- yapi.com.tr
- 26.01.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
‘Santral Külü Çimento İçin Sakıncalı’
‘Santral külü çimento için sakıncalı’
Yatağan Termik Santrali’nin küllerinden çimento üretimi yapan bir firmaya yapılan operasyon, santral küllerinin çevreye verdiği zararı bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, açık alanda yapılan depolamanın çevreye zarar verebileceğini belirtiyor.
Yatağan Termik Santralı içinde faaliyet gösteren Hat Çimento’ya yapılan jandarma operasyonunun ayrıntıları belli oldu. Hat Çimento’nun 15 trilyonluk yolsuzluk, kaçak elektrik kullanma, kantar ücretini ödememe, külü çok ucuza alma ve usulsüz teşvik alma gibi iddialar yüzünden denetim altına alındığı ortaya çıktı.
Operasyon, termik santralı küllerinin çevreye verdiği zararı tekrar gündeme getirdi. Muğla Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Balcı, santral küllerinin belli standartlar yerine getirildiğinde çimento yapımında kullanıldığını, ancak açık alanda ve geçirgen zeminde depolama yapmanın çevre ve yer altı su kaynakları açısından çok büyük riskler içerdiğini söyledi. Balcı, “Önce külü tanımamız lazım. Kömürün yüksek sıcaklıkta yanması sonucu meydana gelen kalıntılardır. Bu kalıntılarda Silisyum ve Alüminyumun yanında yoğunlaşmış oranda kanserojen etki yapan ağır metaller vardır. Bir trmik santralından külün çıkması normal. Asıl sorun külün depolanması konusu. Bunun depolanma koşullarının iyi belirlenmesi lazım” dedi.
Balcı: Santral külleri çok tehlikeli
Yatağan Termik Santralı küllerinin depolama alanlarında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Balcı, “Yaptığımız çalışmalar sonucu elde edilen veriler küllerin içindeki zararlı metallerin çevresel ortamlara yani atmosfere ve yeraltı sularına karıştığını doğruluyor. Bu konuda en büyük faktör yağmur suları. Külde bulunan metaller içinde en kolay çözülen metal krom. Krom, kanserojen içeren bir metal. Buda en büyük sorun. Bu metalin yağmur sularıyla çözülerek yeraltı su kaynaklarına doğru süzülmesi en büyük tehlike. Küllerin suyla teması çözünmeyi kolaylaştırıyor ve hızlandırıyor. Daha önce İskenderun Körfezi’de batan Ulla gemisinde de trmik sntralı atık külleri vardı. Batması sonucu küllerin deniz suyuyla çözülmesi riski var. Santral külleri baş belasıdır. Herkes santral küllerini başından atmak ister” dedi.
‘Denetim yapılmalı’
Birçok gelişmiş ülkelerde termik santrali küllerinin inşaat sektöründe kullanıldığını belirten Balcı, “Termik santrali külleri inşaat sektöründe katkı maddesi olarak kullanılmakta. Ancak burada çok dikkat edilmesi gereken bir husus var. Külün kullanıldığı bu ürünün yani çimentonun canlılarla doğrudan temasın sağlanmaması lazım. Bu konuda çok dikkat edilmeli. Özellikle baraj ve su depolarında kullanılması büyük tehlike oluşturur. Çünkü suyla sürekli temas halinde olan ürünün suya karışması söz konusudur. Çimento üretiminin belli bir standardı vardır. Santral külleri belirlenen standart ölçülerde ve belli oranlarda kullanılması, denetim yapılması gereklidir” diye konuştu.
Hat Çimento: İddialar asılsız
Hat Çimento sahibi Hayati Öztürk, ortaya atılan iddiaları yalanlayarak tüm evrakların incelendikten sonra kendilerine iade edildiğini söyledi. Öztürk, “Özelleştirme İdaresi’nden gelen bir müfettişin inceleme yapma isteği üzerine olay gerçekleştirilmiş. Elektrikler incelenmiş, küller incelenmiş, kantara giriş çıkışlar incelenmiş, tüm irsaliye ve evraklar incelenmiş. İnceleme sonunda herhangi bir gözaltı olmadı, bize ait evrak alınmadı” dedi.
Türkiye’deki 16 termik santralin dokuzunda santral küllerinden çimento üretimi yapıldığını belirten Hayati Öztürk, “Yatağan Termik Santrali’nde günde 3 bin ton kül çıkıyor. Biz bunun bin tonunu alıyoruz. ‘Uçucu Kül Seferasyon’ tesisi vasıtasıyla çimento katkı maddesi üretimi yapılıyor. Uçucu külün betonda yada çimentoda kullanılması takdirde betonun dayanıklık gücü artıyor. Bu nedenle dünyanın her tarafında betonda ve çimento yapımında uçucu kül kullanılır” dedi.
Öztürk: Tesisimiz çevre dostu
Yatağan Termik Santralında 2 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirten Hayati Öztürk, “Bizim tesisimiz son derece çevre dostu. Biz külleri endüstriye kazandırmasaydık bu küller açık alana yani doğaya atılacaktı. Bu durumda bir çevre katliamı yaratacaktı. Biz komple standartlara uygun üretim yapıyoruz. Külü çok ucuza aldığımız iddia ediliyor. Külün tonunu 2 YTL den alıyoruz. Günde 3 bin ton kül çıkıyor biz bunun bin tonunu alıp işleyebiliyoruz. Bin tonu açık alana gidiyor. Keşke hepsini alabilsek. Santral içinde kaçak elektrik kullandığımız iddia ediliyor. Nasıl kaçak elektrik kullanabiliriz ki. Tüm sayaçlar ve tüm bağlantılar ortada. Usulsüz teşvik aldığımız iddi ediliyor. Tüm firmalara tanınan teşvikin aynısı bize tanınmıştır. Kantara para ödemediğimiz iddiası var. Ben külü alıyorum, malı satın alıyorum. Ticarette kantar ücretini müşteri ödemez. Bunlar sözleşmede var. Avrupa’da bu tür uçucu külleri alıp işleyerek çimento yapımı gerçekleştiren firmalara devlet 6 dolar teşvik veriyor. Bizde ise destek yerine köstek olunuyor. 15 trilyonluk yolsuzluk yaptığımız iddia ediliyor. Külün tamamını alıp işlesek bile böyle bir durum söz konusu olamaz. Külü 2 YTL’den alıyoruz. Yapılan işlemlerin ardından 5-6 YTL’ye satıyoruz. Tonunda 1 YTL bile kar edemezken 15 trilyonluk yolsuzluk nasıl oluyor” diye konuştu.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap