Barcelona’nın bıraktığı ilk his mimari
mükemmellikte bir kent olması. Her sokağı, her binası planlanmış, tasarlanmış...
Pırıl pırıl eski yapılarla çağdaş mimarinin görkemli/görkemsiz örnekleri bir
arada. Biraz dikkatle baktığınızda, en sıradan binada bile tasarlanmış bir
şeyler görmeniz mümkün. Ne de olsa başlı başına bir mimarlık efsanesi
Antoni Gaudi’nin izlerini her yerde hissettiğiniz bir kent
burası. İşte bu yüzden, bir İngiliz şirketi tarafından düzenlenmesine
karşın Dünya Mimarlık Festivali (WAF) için
Barcelona seçilmişti.
İngiltere kökenli Architectural Review ve
Architects’ Journal gibi mimarlık yayınlarının da sahibi
EMAP tarafından ilk kez düzenlenen festival, temelde son bir
iki yıl içinde tamamlanmış yapıların kalabalık bir jüri tarafından
değerlendirilerek ödüllendirilmesi üzerine kurulu. 22-24 Ekim tarihlerinde
Barcelona’daki devasa uluslararası kongre merkezi CCIB’de
yapılan festivalde 63 ülkeden toplam 722 proje yarıştı.
17 ayrı kategoride başvuran tüm projelerin yer aldığı dev sergide,
Türkiye’den de 12 mimarlık ofisinin birçok projesi vardı:
Tabanlıoğlu Mimarlık (Levent Loft ve Ankara DMC yapıları), Emre Arolat Mimarlık
(Maximum Evler, Kemerlife Evleri, Santralistanbul ve İpekyol Fabrikası), Egeli
Mimarlık (Olive Green Evleri), MARS Mimarlık (Süngü Apartmanı), Dizayn Yapı (G1
Housing), Cafer Bozkurt Mimarlık (Süreyya Operası Restorasyonu ve Merinos Park),
Nevzat Sayın Mimarlık (Santralistanbul ve Umur Matbaası Binası), Uras Dilekçi
Mimarlık (Prestige Mall), Öncüoğlu Mimarlık (365 Alışveriş Merkezi, Ada
Alışveriş Merkezi, Cepa Alışveriş Merkezi, Teraspark Alışveriş Merkezi), Özsoy
Mimarlık (L Binası), Tektonika Mimarlık (ODTÜ Kuzey Kıbrıs Yurt Binası), Geomim
Mimarlık (Akaretler Sıra Evler ve W Oteli), K Mimarlık (Gemlik Vergi
Binası).
Jürisinde Süha Özkan ve Doğan Hasol’un da
olduğu yarışmada ön elemeyi Türkiye’den sadece iki proje geçebildi: Üretim
kategorisinde Emre Arolat Mimarlık’ın İpekyol Tekstil
Fabrikası projesi, alışveriş kategorisinde ise Uras
Dilekçi’nin Prestige Alışveriş Merkezi. Ancak
festivalden Türkiye’ye ödül çıkmadı. Charles Jencks,
Suha Özkan, Robert Stern, Richard
Burdett ve Cecil Balmond’dan oluşan süper jüri
kategori birincileri arasından İrlanda kökenli Grafton
Architects’in Milano’daki Luigi Bocconi Üniversite
binasına ‘yılın binası’ ödülünü verdi.
Festivalin Türkiye adına kazananı Kaleseramik oldu. Mimarlar
tarafından önerilen süper ürünlerin de sergilendiği Dünya Mimarlık Festivali’ne
Türkiye’den tek üretici firma katıldı: Çanakkale Seramik&Kalebodur. Kale’nin
standında Türk mimarların önerisi üzerine Kaleseramik tarafından üretilen ünlü
tasarımcı Can Yalman’ın tasarladığı Reptile koleksiyonu,
porselen özellikli klinker ve yapı sektöründe çığır açan eğilip bükülebilen
seramik Kalesinterflex ürünü sergilendi. Kale grubu ayrıca, mimarlık dünyasının
profesyonellerine yönelik böylesi bir festivalde dünyadan yer alan tek seramik
üreticisi firma olmanın ayrıcalığını yaşadı.
Kale’den yenilikçi ürünler
Kaleseramik’in ürettiği duvar karosu Reptile, ilhamını yılanların ve
timsahların pullarla kaplı derilerinden alıyor. Birçok ödül kazanan Reptile’da
Can Yalman, ayrıca Türkiye’nin binaları tekrarlayan geometrik desenlerle,
seramikle ve çakıllarla kaplama geleneğini de hatırlatıyor. Farklı tasarım ve
renk seçeneklerinde ürettiği klinker ise yapı sektörünün trendi yükselen bir
ürün. Muadili sayılabilecek kiremit ürünlere nazaran, granül yapısı daha ince,
yüksek derecede pişen klinker, doğal seramik malzemeden yapılıyor.
Festivalde sergilenen bir diğer Kaleseramik ürünü son yılların en heyecan
verici yapı endüstrisi ürünlerinden Kalesinterflex. Dünyanın esneyebilen ‘en
hafif, en ince ve en büyük boyutlu’ granit seramiği olan Kalesinterflex, seramik
üretiminde gelinen en son noktayı ifade ediyor. Kalesinterflex, çok hafif bir
ürün olarak dikkati çekiyor, böylece binaların yüklerini de
hafifletiyor.
0 Yorum
Yorum Yap