Mimarlık ve tasarım portali mimarizm.com, Ocak ayı
konularıyla okuyucularının karşısında. Kentin Tozu'nda bütün dünyayı etkisi
altına alan ekonomik krizin kente yansımalarına odaklanırken, Çat Kapı'da 'genç'
bir mimarlık bürosunun kapısını çalıyor. Orhan Ersan, Ferhat Hacıalibeyoğlu ve
Deniz Dokgöz'den oluşan İkiartıbir Mimarlık.
Kentin Tozu: Kente Yansıyan Kriz
Dünya “son yüz yılın en büyük ekonomik krizi” ile kavrulurken, kapitalizm ile
doğrudan kurduğu ilişki nedeniyle, krizi belki de en önce hisseden mekanlar
kentler oldu. Kentleri yeniden ve yeniden üretim sürecini tabi tutan
küreselleşme sürecinden elbette İstanbul da nasibini aldı. İstanbul’un sermaye
bağımlılığı her geçen gün artarken 2008 krizi çıkageldi...
Çat Kapı: İkiartıbir Mimarlık
Orhan Ersan, Ferhat Hacıalibeyoğlu ve Deniz Dokgöz, Türkiye için yeni bir
mimarlık neslini temsil ediyor. Sebebi ise, yalnızca doğum tarihlerinde gizli
değil. 50’lerde ivme kazanmış ancak sonradan önemini yitirmiş gibi gözüken
‘yarışma mimarlığı’, onlar tarafından meslek pratiğine giden yolda ciddi bir
araç olarak kullanılıyor. Dolayısıyla İkiartıbir Mimarlık’ı yeni bir ‘ofis’
yapılanması olarak görmemiz gerekiyor.
İlk Yapı: Edirne S.S: Özlem Kent Yapı Kooperatifi
İlk Yapı’nın bu ayki konuğu Edirne S.S. Özlem Kent Yapı Kooperatifi ile Zeki
Şerifoğlu. Şerifoğlu serbest mimarlığın yanı sıra, Yıldız Teknik Üniversitesi
Mimarlık Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
İş Dışı: Mevsimlerin Mekanı, Mekanın Dili
Zamanı mevsimlere, dünyayı ise mekanlara ayıran Yönetmen Özcan Alper,
karşımıza dili “mekan” olan bir film ile; “Sonbahar” ile çıkıyor. Başta 15.
Altın Koza Film Festivali olmak üzere yerli ve yabancı pek çok festivalden
ödülle dönen Alper, filmin ön planında ölümü ve aşkı anlatıyor, sisli dağların
ağırlığı, dik yamaçların tedirginliği, evlerin yalnızlığı, “Aralık" sıcaklığı,
aşkın zamansızlığı ve ölümün nefesi ile birlikte. Geri planda ise doğa-insan
ilişkisinin ve Hemşin kültürünün en somut göstergesi olan Hemşin evleri,
Karadeniz Sahil Yolu’na kurban edilen coğrafya ve yaşam alanı ranta kurban
edilen Karadeniz insanı akıyor.
Mimarın Göbeği: Zuma
İstanbul, gastronomi odakları için uluslararası bir ziyaret noktası olma
özelliğini her geçen gün sağlamlaştırıyor. Bunun en son örneklerinden biri de
Ortaköy’de yaklaşık bir sene önce açılmış olan Zuma. Lokanta, Japonya’da günlük
yaşamın yeme-içme geleneği olan “Izakaya” tarzını üstün kalite, malzeme ve
ayrıntıya verdiği önemle bütünleştirerek İstanbullulara sunma iddiasını
taşıyor.
Dış Ses: Sevgi Türkkan: Bir Temsilin İnşası, Bitmeyen Şantiye; Cennet
– 4
Sevgi Türkkan’ın uzun soluklu ‘Cennet’ serisinin sonu: Yazarımız bu son
bölümde “Laurence Bonvin’in İstanbul Cenneti” ile sanata, “Antalya’daki Yeryüzü
Cenneti” ile turizme, “Cennet Temsilleriyle Yeryüzünde Yaşam” ile ise
metodolojiye eğiliyor; cennet algısının toplumsallığını sorguluyor.
Dış Ses: Nilgün Baykızı: Boşluğun Mekanlaşması
İnsanı, bilinen tüm sınırların en ileri ormanlarında bile var olmaya iten
gerçek nedir? Doğayı başıboş bırakmama ve böylelikle onun üzerindeki meşru
iktidarını sürdürme isteği - ki biz buna, masumlaştırma arzusuyla “merak”
demekle yetiniyoruz.
0 Yorum
Yorum Yap