- yapi.com.tr
- 31.07.2010
- GÜNDEM
- 59 okunma
Müzenin Hali, İstikbali
Kültürün finansmanı kritik konu. İstanbul 2010’un finansmanı, ihale yöntemini doğru tartışmak için elimizde yeterli veri mevcut değil. İşleri yüklenen şirketlerin hangileri olduğu, her birinin ne kadarlık ihale aldığı, kültür konularında ne kadar ehil oldukları uzun uzadıya konuşulmalı.
Müze hiç bu kadar konuşulmadı.
Son yirmi yılda dünyanın hemen
her
yanında müze konuşmak çok
revaçta. Bir yandan üniversitelerde
Müze
İncelemeleri bölümleri açılır,
akademisyenler yetişirken, öte
yandan bir
müze krizidir tutturuldu.
Müze takıntısında takılı kalındı. Ne
yapıldığı
(biriktirildiği, sergilendiği)
fazla ilgi çekmiyor. Nasıl
yapıldığı
(mimari projesinden, çevre halkıyla
ilişkisine) hakkında
döktürüldükçe
döktürülüyor. İşte bahçesindeki
bitki örtüsünden,
lokantasındaki
mönüsüne hatta dükkânında satılan
nesenelere varıncaya.
Müzenin
halinde bir garabet olduğu bi damla
su götürmez.
Yakın zamanda, büyük Luvr’da bir
Arabistan sergisi açıldı.
‘Arabistan
Yolları’. Tam 4000 yıllık bir tarih
dönemine ait 300 küsur
parçalık bir
koca sergi. Sergilenen şeylerin büyük
çoğunluğu daha önce
Suudi Arabistan’da
da izleyiciye gösterilmemiş. Malum o
ülkede resmi tarih
MS 600’lerde Hz.
Muhammed’le başlıyor. Luvr’cular,
Mede’in Salih’deki
kazıdan topladıkları
‘putları’ (hani şu peygamberin kırdıkları)
Paris’de
sergiliyorlar. İki ülke arkeoloji-
müze konularında can ciğer, kuzu
sarması.
5 sene önce, Suudi Prens El Valid Luvr’a
tam 17 milyon avro
bağışlamış. Neden?
Luvr’da kurulacak İslam Sanatı bölümüne
‘küçük bir
katkı’ olsun diye. Bölümün
adı İslam olduktan sonra çıkarılıp
müzeye
konulan eserler Cahiliye dönemine aitmiş
gam! El Valid kim?
Kral’ın yeğeni ve Suudi
Turizm ve Eski Eserler Yüksek Kurulu Başkanı.
Bu işi kıvıran kim? Luvr’un Başkanı H.
Loyrette. Hani İzmir kenti adını
taşıyan
heykelleri geri isteyip karşılığında işbirliği
önerdiğinde ‘Bu
heykelleri, 1685’de, kralımız
XIV. Lui döneminde serbest
piyasadan
iktisab ettik’ diye geri çeviren yönetici.
En son serginin
sponsorunun da Fransız
petrol kumpanyası Total olması akla
yakın. Son
zamanlarda bizim coğrafyaya
muhabbeti kabaran Luvr’un 2013’de Abu
Dabi
şubesini açmaya hazırlandığı unutulmamalı.
Ülkemizde ise kültürel ihale demokrasisi
yeni bir açılımın eşiğine geldi.
Topkapı’dan, Sedir Adası’na müzelerin
ve ören yerlerinin gişeleri
yakında ihaleye
çıkıyor. İstanbul 2010’da başarısı
kanıtlanan(!), artık
bir hükümet etme
üslubu haline gelen ihaleyle müze
biletleme,
giriş-çıkış işleri özel
şahıslara gelir ortaklığı (‘yüklenici
payını en
düşük veren kazanır’)
yöntemiyle devredilecek. Devletimizin
bu işi
yapamadığını, yapmayacağını
itiraf etmesi güzel. Lakin, sonrasında
(ve
öncesinde) sorular var. Cevapları
alınmalı. Alınmazsa aranmalı. İhaleyi
almak için ehil olanlar kimler? Gişe
brüt gelirlerini şeffaf olarak
nasıl
bileceğiz? Yüklenicilere ne kadar
yatırım mecburiyeti getiriliyor?
Müze
yönetimiyle yüklenici ilişkisi nasıl
düzenleniyor? Devlete devredilen
gelir
nasıl, nerede kullanılacak? Soruları
uzatmak mümkün. Ama gereksiz.
Bir
fırsatın bir felakete dönüşmesi doğru
soruları, doğru zamanda sorup
cevap
almakla önlenebilir.
Bir de ihale kapsamına girmeyen ‘küçük’
müzeler için başka bir yöntem
denense?
Bu haberin arka sayfasında işten atılınca
cinnet geçirip cinayet işleyen
(Tire Müzesi
müdür yardımcısı aldığı saçmalarla saçma
bir cinayetin
kurbanı olmuş) müze çalışanı
haberini okuyunca ürperiyor insan.
İster
istemez.
Kültürün finansmanı kritik konu. İstanbul
2010’un finansmanı, ihale
yöntemini doğru
tartışmak için elimizde yeterli veri mevcut
değil. İşleri
yüklenen şirketlerin hangileri
olduğu, her birinin ne kadarlık ihale
aldığı,
kültür konularında ne kadar ehil oldukları
uzun uzadıya
konuşulmalı. İhale farz ise,
nasıl işlediği bilinmeli. Dahası,
Milli
Piyango özelleştirme şartnamesine,
İngiltere’de olduğu gibi, her
biletin
binde yarımının kültüre ayrılmasına dair
bir şartçık konulamaz
mı?
Evet efendim, tastamam öyle. Kültür(de)
politikadır aynı zamanda.
Müzeye gelince hal malum, istikbalse
meçhul.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap