- yapi.com.tr
- 19.06.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
Müteahhitler Maliye Bakanı'ndan Ne Umdu, Ne Buldu?
Türkiye Müteahhitler Birliği, pazartesi günü, geleneksel etkinliği ‘’Gündem 2006’’ yemekli toplantıları kapsamında Maliye Bakanı Sn. Kemal Unakıtan’ı ağırladı.
Türkiye Müteahhitler Birliği, pazartesi günü, geleneksel etkinliği ‘’Gündem 2006’’ yemekli toplantıları kapsamında Maliye Bakanı Sn. Kemal Unakıtan’ı ağırladı. Ülke ekonomisine gerek istihdam gerekse ihracat gelirleri açısından büyük katkı sağlayan, uluslararası alandaki üstün kaliteli iş anlayışıyla ülke markasına artı değer yaratan bir sektör müteahhitlik. Büyüklüğü nispetinde de ciddi sorunlarla boğuşuyor. Sektörünün temel sorunları Maliye Bakanlığı’nın faaliyet alanında. Dolayısıyla TMB Başkanı Sn. Erdal Eren’in diplomat hassasiyetinde yürüttüğü kamu yönetimi ilişkileri sonucunda davetini kabul eden Bakan’ın katılımını duyan müteahhitler salonu doldurmuşlardı. Kolay mı, ülkenin dev müteahhitlerini ilgilendiren, stopaj, kurumlar vergisi, inşaat maliyetlerindeki artış, fiyat farkı kararnamesi vb. pek çok konuyu en yetkili kişi ile tartışabilecekleri ve kendisinden vizyoner bir yaklaşım yakalayabilecekleri bir fırsat yaratmıştı yönetim.
Açıkçası TMB Başkanı yine son derece diplomatik bir dille hazırlanmış, mizah tadına sahip, sektör sorunlarını ve çözüm arayışlarını net bir biçimde soru başlıklarıyla ifade eden bir konuşma yaptı. Başta toplantıya katılan basın temsilcileri olmak üzere tüm Birlik üyelerinin ilgi ve hevesleri iyice arttı. Bu kadar net sorularla karşı karşıya kalan Bakan’dan sonunda çözüm önerilerini duyabilecek ve belki daha da ayrıntılara girebileceklerdi.
Unakıtan'ın konuşması
Ve nihayet Maliye Bakanı, kürsüye geldi. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren’i överek sözlerine başladı. Sonra yaklaşık 45 dakika sürecek konuşmasına başladı. Konuşması süresince mali disiplinden taviz verilmeyeceği mesajının yanı sıra Singapur’daki ‘’Senior Minister’’lık makamı, tekstil makinaları ithalatı konusundaki görüşleri, topraksız tarımın geleceği ve ülkedeki örnekleri konusunda hazirana cidden bir ufuk turu yaptırdı. Üstelik hem hoş sohbet hem de konusunu hakikaten çok iyi bilen biri olması nedeniyle Bakanı dinlemek kimseyi de sıkmadı. Hatta bu zevk galeyanı içinde konuşması bittiğinde salonda koca bir alkış bile koptu.
Ama Bakan masasına geçip de tatlısını yemeğe başladığında herkes birbirine bakıp ‘’yahu Bakan çok güzel konuştu da bizim sorunlarımıza ilişkin olarak tam ne dedi’’ sorusunun etrafında çok geniş bir yelpazede tartışmalar başlattılar. Kimi sinirli, kimi işi dalgaya vuran, kimi ciddi, kimi sektörün başındaki tehditlerden söz eden bir tarzda...
Siyasi retorik
Evet, gerçekten de aslında her zaman bir fırsat niteliği taşıyan bakan sektör buluşmasından geriye nükteden öte bir şey kalmamıştı. Bakan siyasi retoriğin müstesna bir örneğini vermiş; aslında zaten çok iyi bildiği sektör sorunlarını, Erdal Eren’in ağzından bir kez daha ve çok net olarak dinlemiş, anlamış ama nasılsa dinlememiş veya anlamamış ‘’kendi bildiğini okur’’ edasını korumuştu. Siyasette retoriğin belli bir payı olduğunu kabul eden biri olarak bugün hem sosyolojik hem de ekonomik anlamda ihtiyacımızın olanın daha fazla iletişim (iletmek değil ) ve empati olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla gerek Maliye Bakanı gerekse diğer hükümet üyelerinin bu tip sektörel buluşmalarda sektör sorunlarına ülke sorunu önceliğiyle yani samimiyetle yanaşmalarında ve sorunlar karşısındaki ekonomik politikalarını, IMF politikalarını ve diğer etkileşim alanlarını işadamlarıyla daha net bir dille paylaşabilmelerinin en azından hayal kırıklıklarını ortadan kaldıracağına eminim.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap