rahatlığıyla çok önemli şeyler yaptık'
diyebiliyor musunuz?
Bence çok önemli şeyler yaptık. Bir defa suyun önemi vurgulandı. İlk defa
Afrika için fon oluşturulması gündeme getirildi. Ayrıca İslam Konferansı
Teşkilatı ülkelerinin birbiriyle yardımlaşması, zengin ülkelerin fakir ülkelere
destek vermesi, su yatırımları için en azından yapişlet- devret veya benzeri
birtakım finans yollarının açılması gibi konuları kararlaştırdık. Mesela Nijer'e
yaklaşık 260 milyon dolarlık yatırım yapılacak. Ayrıca Türk İşbirliği ve
Kalkınma İdaresi ile Devlet Su İşleri'nin işbirliğinde Afrika'ya yönelik bir
açılım var. Bu kapsamda son 6 ayda açılan kuyularla 100 bin kişiye su sağlandı.
Bunlar önemli adımlar. Dünyanın su elçisi olmaya çalışıyoruz.
* Sizi en çok ne mutlu etti?
Uluslararası alanda sudan bahsedildiğinde hep 'Su savaş sebebidir' gibi bir
söz söyleniyordu. Biz, en başta bu anlayışı değiştirdik. Artık 'Su barış
vesilesi, suyu barış gayesiyle kullanmak gerekir' şeklinde bir anlayış yerleşti.
Bundan büyük mutluluk duyuyorum.
* Su forumu sizi yordu mu?
in 286 basın mensubu katıldı. Her sorularını yanıtladım. 78'i 'bakan'
seviyesinde 17'si de 'bakan yardımcısı' seviyesinde olmak üzere 95 ülke
temsilcisi İstanbul'a geldi. Bunların büyük bölümüyle bire bir görüştüm. Mesela
bugün 12 ülke bakanıyla ikili görüşme yaptım. Forum boyunca gece 1-2'de yatıp
sabah 7'de toplantılara başladım. Her gün 16 saat bazen 18 saat mesai yapıyorum.
Bir de bunun forum öncesi 2 yıl süren hazırlık toplantıları var. Bir haftada 3-4
kilo verdim ama değdi. Zaten ben İSKİ Genel Müdürlüğü'mden beri bu tempoyla
çalıştığım için alışkınım. Aslında sadece benim değil, bütün çalışanların
emeğine değdi.
[Sayfa]
Böyle bir toplantı BM'de bile yapılamaz
Forumun Genel Sekreteri Prof. Oktay Tabasaran, "Bu derece
herkesin, her düşüncenin temsil edildiği toplantı Birleşmiş Milletler'de bile
yok" dedi.
* Gelinen nokta sizi tatmin etti mi?
Ana amacımız; suyla ilgili akla gelebilecek kim varsa herkesi bu platformda
biraraya getirmekti. Şunu mutlulukla söyleyebilirim ki; bu amaca ulaştık.
Örneğin; ilk kez su forumunda devlet başkanları toplantısı yapıldı. Bakanlar
toplantısı yapıldı. Üstelik de BM'deki 182 ülkenin 182'sinden de bakan, bakan
yardımcısı düzeyinde katılımcı geldi. Su forumunu protesto eden gruplara bile
'gelin toplantı düzeni içinde düşüncelerini anlatın' dedik. Geldiler. Biz hiç
karışmadık, tüm fikirlerini anlattılar. Şöyle söyleyim bu derece herkesin, her
düşüncenin temsil edildiği toplantı Birleşmiş Milletler de bile yok. Sonuçta
bizim kendilerini ifade etme olanağı sunduğumuz gruplar, BM'de benzeri bir
olanak bulamazlardı. Çünkü, BM'de sadece devletler temsil ediliyor. Tabii bu 'Su
Forumu, BM'nin yerine geçti' demek değil. Ama BM'ye karar verebilmesi için tüm
datayı, bilgiyi Su Forumu bir araya getirdi, diyebiliriz.
* Türkiye'nin kazancı ne oldu?
Dünyanın su konusunda sorunlu bölgelerinde ülkeleri bir masa etrafında
buluşturduk. Türkiye artık dünyada bir misyon yüklendi. O misyon, su konusunda
farklı düşünenler arasında bir köprü oluşturmak.
* Yani Türkiye su anlaşmazlıklarda arabulucu rolü üstlenebilir
mi?
Evet, büyük bir deneyim elde ettik. Bunu kullanmak Türk Dışişleri'nin işi
artık.
* Galiba sizi üzen yorumlar ve eleştriler de söz konusu?
'Bu toplantılarda BM yok' denildi. Bu doğru değil. BM'nin kararlarına temel
oluşturan 14 kurum, bu toplantıya katıldı. Bu eleştiriyi UNESCO Su Programı
Genel Sekreteri Andras Szöllösi Nagy de kabul etmedi.
0 Yorum
Yorum Yap