Başkentteki altyapı yetersizliği artan yaz
sıcaklıklarıyla birleşince, kenti lağım kokusu sardı. Sivil toplum örgütleri, su
sorunu sonrası yaşanan "tasarruflu su kullanımı"nın, kentteki
kötü kokuyu artırdığını vurguluyor. Özellikle, Akay Kavşağı,
Eskişehir Yolu girişi, Kızılay Meydanı'na
çıkan hemen hemen tüm kavşaklar ve Ankara Çayı'nın geçtiği
yerler, lağım kokuyor. Ayrıca Eskişehir Yolu'ndan İstanbul Yolu'na kadar tüm
Anadolu Bulvarı'nda da koku katlanılamaz boyutlara ulaştı.
Yurttaşlar, eskiden bulvarın sadece bazı bölümlerinde koku varken, son
dönemde tüm Anadolu Bulvarı'nın yılın tamamında koktuğunu dile getiriyorlar.
Araçlarının penceresini açamadıklarını dile getiren yurttaşlar, Melih Gökçek
yönetimine tepki gösteriyorlar.
Eski İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ankara Şube Başkanı Fehmi
Toptaş, başketlilerin kanalizasyon kokularıyla yaşamaya alışması
gerektiğini söyledi. Toptaş, Ankara'da geçen yıl ağustos ayında yaşanan su
sorununun izlerinin sürdüğünü belirterek, "Yaşanılan su sıkıntısıyla bağlantılı
olarak su kullanımında tasarrufa gidilmesi nedeniyle, kanalizasyonlara yeterli
miktarda su verilmiyor. Bu durum da kanalizasyon borularında oluşan pisliğin
temizlenmesinde yeterli suyun kullanılmamasına neden oluyor. Kanalizasyonlarda
kirlilik oranı artıyor. Yani akan su, pisliği götürmüyor. Bu durum sıcak havayla
birleşince ortaya kötü kokular çıkıyor" dedi.
Kişi başına düşen su miktarının azalmasıyla, doğanın dengesinin bozulduğunu
dile getiren Toptaş, yerel yönetimlerin soruna bir an önce çözüm bulması
gerektiğini söyledi.
[Sayfa]
'Islah edilmeli'
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri
Heval Sarıtaş, kentin kokmasının nedenleriyle ilgili olarak
şunları söyledi:
"Ankara'da yaz aylarında kokunun artmasındaki nedenlerinden biri,
kanalizasyon dip çöküntülerinde bulunan mikroorganizmaların, sıcaklığın artması
ile birlikte üremeleri ve bunların biyolojik faaliyetlerinin hızlanmasına bağlı
olarak, 'anaerobik' ayrışmalar sonucunda oluşan bazı gazların meydana
gelmesidir. Diğer bir neden ise Ankara Çayı örneğinde olduğu gibi, bazı kirli
yüzeyli sularda, sıcaklığın etkisiyle biyolojik faaliyetlerin artmasıdır. Bu
kokuların oluşmasını engellemek amacıyla rögarlardaki ve ızgaralardaki periyodik
bakımların yapılması ve düzenli olarak temizlenmesi gerekir. Ayrıca açık bir
kanalizasyon durumuna gelmiş Ankara Çayı ve diğer derelerin de ıslah edilmesi
gerekir" dedi.
Altyapı, artan kent kapasitesini karşılayamıyor
Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Yazmanı Çiğdem
Ünal , kötü kokuların başkentteki altyapı çalışmalarının yetersiz
olması nedeniyle ortaya çıktığını vurguladı. Altyapı çalışmalarının üstyapı
çalışmalarıyla bir bütün oluşturması gerektiğini belirten Ünal, "Giderek artış
gösteren alışveriş merkezi ve diğer tesisler gibi yapılar, altyapı çalışmalarını
yetersiz kılıyor. Yetersiz altyapı, artan kent kapasitesini karşılayamıyor.
Sonuçta altyapı sorunları ortaya çıkıyor" dedi.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Çağatay Güler, oluşan kokuların estetik bir
rahatsızlığa neden olduğunu söyledi. İnsan burnunun 20 saniyede bulunduğu
ortamdaki kokuya alıştığını belirten Güler, "Açıklar nedeniyle oluşan ve
buharlaşarak çevreye yayılan kokular, hoş bir durum oluşturmuyor. Ortaya çıkan
koku rahatsızlığı, stres üzerinde de olumsuz bir etki yaratıyor" diye konuştu.
0 Yorum
Yorum Yap