Yapı Sektörünün Haber Portalı

Mimarlıkta “Güzel” Yargısı Nasıl Oluşur?

Mimarlıkta “Güzel” Yargısı Nasıl Oluşur?
Felsefesicilerin bir bölümünce uzun bir dönem felsefenin bir alanı olarak kabul edilen “estetik” (Yunanca aisthetices), daha sonraları ise, yine bazı kuramcılar tarafından ayrı bir bilim dalı olarak nitelendirilen “sanat felsefesiyle” eş anlamda kullanılıp güzelin nasıl oluştuğunu ortaya koyan bir bilim dalıdır.

Başka bir deyişle, “Estetik ‘güzel’ nedir? veya değer yargılarımızda ‘güzel’ kavramının ölçütleri nelerdir? Bir objenin (nesne)nin ‘güzel’ kavramıyla nitelendirilmesi ne anlama gelmektedir?” gibi sorulara yanıt arama ve bulmaya yardımcı olan bir bilim dalıdır. Ayrıca tarih boyunca yine çeşitli kuramcı ve felsefecilerin çalışmaları incelendiğinde “estetik ve etik” kavramlarının iç içe girdiği görülmektedir. Bu kavramlara bağlı yine gelişen değer yargısını betimleyen kavramların da eş anlamda kullanıldığını görmekteyiz. Örneğin; “güzel/iyi veya çirkin/kötü” gibi, hattâ “mantık” alanında kullanılan “doğru/yanlış” gibi, matematiksel kavramların da “estetiksel” yargılamada yer aldığı ve son değerlendirmelerin bu sözcüklerle yapıldığı incelemelerde görülmüştür.

Yine tarihsel süreçte “güzelliğin” “bir nesnenin kendisiyle olan uyumlu oranlılığı; yani tüm parçalarının kendi içindeki ve her parçanın öteki parçalarla ve bütünle, bütünün ise her şeyle olan “ahengi” olduğu iddia edilmiştir (1). Sistem kuramının özü olarak nitelendirilebilecek bu tezin parça ile bütün arasındaki ilişkiler üzerine kurgulanmış olması bilim ile estetik arasındaki yakın ilişkinin de en güzel kanıtlarındadır (2).

Yukarıdaki açıklamalardan görüldüğü gibi denge, uyum, orantı gibi olgular güzel/iyi/doğru kavramlarının nicel ve nitel ölçütleri olarak nitelendirilebilir (3). Bu kabule dayanarak denebilir ki, bir dizi felsefeci kişiliğin gerçek biçimlenişi olan “erdem”lilik kavramını temel alarak “güzellik” kavramını oluşturmuşlardır. Onlara göre “gerçek doğruluk güzellik olmaksızın, güzellik de doğruluk olmaksızın var olamaz. Dünyada en doğal olan güzellik, dürüstlük ve ahlâksal doğruluktur. Nasıl ki, doğru ölçüler ve uyum müziğin güzelliğini yaratırlarsa, doğru çizgiler bir yüzü, doğru orantılar da mimari yapıtı güzel kılar” (4).

Kuşkusuz akla gelen soru “doğru çizgilerin ve orantıların”nasıl “doğru” olabilecekleridir. Kuşkusuz bu “doğru”yu salt matematiksel olarak modellendirmek “güzel”i nitelendirmek için yeterli olmayabilir. “Güzel”i tanımlayabilmek, matematiksel modellendirmelerden daha da öteye gitmektedir. Bütüncül bir yaklaşımla “güzel”in ne olduğunu açıklamak ve “güzel” yargısına varabilmek için hangi öğelerin etkin olduğu dile getirilmelidir. Özellikle mimarlık alanında bir mimari yapıtın “güzel” olarak nitelendirilmesinde rol alan öğeleri aşağıda sıralayabiliriz:

