Proje ve İnşaat Yönetimi alanında faaliyet gösteren kuruluşların
temsilcileri ve konunun uzmanları, 9 Şubat 2011 Çarşamba günü PRO^GE’nin ev
sahipliğinde Grand Hyatt Oteli’nde düzenlenen toplantıda bir araya geldiler.
PRO^GE Başkanı Hasan Barutçu ile Başkan Yardımcısı
Selçuk Alten’in moderatörlüğünde gerçekleşen yuvarlak masa
toplantısında, Türkiye’de yürütülen inşai faaliyetlerde, proje yönetiminden
faydalananların sayısını artırmak için sektör içinde güçbirliğine gidilmesinin
önemi vurgulandı. Yurt dışında sivil inisiyatif ile gelişen proje yönetimi
hizmetinin, bağımsız bir meslek alanı olduğunun kabul ettirilmesi ve ülkemizde
daha aktif hale gelebilmesi için ortak bir yol haritası çizilmesinin gerekliliği
belirtildi.

Selçuk Alten, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında; proje
yönetimi hizmeti veren kuruluşların bir araya gelerek bilgilerini paylaşmaları
fikrinin ilk olarak Süha Özkan tarafından ortaya atıldığını
belirterek, “Özkan bize, meslektaşlarımızla ve piyasayla olan ilişkimizi
güçlendirmemiz gerektiği konusunda yönlendirmede bulundu. Bu akşamki toplantı
için öncelikle kendisine teşekkür ediyorum” dedi.
Proje yönetimi konusunda aktif firmalar ve kurdukları dernekler vasıtasıyla
alana katkıda bulunan uzmanlar ile bir arada olmak istediklerini söyleyen Alten,
katlımıcılara, PRO^Ge’nin üyeleri arasında bulunduğu İsviçre merkezli
ICPMA (International Construction Project Management Association/
Uluslararası İnşaat Projeleri Yönetimi Birliği) hakkında bilgi verdi.
Proje yönetimi konusunda yapılan uluslararası araştırmaları ve yeni
teknolojileri izlemek adına Birlik’ten yeterince faydalandıklarını ifade eden
Alten, Yönetim Kurulu üyeliğini yürüttüğü ICPMA’ya kaydolma koşullarını aktardı.
Geçtiğimiz yıl, Avrupa Kültür Başkenti olması nedeniyle Birlik’in yıllık
toplantısının İstanbul'da yapıldığını söyleyen Selçuk Alten, Türkiyeli
uzmanlar tarafından yapılan nitelikli sunumların, ülkemizdeki proje yönetimi
çevresine önemli bir prim sağladığına vurgu yaptı. Türkiye'de proje yönetimi
alanında yaşanan sorunlara çözüm aramak adına, mesleki sorunların yoğun olarak
tartışıldığı ICPMA’ya katılmanın avantaj sağlayacağının altını çizdi.
Açılış konuşmasının ardından serbest bir tartışma ortamında devam eden
toplantıda proje yönetimi sektöründe yaşanan sorunlar masaya yatırıldı.

Toplantıda öne çıkan öneriler şunlar oldu:
• Proje yönetimi hizmetinin meslek olarak benimsenmesi için, gerçek
içeriğinin tariflenmesi ve belli bir standardın sağlanması şart. Müteahhitlerin
proje yönetiminin gerekliliğini anlamaları için kamuya sağlanacak fayda doğru
aktarılmalı.
• Özel sektör – üniversite işbirliği çok önemli. Veri paylaşımı olmadan
proje yönetiminden bahsetmek mümkün değil. Müteahhitlik sektörünün Excel
sayfalarının ötesine geçmesi gerekiyor.
• Şirketler arası bilgi paylaşımı da sektörün gelişiminde büyük role
sahip. Rekabet içinde birlik sağlanması, proje yönetimi hizmetinin bir standarda
kavuşmasını ve daha kolay pazarlanmasını sağlayacaktır.
Serdar Bey'e katılıyorum. türkiyede herkes doğuştan inşaatçı doğuştan mühendis. proje yönetimi kavramı halen tam olarak anlaşılmış değil. proje yönetim firmalarına baktığımızda ise enerjisini kaybetmiş ihtiyar amcalar ve yeni mezun mühendisleri görüyoruz. burada da yine maliyet kaygıları ön plana çıkıyor. proje yönetiminin önemi gerekliliği daha çok vurgulanmalı ve halkı bilinçlendirici faaliyetlerde bulunulmalıdır.
Proje Yönetimi (PY) anlamı ve işlevi iyice irdelenmeli. Böyle bir toplantı düzenlenip işin özü ıskalanıyorsa yapacak çok şey var demektir. Öncelikle PY bir meslek dalı değil ki. Ancak mühendislik disiplini içinde önem verilmesi gereken bir uygulama şekli. Baştan tanımı farklı yaparsanız amorf bir görüntü ortaya çıkıyor. Asıl olan bu dalın özellikle "bağımsız müşavirler" tarafından uygulanageldiği gerçeğini unutmadan daha fazla projede kullanılmasını temin etmektir. Artık mühendislik ve danışmanlık hizmetlerinin aynı bütünlük içinde ele alınması fakat her projede mutlaka uygulama olanağı bulması önemlidir. Bugün yapılan hiç bir büyük ve orta ölçekli projede bağımsız danışman kullanılmamaktadır. İnşaat firmaları bu hizmeti artı maliyet olarak görmemelidir. Elde edilen geri kazanım önemlidir.
Ne yazık ki son 20-30 yıldır herkesin herşeyi bildiği garip bir bilgisizlik içinde debeleniyoruz. Uzmanlık diye bir kavram ortadan kalkmış durumda. Güç sahibi olan herşeyi bilir gibi bir garabet her yere nüfus ediyor. Bunu değiştirmek için önce bilgi, teknik, deneyim ve uzmanlığa önem vermek gerekli. Özellikle kamu projelerinde bu özellikler öne çıkmalı.
Proje yönetiminin belli kıstasları var, bunu yokmuş gibi kabul ederek sanki yeni bir icat gibi ele almak da ne kadar doğru? İşin özü teknik mesleklere, mimarlık, mühendislik, danışmanlığa saygı ve güvenden geçiyor.