TMMOB Mimarlar Odası
Genel Merkezi, uzun zamandır ulusal basının da önemli tartışma
başlıklarından biri olan Tepebaşı Kültür Merkezi ile ilgili
yazılı bir açıklama yaparak yabancı mimarların Türkiye'de çalışma koşullarının
yasal durumu ve proje elde etme sürecindeki belirsizliklere dikkat çekti.
Açıklamada, Frank Gehry'nin projesinin İstanbul'a ve Türkiye
mimarlığına neler katacağının tartışılmasının önemine işaret ediliyor; ancak
Frank Gehry’nin ve yabancı mimarların Türkiye’de çalışma koşullarının mevzuat
açısından incelenmesinin ve sorgulamasınının önemine dikkat çekiliyor. Oda, İBB
Başkanı Kadir Topbaş'ın açıklamalarından yola çıkarak imzacılık
olgusunun bir başka boyutta gerçekleşmesi olasılığından duyduğu endişeyi dile
getiriyor.
Açıklama şöyle:
"Mimar Frank Gehry’nin basında yer alan ve değişik ortamlarda sunulan
projesinin çok yönlü olarak tartışılması, bu projenin kentimize, mimarlığımıza
ne gibi bir değer katacağının irdelenmesi şüphesiz ki ayrıca yapılacaktır ve
yapılmalıdır. Mimarlar Odası olarak bu tartışmaların yapılmasını yararlı
buluyoruz, ancak öncelikle Frank Gehry’nin ve yabancı mimarların Türkiye’de
çalışma koşullarının mevzuat açısından incelenmesi ve sorgulamasını
önemsiyoruz.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın 07.07.2008 tarihinde
basına yansıyan açıklamalarında, İstanbul Tepebaşı’nda yer alan TRT
Stüdyolarının bulunduğu toplam 14 bin metrekarelik alanda, 200 milyon USD’lik
bir yatırımla, dram tiyatrosu ile 1850 kişilik konser salonu ve 4 bin araç
kapasiteli otoparkın da bulunacağı bir kültür merkezinin hayata geçirileceği
belirtilmektedir. Kadir Topbaş, Kültür merkezi projesi için herkese açık ihale
yapacaklarını, ancak ihale şartnamesine dram tiyatrosu ve konser salonunun
yapımı ile mimar Frank Gehry’nin çizdiği projeye uyulması şartını koyacaklarını
ve konuyla ilgili çalışmaların en kısa sürede başlayacağını da ifade
etmektedir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın basına yapmış olduğu
açıklamalar ve basında yer alan haberler değerlendirildiğinde Mimarlar Odası,
yıllardır mücadele ettiği imzacılık olgusunun bir başka boyutta gerçekleşmesi
olasılığından duyduğu kaygıyla aşağıda belirtilen hususlara dikkat çekilmesi
gereğini duymaktadır.
Öncelikle belirtmek isteriz ki Mimarlar Odası Frank Gehry ya da herhangi bir
yabancı mimarın Türkiye’de mimarlık hizmeti üretmesine karşı değildir. Tam
aksine farklı kültürlerin temsilcilerinin yaratacağı özgün mimarlık eserlerinin,
binlerce yıllık tarihiyle, insanlık tarihine kazandırdığı kültürel, sanatsal ve
estetik değerlerle Anadolu uygarlıklarının geçmişini barındıran İstanbul’un bu
anlamdaki birikimine katkı sunacağına inanmaktadır.
[Sayfa]
Ancak bu noktada bazı hususlara dikkat çekilmesi gerekmektedir. Mimarlar
Odası, herhangi bir yabancı mimarın, Türkiye’de mimarlık hizmeti verirken;
Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından; “… yabancı ve yerel mimarlar
arasında kurulacak anlamlı ortaklıkların desteklenmeleri ve ülkelerindeki
mimarlık kalitesini geliştirecek uluslararası standartların oluşturulması…”
yönündeki önerisinin dikkate alınması gerektiğine ve hizmet sunumunda
oluşabilecek haksız rekabetin önüne geçilmesi için gerekli duyarlığın
gösterilmesinin, bu ilişkinin karşılıklı olmasının öneminin altının çizilmesine
inanmaktadır.
Tüm bunlardan ayrı olarak herhangi bir yabancı mimar Türkiye’de tek başına da
hizmet sunabilir.
Ancak bu durumda söz konusu mimar, 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık
Hakkında Kanun ile 2547 Sayılı YÖK Kanunu uyarınca denkliğini teyit ettirmeli,
Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan çalışma iznini almalı ve 6235 sayılı
Kanun, TMMOB Ana Yönetmeliği ve TMMOB Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği hükümleri
uyarınca “geçici üye” statüsünde Mimarlar Odası’na kaydolmalıdır.