• Çevre
• Eğitim
• Üretim Kültür
• Bilgi
• Kullanma

Yukarıda sayılan bu öğeleri tek bir “kavram” altında, yani “kültür” kavramı altında toplamak da olanaklıdır. Sıralanan öğelerin tümünü bu çalışma kapsamında ayrıntılı bir biçimde ele alma olanağı yoktur. Kanımca, aynı zamanda “mimarlıkta bilinçli değerlendirme” sürecinde de en önemlilerinden biri olan “bilgi” öğesi üzerinde durmak istiyorum. “Bilgi” öğesi nesne ile özne arasında oluşan bilinçli bir değerlendirme olgusunda en etken öğelerden biridir. “Neden daha etken veya önemlidir?” diye akla bir soru gelebilir. Bu sorunun yanıtı, belli ölçülerde nesnel olmayı amaçlayan “bilinçli bir değerlendirme”de bilgi fenomenine dayalı nicel ölçütlere daha fazla yer verebilmesinde yatmaktadır. Bu ölçütlerin başında simetri, oran, boyutlar arası koordinasyon gibi genelde mimari ürünün üçüncü boyutundaki düzeni de irdeleyen kavramlar geldiği gibi, o ürünün işlevsel performansını, taşıyıcı sistemi ve fiziksel özelliklerini de içeren ve bu özellikleri fiziksel büyüklüklerle ifade edilebilen ölçütler de yer almaktadır. “Bilgi”ye dayanan bu ölçütlerin ortaya konması ve bu “bilgi”ler ışığında üretilen mimari ürünün “güzel” veya “doğru” olarak değerlendirilmesi bilimsel bir yargılamanın sonucudur. Ancak bu yaklaşımda gözardı edilmemesi gereken önemli bir sorun da, mimari yapıtın salt “bilgi” altında geliştirilen ölçütlerle sağlıklı bir son yargıya varılamamasıdır. Başka bir deyişle, yukarıda sayılan “güzel” nitelendirmesinde rol alan başka öğeler vardır. Çevresel koşullar, değerlendiricinin aldığı eğitim, üretim ilişkileri, kullanım alışkanlıkları gibi öğeler bu bilinçli değerlendirmede zorunlu olarak dikkate alınması gereken hususlardır. Bu öğelerin de bilinçli bir değerlendirme sürecine yansıması gerekir (5).

Kuşkusuz “güzel” kavramı kültürel bir sorundur ve bunun irdelenmesi de, yine kültürün bütün boyutlarının ele alınmasıyla ancak gerçekleşebilir. Bu konuda çeşitli yardımcı yöntemlerin uzun yıllar önce geliştirildiğini biliyoruz. Bu yöntemlerin amacı, estetiğin diğer disiplinlerle olan ilişkisini ortaya koymaktır. Öteki disiplinlerle ilişki kurulmasının anlamı kültür olgusunu oluşturan öğelerin estetiksel yargılamayı nasıl etkilediklerine yardımcı olmaktır. Baudodin’in psikoanalitik yöntemi, Durkheim’ın sosyolojik analiz yöntemi, Baldwin’in genetik yöntemi, Fecher’in deney ve gözlemi esas alan psikofizik yöntemi gibi yöntemler estetik kavramının tartışılmasının farklı disiplinler yönünden olmasını sağlamıştır (6).

Mimarlık alanında da “estetik” ve dolayısıyla “güzel” ile ilgili tartışmalara yardımcı olan çalışmalar çeşitli kuramcılar tarafından yapılmıştır. Ülkemizde de benzer çalışmaların her geçen gün daha da arttığını görmekteyiz. Ülkemizde bu konuda daha fazla çalışmaların yapılmasını diliyor ve kaliteli mimarlığın ülkemizde de yaygınlaşması için kaçınılmaz olan “estetik ve güzel” kavramlarına daha fazla ağırlık verilmesini umuyorum.

Bu kısa deneme nitelikli çalışmamın amacı çok sık kullandığımız “güzel” kavramının, neleri içerdiğinin bilincinde olmadan kullanılmamasına yardımcı olacak tartışmalara bir kez daha yol açmasıdır. Her geçen gün bozulan çevremizde “güzel” olana daha çok gereksinme duyduğumuzu bir kez daha vurgular ve özellikle de mimarlık eğitiminde bu konuya daha fazla önem verilmesini öneririm.


KAYNAKLAR
1. http://www.cagridogan.com/etik.htm
2. http://www.atominsan.com/
bilim ve sanat.htm
3. http://www.cagridogan.com/etik.htm
4. http://www.cagridogan.com/etik.htm
5. Tapan, M.; “Mimarlıkta Değerlendirme Aracı Olarak Fayda-Değer Analizi”, İstanbul, 1980.
6. http://www.istanbulsanatevi.com/
sanat/makale/pgurel01.htm


Yapı, 271.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.