Yapı Sektörünün Haber Portalı

'New Yorklu Yazar'ımız!

"İstanbul sevgisi" yle Nobel'i kazanan Orhan Pamuk 'un, belli ki ödül parasını da katarak New-York'tan "ev" aldığını okuduğumda, içimden "yazık!"

'New Yorklu Yazar'ımız!


"İstanbul sevgisi" yle Nobel'i kazanan Orhan Pamuk 'un, belli ki ödül parasını da katarak New-York'tan "ev" aldığını okuduğumda, içimden "yazık!" dememe rağmen bir anda gülümsediğimi fark ettim...

Gözümün önüne önce "Kars Kalesi" gelmişti. "Kar" romanı "yüz bin basıldı" dendiğinde, "Satılamazsa ne yaparsınız" sorusuna denilmişti ki: "Kars kalesinde tuğla olarak kullanırız..." (Hürriyet-20 Ocak 2002)

İnsanlık anıtını böylesine küçümseyenler, bu "cüret" lerini bastıkları romandan almış olmalıydılar; çünkü Kar, cumhuriyetin özverili "aydınlanma kenti" ni küçümseyerek "irtica yuvası" yapmıştı. Bu saygısızlığı eleştirmemize kızanlar da "edebiyat cahili" olduğumuzu ilan ederek yüklenmişlerdi; "Yazarın ütopyasına da siz saygı gösterin..."

İşte bu gibi "çok satan çarpıtmalar" ının geliriyle, Kars'a bir tuğla bile koymadan, New-York'a 1.8 milyon dolar yatırmasına gülümsememin nedeni, "Pamuk, bu ülkenin yüz akıdır..." diyenlerdi...

Onların şimdi de bu evin "yer tercihi" ni nasıl karşılayacaklarını düşünürken, yine Nobel için "Bu ödül Türk edebiyatına verilmiştir..." diyebilenleri de anımsadım. Bu içtenlik yoksunu "sevinç korosu" na katılmayan Cumhurbaşkanımız Sezer 'i eleştirenleri düşündüm...

Şimdi onların tümüne, "Hadi bakalım, artık gidin ulusal ödülünüzü de ABD'deki evinde ziyaret edin..." demek, insana "hazin" bir "keyif" veriyor... "Yazık" la bütünleşen gülümsemem, işte bu yüzden...
Columbia'nın Hocası!

New-York'un Riverside Yolu'ndaki apartman dairesi, Pamuk'a - "biz" lere inat- akademik kadrosunda yer veren Columbia Üniversitesi'ne çok yakınmış...

Bunu da okuyunca, Nobel'i aldığını daha ilk öğrendiği gün aynı üniversitedeki basın toplantısını anımsadım. Belleğime güvenmeyip internetten yeniden okuduğum konuşmasında, "Ödül, Türk kültürüne, Türkçeye ve Türkiye'ye verildi" diyerek şunları eklemiş: "Yıllardır süren yazılarımın, hayallerimin ve kendimi roman denen büyük sanata mütevazı bir şekilde adayışımın tanınmasıdır..."

(13 Ekim 2006)

Şimdi merak ediyorum; acaba o hayaller ve o mütevazı adayış, tutup bir "Amerikan evi" edinmek için miydi? Üstelik "Türk" kültürüne verilen ödül parasıyla!

Yine aynı toplantıda "yazar" lığının nedenini soran gazeteciye demiş ki: "Bu konuda 400 sayfalık İstanbul kitabını yazdım.."

Yine merak ediyorum; 400 sayfanın sonucu, kendi deyimiyle "melankolisini yansıtan şehir" dururken Türkiye sayesinde kazanılmış milyon dolarları tutup kapitalizmin dünya başkentine armağan etmek midir? Pamuk, bakın daha neler demiş: "Ayrıca bu ödül dünyada, Türk kültürünün bir barış kültürü ve Doğu ve Batı kültürlerinin bileşimi olarak yeniden gözden geçirilmesine neden olacak..."

Bunları söyleyen Pamuk, ABD'ye yatırdığı 1.8 milyon dolarla, örneğin Süleymaniye'de ya da Zeyrek'te, giderek azalan güzelim eski İstanbul evlerinden en az "bir düzine" sini alıp restore ettirebilirdi. Böylece hem İstanbul'a, hem de Türk kültürüne eşsiz bir katkı yaparak; dilediğinde kendisi yaşar, dilediğinde de "Doğu ve Batı kültürlerinin buluşması" nı sağlayacak etkinliklere olanak yaratabilirdi...

Acaba, böylesi bir "ulusal sorumluluk" aklına bile gelmiş midir?

Pamuk, yeni romanı olarak da İstanbul'daki 25 yıllık bir aşk öyküsünü konu aldığını Columbia Üniversitesi'nde açıklamış ve demiş ki: "Bir an önce masamın başına dönerek romanı yazmayı sürdürmeyi istiyorum; gelecek yıl bu zamanlar Türkiye'de basılacak..."

Eh... Siz olsanız sormaz mısınız; "İstanbul'daki 25 yıllık aşkın romanını da Boğaziçi yerine Hudson Nehri'ni seyrederek ve Doğu ile Batı'yı buluşturan tarihi binalar yerine sadece Batı'nın sömürgeciliğini simgeleyen gökdelenler arasında dolaşarak mı yazacaksın?..."

Tek tesellim; benim o Amerikan evinde asla "pay" ımın olmaması... Meğer Pamuk'un romanlarına hiç para vermemiş olmam, ne kadar değerliymiş. Şimdi bununla onur duyuyorum ve New-York'taki evde payı olanlara da ne diyeceğimi bilemiyorum...

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.