- yapi.com.tr
- 17.10.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
Özgürlük Anıtı Sarayburnu'nda!
Tahsin Yücel, 'Gökdelen' adlı yeni romanında 2073 yılındaki İstanbul'a dair bir fantezi anlatıyor. Gökdelenlerin şehri yuttuğu fakirlerin mağaralara sürüldüğü geleceğin İstanbul'u hiç iç açıcı değil.
2073 yılında İstanbul'da bir gezintiye çıkarsak... İlk dikkat çeken kuşkusuz New York'taki Özgürlük Anıtı'nın yaklaşık üç kat daha büyüğünün Sarayburnu açıklarını süslemesi. Gökdelenlerle dolu sekiz milyonluk şehirde artık kimsenin ayağı yere basmıyor. Boğaz kıyısında son üç ay içinde sadece 143 kişi gezintiye çıktı... Tüm bunlar nasıl mı oldu pekiyi? Aslında tüm bunların sorumlusu müteahhit Temel Diker. İstanbul'u New York'a benzeyen ama ondan daha güzel, daha modern, yalnız gökdelenlerden oluşan bir şehir yapmak istedi Diker. Ancak önünde her şeyden önce yasal engeller vardı. Ve o da Türkiye'nin en ünlü avukatlarından birini tuttu. Can Tezcan. Ünlü ve becerikli avukatın yapması gereken Diker'in önündeki yasal engelleri kaldırmaktı. Bunun için de 'harika' bir fikri vardı: Yargının özelleşmesini sağlamak...Tüm bunlar Türk edebiyatının duayenlerinden Tahsin Yücel'in yeni kitabı 'Gökdelen'de anlatılıyor.
Roman 2073 yılının 17 Şubat günü başlıyor. Ve usta yazar hemen bundan 67 yıl sonrasının İstanbul'unu anlatmaya koyuluyor. İstanbul fiziksel olarak yukarıda betimlediğimiz gibi. Şehir gökdelenlere hapsolmuş. Kedileri belediye mikrop saçıyor diye yok etmiş. Yargı özelleştiği için bireysel kararlara esir olmuş. Zenginler dışındaki herkes korkunç bir yoksulluk içinde. Hepsi dağlara çekilmiş.
Üç kahramanı var Yücel'in kitapta. Biri daha önce de adı geçen, neredeyse bu durumun en önde gelen müsebbibi Karadenizli müteahhit Diker, diğeri zengin kesimden ünlü avukat, eski solcu Tezcan. Üçüncüsü ise Cihangir semtinde kalmış bahçeli tek evin sahibi Hikmet Bey. Yücel kitabında bu üç kişi arasında gelişen iktidar ilişkileri ve hesaplaşmaları anlatırken adalet sistemindeki çarpıklıkları da su yüzüne çıkarıyor.
Türk edebiyatının 'ironi' ustası Tahsin Yücel'in bu kitabı da diğerleri gibi günümüze yönelik bir taşlama. İstanbul'un geleceğinden söz ederken günümüzde süren acımasız yok etme savaşının altını çiziyor. Yitirilen doğayı, bozulan insan ilişkilerini ve tüm bu kayıpların çok yakın bir zamanda bizi nerelere sürükleyeceğini tartışmaya açıyor.
Farklı bir tanıtım
'Yalan', 'Peygamberin Son Beş Günü', 'Vatandaş', 'Kumru ile Kumru' gibi romanları, 'Yapısalcılık', 'Göstergeler', 'Yazın Gene Yazın' gibi deneme kitaplarıyla tanıdığımız, Türk edebiyatının büyük ustası Tahsin Yücel'in 'Gökdelen' kitabını Can Yayınları da ilginç bir şekilde tanıttı. Kitabın içinde barındırdığı konulara uygun olarak 'Küre' adlı bir gazete hazırladı. Radikal'le birlikte önceki gün verilen dört sayfalık gazetenin manşeti Yücel'in kahramanı Diker'in amacına ulaştığını yazıyor: "Özgürlük Anıtı Sarayburnu'na dikildi". 17 Kasım 2073 tarihli gazetenin sürmanşetinde ise "Yargı özelleştirildi" haberi yer alıyor. İç sayfalarda da Yücel'in kitabının gündemindeki haberler var. Ama neredeyse hepsinin altında aynı not var: "Devamı Tahsin Yücel'in yeni romanı 'Gökdelen'de..."
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap