Mevcut düzenlemelere bakılacak olursa, kendi içinde hayli tutarlı gözüken bu karar, ne var ki beraberinde soru işaretleri oluşturuyor. Meslek pratiğinin uygulanabilirliği üzerinden konuştuğumuzda, bu pratiğin nerede, nasıl, hangi koşullar altında gerçekleştirileceği kafamızda soru işaretleri bırakıyor. Bunun ötesinde, dört yıllık meslek eğitiminde kolayca tespit edilen onca açmaz varken, bir yıllık bir meslek pratiğinin bu handikapları nasıl gidereceği de bir merak konusu. Ortaya çıkması muhtemel açmazlara dair ne gibi öneriler ortaya koyulduğunu sorduğumuz Tuna, bu gibi değişikliklerin üniversiteler ve kamuyla işbirliği yapılmasıyla mümkün olduğunu ifade ediyor.
“Öncelikle büroların akredite edilmesi ve bu hizmeti yerine getirebiliyor olması gerekiyor. Gençlerin bir senelik bir pratiği ücretsiz yerine getirmesi veya sigortasız çalıştırılmaları beklenemeyeceği için kamu kesimi ve özel teşebbüslerce kaynak ayrılması elzem görünüyor. Böylelikle devletin üzerine de muhtemel sigorta ücretlendirilmesi, vergi muafiyeti kolaylıkları, kamu şantiyelerinde istihdam olanakları sağlamak gibi sorumluluklar düşüyor.”
Onca Mezun Ne Olacak?
Türk mimarlık okullarına her yıl yaklaşık 2000 öğrenci alınıyor. Halihazırda, sayısı 32’yi bulan bu okullara kayıtlı 7000’i aşkın mimarlık öğrencisi bulunuyor. Bu öğrencilerin her yıl 1200-1500 kadarı mezun oluyor; yaklaşık olarak ¼’ü yüksek lisans programlarına kaydolurken, geri kalanları piyasaya çıkıyor. Bu elbette büyük bir istihdam ihtiyacını beraberinde getiriyor. Belki daha da önemlisi, mezuniyet sonrasında yüksek lisans yapmamış olanların mesleklerini yürütme kabiliyetine sahip olup olmadıkları veya mevcut yeteneklerini bu büyük rekabet ortamında ne denli gösterebildiklerinde gizli.
Fakat her yıl mezuniyet sonrasında piyasaya çıkan tüm öğrencilerin faaliyet göstermesi beklenmiyor; dolayısıyla böyle yüklü miktarda insanın yeni düzenlemeler gereğince hemen zorunlu mesleki pratiğe başlaması da beklenmeyecek. “Anahtar durumu, kişinin mesleki sorumluluk alma noktasına geldiği an oluşturuyor. 5 yıl boyunca bir mutfak firmasında çalışmış bir kişinin kendi bürosunu açmak istediğinde mesleki ehliyete sahip olup olamayacağını tartışıyoruz. Şüphesiz böyle bir durumda kişinin, öncelikle zorunlu mesleki pratiğini tamamlaması gerekecek.”
Zorunlu Mesleki Pratik ve Eğitim İçi Staj Ayrımı
Tuna’ya neden böylesi bir mesleki pratiğin uzatılmış bir üniversite eğitiminin bir parçası değil de ek bir şey olarak tasarlandığını soruyoruz. “Avrupa’da mesleki yeterliliklerin belirlenmesine ilişkin çıkarılan yasa ile zorunlu mesleki eğitim 300 kredi olarak belirlendi. Bizde ise henüz kredi miktarı 240 (4 yıl). Ne yazık ki üniversitelerimizde bu kotanın bile yeterince doldurulamadığı ifade ediliyor. Ancak eğitimin süresinin artması ve 300 kredinin sağlanması halinde bile meslek pratiği zorunluluğu aranmaktadır.”
Bunun ötesinde mesleki pratik konusunda her ülkenin kendi yapısına ait farklılıklar ve dolayısıyla sorunlar oluştuğunu belirten Tuna, konuyu detaylandırıyor. “Yunanistanlı meslektaşlarımız, zorunlu meslek pratiği yapacak mimar adaylarının çokluğu yüzünden büroların stajyerlerden para almaya başladıklarından yakındılar. Bu sorunu aşmanın büyük ölçüdeki yolu olarak da üniversitelerle işbirliği yapmaya başladılar. İngiltere’de ise ‘commonwealth’ ülkelerinde staj yapma hakkı tanındı. Bizdeki durumun ne şekilde gerçekleşeceğini, sorunları nasıl aşmamız gerektiğini farklı ortamlarda değerlendiriyoruz. Mimarlık ve Eğitim Kurultayları da bunlardan birisi.”
Konu Başlıkları Burada Görünecek

0 Yorum
Yorum Yap