Çevrenin korunması konusunda 162 yıldır
teknolojiler üreten Siemens Ev Aletleri ve tüm dünyada yaptığı çalışmalarla
doğanın korunması konusunda öncü sivil toplum kuruluşu olan WWF-Türkiye,
Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından Eğirdir Gölü’nün korunması için "Yedi
Renkli Göle Yedi Renkli Hayat" projesini başlattı. Projeyle, su kaynakları hızla
azalan Türkiye’nin en büyük ikinci içme suyu rezervi yeniden hayata
dönecek.
Özellikle enerji kaynaklarının minimum kullanımı için çalışan ve
çalışmaları tüm beyaz eşya sektörüne örnek olan Siemens, küresel iklim
değişikliğinin etkilerini giderek artan oranda gösterdiği bu dönemde, bir yandan
dünyayı teknoloji kullanarak koruyor, bir yandan da çevrenin korunması konusunda
bilinç yaratıyor. Sadece ürünleriyle değil sponsorlukları ve sektördeki
platformlara verdiği destekle de pazarın gelişimine lider ve önder olarak
katkıda bulunan Siemens Ev Aletleri, WWF-Türkiye ile el ele vererek Türkiye’nin
en büyük ikinci içme suyu rezervi olan ve "yedi renkli göl" olarak da bilinen
Eğirdir Gölü’nün korunması için yeni bir çalışma başlattı.
Siemens ve WWF-Türkiye, "Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat"
projesiyle, yedi ana maddede Eğirdir Gölü’nün gelecek nesiller için de bir içme
suyu rezervi olarak kullanılmasının sağlanmasını amaçlıyor.
• Kirliliğin azaltılması
• Sürdürülebilir
balıkçılığın sağlanması
• Eko-turizmin geliştirilmesi
• Doğa
dostu tarımın yaygınlaştırılması
• Sorunların çözümünde yerel
ortaklık
• Suyu kullananlar ve yönetenler için
eğitimler
• Akılcı doğal kaynak kullanımı
Yitirilen değer Eğirdir Gölü
Siemens ve WWF-Türkiye’nin Eğirdir Gölü’nün korunması için
başlattığı işbirliği, bilinenin aksine su zengini olmayan, su kaynaklarını
kaybeden ve iklim değişikliğinin etkilerini yoğun şekilde yaşayacak Türkiye’de
sulak alanların korunması için atılmış önemli bir adım niteliğini taşıyor. Bazı
gün ve saatlerde değişik renklere büründüğü için halk arasında "yedi renkli göl"
olarak da bilinen Eğirdir Gölü, 487 kilometrekarelik alanı ve 4005 hektometreküp
hacmi ile Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü. Sarp kayalıklar, tepeler ve
dağlarla çevrili olan göl, aynı zamanda Türkiye’nin ikinci büyük içme suyu
rezervi. Biyolojik çeşitliliği ile Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri
olan göl, Doğal Sit Alanı, Önemli Kuş Alanı ve İçme-Kullanma Suyu Koruma Sahası.
Ancak bunca önemli değerine rağmen Eğirdir Gölü, kirlilik ve su seviyesindeki
düşüş nedeniyle sahip olduğu doğal zenginliği her geçen gün
kaybediyor.
Tarımsal, endüstriyel ve evsel atıklar gölün su kalitesinde
düşüşe ve ciddi boyutlarda kirliliğe neden oluyor. Özellikle tarımsal üretimde
kullanılan aşırı gübre nedeniyle gölde fosfor ve amonyak düzeylerinde artış
görülüyor, bazı kısımlarda su kalitesi ikinci sınıf su kalitesine düşüyor. Bu
durum, bölgenin başlıca geçim kaynakları olan tarım, balıkçılık ve turizmi
tehdit ediyor. Göl çevresindeki bazı fabrikaların atıklarını göle bırakması
nedeniyle ortaya çıkan kirlilik, Kovada Gölü’ne akan suda toplu balık ölümlerine
sebep oluyor. Aşırı avlanma, göldeki balık çeşitliliğinde azalmaya ve ekonomik
değeri olan su ürünlerinin hızlı tükenişine de neden oluyor. Bilinçsiz kullanım
ve tarımsal sulama nedeniyle gölün su seviyesi son 30 yıl içerisinde 2,5 metre
düşüş gösterdi. Bu düşüş, Türkiye’nin elma üretiminin yüzde 20’sini sağlayan
Eğirdir Havzası’nı olumsuz etkiliyor.
0 Yorum
Yorum Yap