- yapi.com.tr
- 14.05.2007
- GÜNDEM
- 2 okunma
Sanat Müzeleri İçin Zirve Toplantısı
'2010: Avrupa Kültür Başkenti İstanbul' başlıklı atölye dizilerinin ikincisi olan 'İstanbul'da Müzecilik ve Koleksiyon Gelişimi' konulu toplantı, önceki gün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Oditoryumu'nda gerçekleştirildi.
Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği Türkiye Şubesi (AICA Türkiye) ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (İfea) işbirliğiyle düzenlenen '2010: Avrupa Kültür Başkenti İstanbul' başlıklı atölye dizilerinin ikincisi olan 'İstanbul'da Müzecilik ve Koleksiyon Gelişimi' konulu toplantı, önceki gün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Oditoryumu'nda gerçekleştirildi.
AICA Türkiye Başkanı Beral Madra, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Pierre Chuvin, Enstitü Bilimsel Sekreteri Alexandre Toumarkine ve AICA Türkiye üyesi Burcu Pelvanoğlu tarafından yapılan açılış konuşmalarının ardından önce 'İstanbul Resim Heykel Müzesi ve Koleksiyon Sorunu' tartışıldı.
Prof. Ferit Özşen, müdürü olduğu İstanbul Resim Heykel Müzesi'nin günümüz koşullarına yanıt veremediğini dile getirdi. Özşen'e göre, müzenin en temel sıkıntısı bir üniversiteye bağlı olması ve üniversitenin hem müzenin hem de kamuoyunun yükünü omzunda taşıyor olmasıydı. Yetersiz kaynaklara rağmen izleyiciyi müzeye çekmek için sergilenen eser sayısını iki katına çıkardıklarını, yakında restorasyona başlayacaklarını anlatan Özşen, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından 'bir okul müzesi' olarak görüldüğü için müze bütçesinin yetersiz tutulmasını da eleştirdi ve bu sorunu aşmanın müze koleksiyonuna yeni yapıtlar da kazandırma olanağı doğurabileceğini vurguladı.
Prof. Özşen'in üzerinde durduğu bir diğer nokta ise, Anadolu'nun çeşitli kentlerinde bulunan ve artık işlerliği kalmamış olan Devlet Güzel Sanatlar Galerileri'ne gönderilen yapıtların 'izini sürmenin zorunluluğu' oldu.
1980'lerde müze müdür yardımcılığı görevinde bulunan Prof. Tomur Atagök konuşmasında Resim Heykel Müzesi için yeni yer arama girişimlerinin tarihçesini çıkardı. Atagök'ün dile getirdiği önemli eleştiri de 2000'li yıllarda açılmaya başlanan müzelerin koleksiyon politikasından yoksun olmalarıydı.
Atölyenin '2010'a Doğru İstanbul: Özel Müzeler ve Stratejileri' konulu ikinci oturumuna Haşim Nur Gürel (Eczacıbaşı Sanalmüze), Can Elgiz (Proje4L), Nazan Ölçer (Sabancı Müzesi), David Elliott (İstanbul Modern) ve Özalp Birol'un (Pera Müzesi) katıldı. Oturuma katılan müze yöneticileri öncelikle vizyonlarını açıkladılar. Haşim Nur Gürel'in sanal ortamdaki egzersizlerin bir anlamda gerçek projelere zemin oluşturabileceğini ya da gerçekte uygulanması imkânsız olan projelere sanal ortamda yer verilebileceğini etraflıca açıklayan konuşmasını, 2001-2004 arasında genç sanatçılara destek olma amacıyla Proje4L'yi oluşturduklarını ve 2005 yılında da koleksiyoncu kökenlerine dönüş yaptıklarını açıklayan Can Elgiz'in konuşması izledi. Nazan Ölçer, David Elliott ve Özalp Birol'un yöneticileri oldukları müzelerin genel profillerini ortaya koymalarının ardından özel müzelerin devlet ya da yerel yönetimle olan ilişkileri tartışıldı.
Müzeler 2010'a hazırlanıyor
Özalp Birol, Sabancı ailesi, Eczacıbaşı ailesi ya da Kıraç ailesi gibi kurucularının adıyla pek çok kapıyı açan müzelerin bu avantajlarına karşın, sıkıntıları da olduğunu anlattı. Birol, özel müzelerin şu anki en büyük sorununun, kurucularının kendi müzelerine kendi koleksiyonlarını bağışlama konusunda çektikleri sıkıntılar olduğunu anlattı. Oturum başkanı Beral Madra'nın 'müzeler arasında bir rekabetin olup olmadığı' sorusuna ise ittifakla tüm müzelerin farklı kulvarlarda yarışması nedeniyle rekabetin söz konusu olmadığı yanıtı geldi.
Müzelerin 2010 vizyonları konuşulurken Nazan Ölçer 2010'u Osmanlı ve Bizans dönemine ilişkin iki büyük sergiyle karşılayacaklarını, David Elliott Türkiye'deki sanat tarihine odaklanan bir sergi hazırladıklarını belirtti.
Burcu Pelvanoğlu, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Ü. Sanat Tarihi Bölümü Araştırma Görevlisi
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap