Geçen hafta birinci bölümünü yayımladığımız yazımızı, bu
haftaki önerilerimizle tamamlayacağız. Bugün ülkemizin ekonomisi hızla
yabancılaşmakta, ekonomik krizin etkisiyle de fabrikalar bir bir kapanmakta,
işsizlik ve yoksulluk giderek yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle, yerli üretimin
geliştirilmesi, yerli malı tüketiminin teşvik edilmesi ve yerli malı bilincinin
oluşturulmasında belediyelere önemli görevler düşmektedir.
Kentte tüketime sunulan tüketim mallarının yerli mallardan oluşması, bunun
için de yerli üretimi teşvik edecek bir politikayla üretilecek yerli malların
kaliteli, sağlıklı, güvenli ve ucuz bir şekilde tüketicilere sunulması yaşanması
olası ekonomik ve sosyal krizi atlamada öncelik verilmesi gereken politika
olmalıdır. Tüketici hakları, kamu yararı ve sosyal belediyeciliği ön plana
alacak belediye yönetimlerine önümüzdeki dönem bu konuda önemli görevler
düşmektedir. Kent yaşamının ucuzlatılması için idari, ticari, yasal ve gerekli
diğer önlemler alınmalı, bu konuda ilgili demokratik kitle örgütleri, meslek
kuruluşları ve tüketici örgütleriyle işbirliği yapılmalı, ortak projeler
hazırlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Tüketicilere sunulan tüm gıda
maddelerinin üretildiği, dağıtıldığı ve satıldığı yerlerin sağlıklı olması için
etkin denetimler yapılmalıdır. Semt pazarları yeni bir anlayışla ele alınarak
yerli küçük üreticilerin, köylülerin, çiftçilerin ürünlerini aracısız bir
şekilde tüketicilere sunabilmeleri konusunda gerekli örgütlenme ve organizasyon
modelleri oluşturulmalıdır. Gıda maddelerinin sağlıklı ve ucuz bir şekilde
tüketicilere sunulmasını sağlayacak önlemler alınmalı ve bu konuda ilgili tüm
kuruluşlarla (Tüketici örgütleri ve ilgili meslek kuruluşları ile kamu
kuruluşları) işbirliği yapılmalıdır.
Yeni İletişim Modelleri Oluşturulmalı
Anakent Belediyesi ve Tüketici Hakları Derneği’nin işbirliği ile Anakent
Belediyesi sınırları içerisindeki tüm mahallelerde tüketicilerin haklarını
öğrenebilmeleri ve arayabilmeleri için bilgilenmelerini ve bilinçlenmelerini
sağlayacak politika ve uygulamalara önem verilmelidir. Bu anlamda, her mahalle
de Toplumsal Dayanışma Merkezleri (TODAM) oluşturulmalı, bu merkezlerin etkin
bir şekilde çalışmalarını ve tüm halka ulaşmalarını sağlayacak önlemler alınmalı
ve yeni iletişim modelleri oluşturulmalıdır. Ankara’nın çöp ve atık toplama ve
değerlendirme sorununun en etkili, doğru, bilimsel ve sağlıklı bir şekilde
çözülmesi sağlanmalıdır. Tüketicilerin bilgilenme hakkı ve şeffaf bir
belediyecilik gereğince belediyenin tüm uygulamaları konusunda Ankaralı
tüketicilerin tam ve eksiksiz olarak bilgilenmesini sağlayacak önlemler
alınmalıdır.
Kentin ve mahallelerinin temiz ve sağlıklı olması konusunda temizlik ve
hijyen uygulamalarına ağırlık ve önlem verilmelidir. Kentin ve mahallelerin
temizliğinin, süpürülmesinin, çöplerin toplanmasının ve benzeri işlemlerin
halkın kentte dolaştığı gündüz saatlerinde değil, gece saatlerinde yapılması
sağlanmalıdır. Sokakları ve kaldırımları pis kokularla kokmayan, tüketicilerin
rahatça nefes alıp verebildikleri, temiz havaya sahip bir kentin yaratılması
beklentimizdir.
Kent Bilinci Yeniden Kazandırılmalı
Belediye hizmetleri verilirken hem araç trafiğine ait yollarda hem de yaya
kaldırımlarında, tüketicilerin, özellikle çocukların, yaşlıların ve engellilerin
güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde rögar kapağı, çukur ve diğer her türlü
engelin oluşmaması, bunun kent yönetimine yakışır biçimde düzen altına alınması
ve gerekli kontrollerin yapılması sağlanmalıdır. İmar düzenlemeleri ve
değişiklikleri yapılırken öncelikle halkın yararına ve Ankara’nın “kültür
başkenti” olma özelliğini kazanmasına yönelik düşüncelerin hayata geçirilmesi
sağlanmalıdır. Ankara’nın iyice ortadan kaldırılmaya başlanan tarihsel kent
kimliği, Ulusal Kurtuluş Savaşı’na merkezlik yapmış olan bir kent olması bilinci
ve duyarlılığıyla yeniden kazandırılmalı, bu kimliğin rant projeleriyle tamamen
ortadan kaldırılmasına engel olunmalıdır.
Kentteki tabela ve benzeri görsel kirlilikler ile bunların yarattığı dil
kirliliğine son verilebilmesini sağlayacak önlemler alınmalıdır. Ankara’yı hak
ettiği başkent kimliğine kavuşturacak tüm önlemler alınmalı, Ankara düşürüldüğü
kimliksiz, kişiliksiz, estetikten yoksun konumdan kurtarılmalıdır. Başkent
Ankara’da halkın sağlığına kavuşması ve sağlıklı bir kent halkının
oluşturulabilmesi için öncelikle koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmeli ve
bu konuda ilgili sağlık kuruluşları ile de işbirliği içerisinde gerekli tüm
önlemler alınmalıdır. Kentte her çeşit kültürel ve sportif etkinlikler
yapılmalı, yaygınlaştırılmalı ve özellikle de yoksul ve dar gelirlilerin bu
etkinliklere ücretsiz bir şekilde katılımı teşvik edilmelidir.
Turhan Çakar / Tüketici Hakları Derneği Genel
Başkanı
0 Yorum
Yorum Yap