Felsefe, sanat, sanayi ve bu güzel işbirliğinin sonucu
tasarım dendiğinde kuşkusuz ilk akla gelen kent Milano'dur.
Savaş sonrası İtalya'nın yeniden inşa ve yükseliş dönemlerinde, özellikle de
1950'li, 60'lı yıllarda tasarımı hem ticari avantaj hem de kültürel sorumluluk
olarak gören sanayici aileler sayesinde tasarımcıların çoğu Milano'da yerleşmiş.
Gio Ponti, Achille Castiglione ve
Ettore Sottsass gibi mimar ve tasarımcıların bu kentte üretmesi
rastlantı değil. Zaten tasarımın ruhu kaldığınız otelden yemek yediğiniz
restorandaki çatal kaşığa, tabaklara, yemeğin yerleştirilmesine dek her detayda
fark ediliyor.
Hafta başında Milano yine tasarım alanında öncü bir etkinliğe sahne oldu.
Benetton Group ve POLI.design işbirliği ile
moda perakendeciliğinin geleceğini masaya yatıran "Opening Soon-Çok
Yakında" adlı sergi açıldı. Triennale Tasarım
Müzesi'nde gerçekleştirilen serginin küratörlüğünü müze müdürü
Andrea Branzi ve Luisa Collina üstlenmiş. Üç
bölüm olarak hazırlanan sergide POLI.design'ın 2007 yılında Benetton için
düzenlediği "Colordesigner" yarışmasının altı finalistinin
projeleri, 700'ün üzerindeki katılımcıdan öne çıkanların yaratıcı çözüm
önerilerinin video enstalasyonları ve Benetton'un farklı ülkelerde inşa edeceği,
ünlü mimarlar tarafından hazırlanan on mağazanın maketleri yer alıyor.
Benetton Group Yönetim Kurulu Başkanvekili Alessandro
Benetton, "Biz başlangıçtan bu yana kavramsal çerçevemizi hiç
değiştirmedik. Tabii ki değişen dünya ile birlikte değişimler yaşadık" diyerek
başladı sergi öncesi yaptığımız söyleşiye. Benetton, mimari ve tasarımın
kurumsal kültürlerindeki önemini ısrarla vurguluyor. Tasarımı ve mimariye
verdikleri önemi gruplarının özü, marka değerinin yansıması ve dünyayla
iletişimlerinde en belirleyici unsur olarak görüyor. 44 yıl öncesinin öncü
fabrikaları, mağazaları ve ünlü araştırma merkezleri "Fabrika", mimar Afra ve
Tobia Scarpa, Tadao Ando gibi ünlü mimar ve tasarımcılarla yaptıkları işbirliği
sayesinde ortaya çıkmış.
Milano Politecnico Tasarım Fakültesi kuruluşu olan
POLI.design ile ortaklaşa yürüttükleri proje, gençlerin
fikirlerine yatırım yapmaları da araştırma ve yaratıcılığı desteklemenin
kalkınmada hayati bir önemi olduğuna inançlarının sonucu. Alessandro
Benetton yaşadığımız global krize rağmen dünyanın geleceği konusunda
karamsar değil. Dünya dengelerini belirleyen Amerika gibi bir ülkede Obama'nın
başkan seçilmesi ve yeni başkanın felsefesi düşüncelerini etkileyen olumlu
etmenler arasında. İkinci kuşak Benetton, 44 yıl önceki heyecanlarından henüz
bir şey kaybetmediklerini, biraz ağırdan alsalar da planladıkları yatırımları,
dünyanın dört bir yanındaki mağazalar başta olmak üzere, hayata geçireceklerini
söylüyor.
Hepsi birbirinden ilginç, içinde yer alacağı kentin ruhunu yansıtacak ve
mimari karakteriyle uyumlu şekilde tasarlanan mağazaların ortak özelliği
teknolojinin nimetlerinden yararlanırken tarih ve doğaya saygıyı elden
bırakmamaları. İstanbul'da Bağdat Caddesi'nde bu yılın sonunda
açılacak Benetton mağazasının tasarım ve mağaza konseptini bir İstanbul âşığı
olan, ünlü mimar ve tasarımcı Piero Lissoni ve ekibi
yapmış.
