Yapı Sektörünün Haber Portalı

Selimiye Camisi’nin Hâlâ Ziyarete Açılamaması Tepki Topluyor

Uzmanlar, Edirne Selimiye Camisi’nin ana kubbesine ilişkin restorasyon tartışmalarının bilimsel ve hukuki olarak sona erdiğini belirterek iskelelerin sökülmesini ve yapının ziyarete açılmasını talep ediyor.

Selimiye Camisi’nin Hâlâ Ziyarete Açılamaması Tepki Topluyor

Mimar Sinan’ın “ustalık eseri” Edirne Selimiye Camisi, gerek Mimar Sinan’ın, gerek Osmanlı mimarisinin en önemli eserleri arasında sayılıyor. Uzmanlar, tartışmalara neden olan restorasyon süreci için “Bitmeli ve iskeleler sökülerek ziyarete açılmalı” diyor.

Cumhuriyet’ten Öznur Oğraş Çolak’ın haberine göre; Selimiye restorasyonunun bilim kurulunda olan ama sonra haklı gerekçelerle istifa eden Prof. Dr. Zepnep Ahunbay, yaptığı açıklamada, “Mahkeme kararı kesinleşmiş ve hukuki sonuç oluşmuş ise ne bekleniyor? Selimiye Camisi bir an önce açılıp ziyarete uygun hale getirilmeli. Mimar Sinan’ın baş yapıtı ve Edirne’nin kent tacı olan bu yapı evrensel bir değer, her zaman açık olmalı.” diyor.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı arkeolog Nezih Başgelen ise Selimiye Danışma Kurulu üyeleri dahil kimsenin içeri alınmadığının, pek çok koruma uzmanının ve Edirne’deki ilgili üniversite hocalarının dahi kapıdan çevrildiğinin altını çiziyor. Başgelen, “Şantiye süreci cami içinde yapılanlar konusunda her kesimde kaygı duyulmasına yol açtı. Gelinen bu aşamada yetkililerden aklıselim bir gelişme olarak kubbeye yönelik bu iskelenin sökülmesi ve Selimiye’nin her yönüyle tekrar ziyarete açılmasını bekliyoruz” diyor.

“Selimiye’nin korunması, hem ulusal hem de uluslararası bir sorumluluktur” diyen Başgelen, “Bu açıdan bugüne kadar Edirne Selimiye Camisinin ana kubbesi ile ilgili her kesimden vatandaşlarımızın gösterdiği hassasiyet ve ortak tepki pek çok açıdan önemli. Özellikle Edirne Selimiye kubbesinden sonra Ayasofya içine tonajlı iş makinelerinin sokulmasına karşı duyulan ve dalga dalga artan infial, kültürel miras konularının ortak paydamız haline gelmesini göstermesi açısından çok olumlu bir gelişme. Bu şaheserlerimiz için zorunlu bir onarım gerekiyorsa elbette bu önemlidir. Ancak buna yönelik her türlü müdahalenin en üst düzey bilimsel hassasiyetle yürütülmesi gereği göz ardı edilmemeli.” şeklinde konuşuyor.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.