Tyler Brule (40) Kanadalı bir gazeteci.
Yıllarca savaş muhabirliği yaptıktan sonra 1990’ların ortasında
Wallpaper dergisini kurdu. Bu dergi dünyanın en etkili stil ve
trend dergisi oldu. Bir süre sonra dergiyi sattı, Winkreative
adlı bir tasarım ve marka yönetim ajansı kurdu. Geçen şubatta gazetecilik damarı
yeniden tuttu ve uluslararası bir siyaset, ekonomi, tasarım ve sanat dergisi
olan Monocle
’u kurdu.
Kağıdı, boyutları, konuları veriş biçimi ve dünyanın en ücra köşesindeki
trendleri bile takip edebilmesi bakımından sıradışı bir dergi Monocle. Bir stil
ve trend uzmanı olarak tanınan Brule’yle krizden sonra lüks tüketim ne olur,
fahiş fiyatlarla satılan sanat eserlerinin ve tasarım ürünlerinin balonu patlar
mı, diye sorduk, anlattı.
Belki banker olmayı değil şarapçı olmayı
istiyorlardı
Global krizin ABD için uzun dönemde çok faydalı olacağını düşünüyorum. Mesela
Lehman Brothers ya da Goldman Sachs’te çalışan, acayip maaşlar alan biriydiniz.
Şimdi elinizde bir karton kutuyla açıkta kaldınız. Ne yapacaksınız? Bana göre
Wall Street’te ya da İstanbul’da finans şirketlerinde çalışan birçok insan
aslında yapmak istediği işi yapmıyor. Mimar olmayı ya da şarap üreten bir bağa
sahip olmayı tercih ederlerdi. Bunu söyleyen o kadar çok insanla karşılaştım ki.
Ayrıca işten çıkarılanların çoğu bugüne kadar çok iyi para kazandılar. Kriz
nedeniyle ortaya çıkan bu yeni tüccar sınıf küçük ölçekli şirketler kuracak.
Hizmet ya da perakende sektörüne girecek. Karı-koca ya da iki yakın arkadaş bir
araya gelip asıl yapmak istedikleri işi yapacaklar.
Sanat satın alanlar yeni zenginler
değil
Büyük miktardaki paraların girdiği cepler kesinlikle çok gençleşti. Mesela
genç Ruslar sanat ve tasarım pazarlarını etkileyebilecek finansal güce sahip.
ABD’nin batı kıyısında yaşayan IT zengini gençler, Batı Avrupa’dakiler de öyle.
Ama size önemli bir bilgi daha vereyim: Frieze sanat fuarı, Basel sanat fuarı
gibi dünyanın belli başlı fuarlarında bu sene sanat satın alan kesim hedge fon
yöneticileri ya da sözettiğim bu yeni zenginler değil, eski usulle para
kazananlarmış. Fuarların yöneticilerinin bana verdiği bilgi bu.
Bir gecede meşhur olan sanatçı balonu
patlayacak
Sanat piyasasında şu anda çok fazla para dönüyor. Tracey Emin, Damien Hirst
ya da Banksy’ye biçilen astronomik pahanın bir sorumlusu da medya. Yazıişleri
bir sanat haberi yapalım diye karar veriyor. Sonra da belirli üç kişinin
kapısını çalıyor. Doğru düzgün araştırma yapan yok. O zaman da bazı sanatçıların
fiyatları roket gibi yükseliyor. Fiyatı yükselen de sadece çağdaş sanatçılar,
eski ustalar değil. Ama bence fazla uzun sürmeyecek, bu balon patlayacak. İşte
size bir örnek: Geçen ay Londra’da Phillips de Pury’nin büyük bir hip-hop
mücevherleri sergisi açılacağı açıklandı. Fakat açılışa birkaç hafta kala
serginin Mart 2009’a ertelendiği söylendi. Sebep olarak "serginin göreceği büyük
rağbet için hazırlık yapmak" gösterildi. Elbette bu doğru değil. Krizden sonra
pazarın gerçekle yüzleşme zamanı geldi. Çünkü çok fazla ısıtılmıştı. Şimdi
pazarı yönetenler durup düşünecek. Bir gecede meşhur olan sanatçılar için
gelecek çok parlak değil. Tasarım için de aynı şey geçerli. Asıl soru hangi
tasarımcılar ve tasarım markaları bu krizden sağ salim çıkacak. Krizden sadece
en iyi olanlar çıkacak ve elbette onlar pahalı olacak.
Fransız marka alıyorsa ürün Fransa'da
yapılmış olmalı
Lüks tüketim pazarı dokunulmaz değil. Birçoğu kriz zamanı dökülecek. Kim
kalır söyleyeyim. Haute Couture biraz küçülebilir ama krizden çok etkilenmez.
Özellikle de Fransa’da üreten Fransız markalar, ya da İtalya’da üretim yapan
İtalyan markalar. Orta lüks dediğimiz bazı markalar ise bu krizden sağ çıkamaz.
Çünkü onlar sattıkları ürünlerin Fransız, İsveç ya da İtalyan olduğunu söylüyor
ama kutunun içindeki ürün kimbilir hangi ülkede üretildi? İki bin lirayı bir
fulara verecek müşteri bu fuların gerçekten markanın kendisi kadar orijinal
olmasını, tekstil fabrikasındaki işçilerin sömürülmediği, AB kanunlarıyla
korunduğu bir üretim sürecinden emin olmak istiyor. Yeni oluşacak tüccar sınıf
buna özellikle dikkat edecek.
0 Yorum
Yorum Yap