Küratörler Andre Branzi ve Luisa Collina da "Opening Soon-Çok Yakında"
sergisinin son on yılda değişen ve gelişen pazar alışkanlıklarının sonucu
olduğunu söylüyor. Bugün küresel dünyada tüketim alışkanlıkları yeni bir ahlaki
değeri de yansıtıyor. Artık seçtiğimiz ürün kültürel olduğu kadar siyasal
kimliğimizi de belirliyor. Seçilen perakende alanları sadece tüketim mekânı
değil kültürel kimliğimizi yansıtan, birçok etkinliği bir arada yapacağımız,
kendimizi rahat hissettiğimiz yerler oluyor. Şehirlerin dışında kurulan
alışveriş merkezleri Branzi'ye göre geleceğin post-modern şehir modelini temsil
ediyor.
Eski şehir düzeninin üstüne kurulu olduğu parametreler yakın bir gelecekte
yerini "Colordesigner Uluslararası Parekende Tasarım
Yarışması"nda birinci olan "Combispace" projesindeki
gibi mekânlara bırakacak gibi görünüyor. Portekizli mimar Luis Pereira
Miguel, özgür, insanların içinde rahat hareket edebileceği, girip
çıkacağı, her türlü moda etkinliğinin yapılabileceği bir ortak alan yaratmak
amacıyla yola çıkmış. Sadece ürün satan bir yer değil, sosyal ve politik işlevi
olmasına da özen göstermiş.
"Geleceğin ne getireceğini bilemeyiz" dese de gelecekte perakende alanlarının
sadece ürün satan bir yer olmaktan ziyade buluşma mekânı olarak şekil bulacağını
düşünüyor. Zaten kendi projesi de bunun bir örneği. Yemek, eğlence, alışveriş,
sanat etkinliklerinin olacağı ama teknolojiye bugünden daha bağımlı bir ortak
alan. Alessandro Benetton'un söylediği gibi, yeni fikirler gençlerden
çıkıyor.
[Sayfa]
Benetton 44 yılı geride
bıraktı
1970'li, 80'li yıllarda İtalya ya da Avrupa'nın farklı kentlerinde Benetton
mağazalarının içine girmek bile bir neşe kaynağıydı. Gökkuşağı renklerine
bürünmüş, dünyanın dört bir tarafından etnik desenlerle örülmüş kazakları ve
yalın dekorasyon anlayışıyla özellikle gençler arasında kısa sürede popüler
oldu. Her şeyin açık ve şeffaf olduğu yeni mağazacılık felsefesi, müşterilerle
ürün arasında engel olmaması, gençlerin çalışması Benetton'ı farklı kıldı.
1990'lı yıllarda da dünyanın dört bir yanındaki açlık, ırk ayrımcılığı gibi
sorunlara parmak basan kampanyalar, fotoğraf sergileri, Colors dergisi gibi
sosyal sorumluluk projeleri ile kendilerini yenilediler.
Luciano Benetton, 1965 yılında kardeşleri Giuliana, Gilberto ve Carlo ile
birlikte Benetton Group'u kurmuş. Bugün grubun United Colors of Benetton,
Sisley, Playlife, Killer Loop gibi farklı markaları 120 ülkede 5500 kadar
mağazası var. 1991 yılında Colors adlı dergiyi çıkarmaya başlamışlar. Dergi,
Londra'daki Tasarım Müzesi'nde son 25 yılın en etkileyici 25 tasarım objesinden
biri olarak sergileniyor. 1994 yılında da Benetton'ın iletişim ve araştırma
merkezi olarak "Fabrika" açmışlar. Birleşmiş Milletler, BM Mülteci Komisyonu,
Amnesty International, Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi kâr amacı gütmeyen
organizasyonlarla ortak birçok projeye imza atmışlar. Müzik, fotoğraf,
sinema-video, tasarım ve basın alanlarında da öncü çalışmalara destek
veriyorlar.
0 Yorum
Yorum Yap