Ayrıca; mimarın formasyonuna ilişkin UIA/UNESCO Eğitim Şartı ve Yeterlilikler
Direktifinde ifade bulan 11 kritere ek olarak Mimarlar Odası tarafından dile
getirilen, “…Kentsel, doğal ve arkeolojik sit alanlarının ve kültürel mirasın
korunması; hukuksal birikim ve doğal afetlere ilişkin yaklaşım…” gibi hususların
hizmet sunumunda önem arz ettiğinin vurgulanması gereğini de hatırlatmak
isteriz.
Bundan sonra TMMOB Mimarlar Odası Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama,
Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği ile belirlenen kurallar çerçevesinde
alacağı “serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi” sahibi olan mimar, tek
başına mimarlık hizmeti verebilecektir.
[Sayfa]
Mimarlar Odası ayrıca haberlere yansıyan proje elde etme yöntemiyle ilgili
olarak da bazı hususlara dikkat çekmeyi gerekli görmektedir.
Vakıfların, kuruluşların ya da gerçek kişilerin, herhangi bir mimari projeyi
elde etmek için yabancı bir mimarla çalışmaları durumunda yukarıda anılan
koşulların geçerliliği kaçınılmazdır. Ancak böylesi özellikli projelerin, vakıf
ya da özel kuruluşlarca gerçekleştirilmesi halinde de yarışma yöntemiyle elde
edilmesi, kültürel ve mimari birikimimize katkısı göz önüne alındığında tercih
edilmesi gereken bir yöntem olmalıdır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu mimari projeyi ulusal ya da
uluslararası bir yarışma ile elde edebilecektir. Bu durumda geçerli olan
kriterler gerek UIA belgelerinde, gerek yarışmalar yönetmeliğinde bellidir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu mimari projeyi ihale yöntemiyle ya da
hizmet satın alma yöntemiyle de elde edebilir. Projenin ihale ile elde edilmesi
yöntemi benimsediğinde ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat ile
yapılan düzenlemeler uyarınca hareket edilmesi gereklidir. Gerek Kamu İhale
mevzuatı gerek belediye mevzuatı uyarınca mimari proje hizmeti ancak belli bir
parasal limite kadar satın alma yöntemiyle elde edilebilecektir.
Yukarıda belirtilen koşulların Frank Gehry tarafından yerine getirilmiş
olmasına bağlı olarak, kendisinden herhangi bir şekilde avan proje hizmeti
alınması olasıdır ve bu projenin uygulanması söz konusu olduğunda, gerek 5846
sayılı FSEK, gerek Mimarlar Odası Mevzuatı, gerek uluslararası belgeler gereği
telif hakları kapsamında, Gehry'nin projesine sadık kalınması
istenebilecektir.
Hem ülkemiz mimarlığı, hem de mimarlık mesleği açısından çeşitli sorunlar
yaşatacağından kaygı duyduğumuz bu proje elde etme yöntemine ilişkin sakıncaları
ortaya koyarak ilgilileri uyarıyor; bu uyarılara yönelik gelişmeleri
izleyeceğimizi ve gerekli hukuki girişimlerde bulunacağımızı
bildiriyoruz".
Sanırım yazı tam anlamıyla okunup irdelenmemiş. Ben yazıdan, Oda'nın bir takım mevzuatlara dikkat çektiğini anlamaktayım. Yapılacak olan proje çalışmalarının, Türkiye'de yürürlükte olan hizmet alımı ihalelerindeki yöntemlere değindiğini ve tam tersine Frank Gehry gibi dış kaynaklı mimarların veya başka meslek mensuplarının nasıl iş alabileceklerine ve Türkiye'deki çalışma şartlarına dair yöntem göstermektedir. Bence yorumlayan bazı arkadaşların Oda'nın taş koyması gibi olayı anlamalarının tam tersi bir durum vardır. Kaldıki yaptırılacak iş bir kamu işidir ve kamu ihale mevzuatlarına tabidir.
Frank Gehry'inin kendisine bir sozumuz yok ama,adı gecen alanda yapılması dusunulen Kultur merkezi projesi uluslar arasi bir mimari proje yarismasi ile olusan degisik yenifikirler arasından secim yapılabilirdi.Katılmak isteyen tum mimarlarada fırsat esitligi saglanabilirdi.Biz yurtdısına gezi amaclı cıkarken bile konsolosluklara bir dolu bilgi ve belge sunmak zorunda kalıyoruz.Bir kenti en iyi yorumlayacak kisi yine o kentte yasayan, kentin sorunlarını bilen ve iyi tanıyan O kentin mimarlarıdır.Dısardan gelende en azından kendi ulkesinin prosedurleri cercevesinde iş yaptıgı ülkenin Mimarlar Odasına kayıt olmak zorunda oldugunu bilir.Bizim yabancı mhayranlıgımız okadar ust noktadaki insanlara bunları bile yaptırtmıyorlar.Herkesin birbirine daha saygılı oldugu
yarınlar diliyorum,sevgiler...