Yapı Sektörünün Haber Portalı

Şu Dokuma Dedikleri Hadise

Dokuma Fabrika alanı Kepez Belediyesi'ne devredildiğinde Antalya'da yaşayan her birey 'zafer kazandık' sevincine bürünmüştü. Ve sonra Dokuma'dan çıkacak devasa proje beklendi. Kepez'in makus talihi belki de bu proje ile değişecek söylevi klişe olarak hak ettiği yeri aldı.

Şu Dokuma Dedikleri Hadise
Dokuma Fabrika alanı Kepez Belediyesi'ne devredildiğinde Antalya'da yaşayan her birey 'zafer kazandık' sevincine bürünmüştü. Ve sonra Dokuma'dan çıkacak devasa proje beklendi. Kepez'in makus talihi belki de bu proje ile değişecek söylevi klişe olarak hak ettiği yeri aldı. Proje ortaya çıktığı ilk günlerde kimse ama hiç kimse projeyi konuşamadı. İçinde ne vardı? Kaç kişilik istihdam sağlıyordu? Kepez'i ne kadar değiştirecekti? Turizme katkısı ne olacaktı? Bunların yerine, bu alanın bir firmaya nasıl verildiği tartışıldı.

Anlayacağınız içerik ikinci plana atıldı, hatta içerik yok sayıldı şekil ön plana çıktı. Şekil şudur; Kepez Belediyesi elinde bulundurduğu önemli bir araziyi ihalesiz bir firmaya verdi. Şekil olarak söylediğimiz gerçekle çok ilişkili değildi. Çünkü verilen bölgeyi Kepez Belediye kurumsal kimliğinin dışında Dokuma Anonim Şirketi olarak vermişti. Dokuma Anonim Şirketin yasal sorumluluğu ile Kepez'in kurumsal kimliği arasında önemli farklar var.

Bu çerçevede Erdal Öner bütün bu gelişmeler yaşanırken doğru bir zemin bulamadı bu konuları anlatamadı. İl teşkilatı ile bu konuyu hiç paylaşmadı. Dar bir çerçevede hareket etti. Hal böyle olunca gizemli bir atmosfer oluştu. Bu gizemin efsanevi söylevleri başta meclis üyeleri olmak üzere halk arasında konuşulmaya başlandı. İl teşkilatı bilgi alamama karşılığı olarak basında dokuma ile ilgili keskin cümleler kullandı. Vicdan muhasebesi laflarını kullandı. Aslında bu ifadeler Hamza Taş'ın tarzına ve siyaset modeline uygun değildi. Çünkü Taş genel olarak parti içi meselelerinin parti içinde tartışılması gerektiğine inanan bir siyaset tipi benimsiyor. Bu açıklamalar ile Taş dokuma konusunu daha tartışılabilir noktaya getirdi. Muhalefet partileri AKP içinde bile bu konu vicdan tartışması yaratıyor ise 'bu konuda bir şeyler var' diyerek olayın iyice üstüne gitti.

Bu çerçevede Kepez Belediye Başkanı Erdal Öner'in konuya gösterdiği yaklaşım konunun uzamasına ve keskinleşmesine yol açtı. Yanlış zamanda yanlış refleksler ile durumu kotarmaya çalıştı. Meclis üyelerinin her birinin dokuma ile ilgili şahsi ve siyasi çıkarlar beklentisi ile hareket etmesi Dokuma gizeminin diri tutulmasına yol açtı. Öyle ise kurbanlar bulunmalı ve dokumaya kurban kesilmeliydi. Bu kurbanların isimleri Mesut Kocagöz ve Kadir Alkış olarak yerini aldı. Erdal Öner ve aurasında yer alan herkes esasında potansiyel kurban olabilirdi. Ancak tombaladan iki isim çıkmıştı. Bu ikisi gidecek tüm dertler bitecek. İlkel ve araştırmasız sadece aurayı hedef alan bu anlayış tutmadı.

Hamza Taş'ın vicdan muhasebesi söylevi kişisel olarak doğru olabilir ancak siyasi olarak farklı sonuçlara gitti denilebilir. O zaman aynı Taş Kepez'de iptal edilen tapular ile ilgili genel merkeze tavır alması ve bu konunun vicdani olmadığını belirtmesi gerekir. Erdal Öner ise sürdürülebilir bir kavga ile siyaset modeli benimsemesinin namağlup olarak bitmeyeceğini görmüştür. Taş'ın aleni siyaseti karşısında o da gizli gizil kulis yaparak Dokumada projesinde ki engel gördüğü Taş'a bitirmeye çalıştı. Her ikisinin tavırları genelde siyasi olarak doğru olarak algılanabilir. Ancak belirtmemiz gereken ilk hatayı yapanın Erdal Öner olduğudur. Arada yalpalayan ve kimliksiz bir siyaset izleyen bazı meclis üyeleri ise bu durumdan sonuç çıkarmaya kendilerini önemli kıldırmaya çalıştılar.

Adlıhan Dere'nin tavrı ise tam bir evlere şenlik görüntü çizdi. İyi niyetli yaklaştığı konularda bile hissi davrandı siyasetin inişli çıkışlı olduğunu algılayamadı. Sabırsız olmasının ceremesini çekti. Olayları toparladığımızda karşımıza çıkan sonuç önemli. Dokuma Projesi öyle yada böyle yapılacak. Kentli için kimin yaptığı önemli değil. Muhalefet için önemli, çünkü tamamlandığında Kepez'in prestijini değiştirecek. Muhalefetin bu materyal üzerinden siyaset yapma isteği doğru. Bende olsam dokuma üzerinden siyaset yaparım. Ancak iptal edilen tapular bana göre dokumanın önüne geçmiştir. Herkesin hata yaptığı bir ortamda eğer bir kurban ile bu iş bitecek ise bence o kurban belediyede çalışan temizlik işçilerinden biri olmalı çünkü Dokumada yeterince temizlik yapılmamış diyebiliriz.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.