![]() |
| Necati Uyar |
![]() |
| Fotoğraf: Nihat Karadağ |
Cengiz Bektaş kentlerde varolan kaosun, bir çeşit “kaos mimarisi” yarattığını söylemişti. Sanırım benzer şekilde “kaos şehirciliği”nden de bahsedebiliriz!?
Kuşkusuz bugün için bir kaotik kentten söz edilebildiğine göre, “kaos şehirciliği”nden de söz etmek de doğaldır. Son yıllarda değişen ve yeni arayışlara yönelen kent planlamadaki bu arayışların büyük bölümü kaos kaynaklıdır. Büyük kentlerin hemen tümünde günümüzde var olan ve sürdürülen kent planlama anlayışı, sorunlardan yola çıkarak başlatılan arayışlar, kaos şehirciliğinin var olduğunun en somut göstergesidir.
Başlangıçta geleceği kurgulamayı, ideali yaratmayı amaçlayan kent planlama, bugün gelinen noktada kaçınılmaz biçimde oluşan kaosu önlemenin aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemiz örneğinden konuya bakacak olursak, kaos şehirciliği bir yana, planlama sisteminin kendisi bugün kaos içindedir. Belirlenen bir amaçta yeni sapmaların yaşanması, kent planlamanın da kaos içine sürüklenmesine neden olmuştur. Örneğin, sağlıksız kent dokularının sağlıklı duruma getirilmesi, yaşanabilir çevrelere dönüştürülmesi amacıyla ortaya atılan “kentsel dönüşüm” projelerinin bugün geldiği nokta, rantı yükselen bölgelerde kullanıcı değişikliğinin sağlanması, tasfiye ve soylulaştırmanın gerçekleştirilmesidir. Ortaya çıkış amacıyla sonuçları arasındaki farklılık, kent planlamanın içine düştüğü kaosun göstergesidir.
Kaotik kentlerin özellikleri nelerdir?
Bence kaotik kentlerin en önemli özelliği, planlama kararlarından daha hızlı ve özgürce gelişmesi ve değişmesidir. Kaotik kentlerde planlama bir adım geridedir ve aslında gerçek anlamıyla yoktur. Planlama kentlerin kaotik ortamında yaşanan sorunların peşinden koşmaktadır. Bu nedenledir ki, önce trafik sıkışır, sonra yol genişler, köprü ve alt geçitler yapılır. Ve sonra trafik daha da sıkışır. Bu açıdan bakıldığında plansızlık, bir kısırdöngüyü ve kaosu yaratmaktadır. Geciken planlama ya da yanlış planlama kararları da kaosu büyütmektedir.
Planlamadan vazgeçilmesi, planlama kararlarının dikkate alınmaması da kentlerin kaotikleşmesine neden olmaktadır. Örneğin planlı bir bölgede sonradan yapılan yoğunluk artışları, nüfus yığılmasına sokakların ve altyapının yetersizliğine, altyapının işlemez duruma gelmesine neden olmaktadır. Kronikleşen altyapı tıkanıklığı, patlamalar ve onarımlar kentin bu bölümlerini tümden işlemez hale getirmektedir.
"Kaotik kentlerde düzenleme ve tekrar planlama çalışmaları nasıl yapılmalıdır?
Kaotik kentlerin bir başka önemli özelliği de kentlerde yoksulluğun artması, gelir uçurumunun büyümesidir. Bu durum kentlerde var olan ikili yapıyı keskinleştirmektedir. Bir yanda güvenlik endişesiyle dışa kapanan, gettolaşan zengin siteler, diğer yanda giderek daha da yoksullaşan varoşlar. Bu açıdan bakıldığında, kaotik kentlerin düzenli hale getirilmesinin önünde kent planlama ile doğrudan ilgisi olmayan ekonomik ve politik bir sorun durmaktadır.
Konuya fiziksel açıdan bakıldığında, kent planlamanın, kentin kendiliğinden gelişmesinin ve değişmesinin önüne geçmesi öncelikli sorundur. Kentte yaşanan gelişmelere göre sonradan üretilen planlarla bazı sorunların giderilmesi olanaklı görünse de, tüm sorunların giderilmesi, kaosun önlenmesi olanaklı değildir.
Bence bugün gelinen noktada kentlerde var olan kaosun tümüyle önlenmesinden değil, iyi yönetilmesinden söz etmek olanaklıdır. Var olan bu olgunun tümüyle ortadan kaldırılması, düzenli hale getirilmeleri söz konusu değildir. Konu Başlıkları Burada Görünecek



sayin necati uyar lutfen benimle E-posta adresile diyalogda bulunuz. sizin iranli sinif arkadasinizim. kambizle birlikte. lutfen beni ara.