AKP’li Melih Gökçek yönetimindeki
Anakent Belediyesi, başkenti alt-üstgeçitler ve köprülü
kavşaklarla donatırken, aynı “özeni” metro konusunda
göstermiyor. Toplam 79 adet köprülü kavşağı en kısa sürede bitireceğini duyuran
Gökçek, Çayyolu, Keçiören ve
Sincan metro inşaatları konusunda ağırdan alıyor. Söz konusu
alanlarda geçtiğimiz 3 ay içerisinde başlayan “göstermelik” çalışmalar, “Gökçek,
metroyu yerel seçimlere yatırım aracı olarak kullanıyor” yorumlarını da
beraberinde getiriyor.
Birbiri ardına inşa ettiği köprülü kavşaklarla başkenti adeta otobana çeviren
Anakent Belediye Başkanı Gökçek, söz konusu kavşakların örneğine Avrupa’da
rastladığını ileri sürüyor. Gökçek’in bu savını yalanlayan birçok meslek odası
ve sivil toplum kuruluşu, “köprülü kavşakların kent merkezine araç girişini
artırarak yayalara adım atacak yer bırakmayacağı, çözümün toplu taşıma ve raylı
sistemin geliştirilmesi ile mümkün olacağı” konusunda uyarılarda bulunuyor.
Ancak uzman görüşlerine kulak asmayan Gökçek, metro ağını genişletmek yerine
köprülü kavşakların yapımına hız vererek bildiğini okuyor.
Anakent Belediyesi geçtiğimiz yıllarda, var olan raylı sistem hatlarına (
Dikimevi-AŞTİ ve Kızılay-Batıkent) takviyeler yaparak metro ağını Çayyolu,
Keçiören ve Sincan’a dek taşıyacağını duyurmuştu. Ancak söz konusu projelerde
yapım aşamasına geçilmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen inşaatların hâlâ
bitirilememesi söz konusu bölgelerdeki yurttaşların tepkisini çekiyor. Ayrıca,
inşaatların bitmemesi nedeniyle birçok bölgede ulaşım sorunları yaşanıyor,
trafik kilitleniyor. Anakent Belediyesi’nce uygulamaya konulan raylı sistem
projeleri ve söz konusu projelerde gelinen son durum şöyle:
[Sayfa]
- Çayyolu Metrosu (Mavi Hat): 2002 yılında yapımına
başlanan metro inşaatı Kızılay, Necatibey, Milli Kütüphane, Söğütözü, MTA, ODTÜ,
Bilkent, Köy Hizmetleri, Beytepe, Ümitköy, Çayyolu-1 ve Çayyolu-2 duraklarını
kapsıyor. ODTÜ, Bilkent ve Hacettepe üniversitelerinin oldukça yakınından geçen
Çayyolu Metrosu’nun yapılması halinde öğrencilerin bu kampuslara ulaşımının
kolaylaşacağı düşünülüyor. Henüz belirli bir bölümü bitirilebilen 16 bin 590
metre uzunluğundaki hattın bir bölümü, Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın yanından
geçiyor. İnşaat nedeniyle park zarar görürken, çalışmaların bir türlü
sonlandırılamamasından başkentin en işlek caddelerinden biri olan Atatürk
Bulvarı da nasibini alıyor. Bulvar üzerinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)
binasının önü aylardır inşaat alanı halinde.
Keçiören esnafı kan ağlıyor
- Keçiören Metrosu (Lacivert Hat): 2003 yılında
yapımına başlanan hattın 10 bin 582 metre uzunluğunda olması planlanıyor. Hat,
Tandoğan’dan başlayarak EGO, AKM, ASKİ, Dışkapı, Meteoroloji, Belediye,
Mecidiye, Kuyubaşı, Dutluk ve Gazino duraklarından geçerek en sonunda Keçiören’e
ulaşıyor. İnşaatın tamamlanması halinde bölgedeki ulaşım sorununun büyük ölçüde
çözüleceği bekleniyor. Ancak inşaat alanına geçtiğimiz üç aya kadar “çivi bile
çakılmadığı” ifade edilirken, bölgedeki yurttaşlar da tepki gösteriyor. Yerel
seçimlerin yaklaşması nedeniyle inşaatın yapımında az da olsa bir ilerleme
sağlandığı belirtiliyor. Metro inşaatının sürdüğü Keçiören’de, inşaat alanının
sağında ve solunda birçok esnaf zor şartlarda geçimini sağlamaya çalışıyor.
İnşaatın bölgedeki ekonomik yaşamı olumsuz etkilediği belirtilirken, bölge
esnafı da dükkanlarının inşaat nedeniyle küçücük bir alana hapsolmasından ve
satış yapamamaktan şikayetçi. Esnaf, inşaat yokken dükkanlarını iyi bir şekilde
işlettiklerini ancak inşaatın başlamasıyla birlikte adeta “sinek avlamaya”
başladıklarını belirtiyor. Konuya yönelik tepkilrrini basın yayrn organları ve
Anakent Belediyesi’ne ilettiklerini belirten bölge esnafı geçtiğimiz aylarda bir
protesto yürüyüşü yapmayı planladıklarını ancak Anakent Belediye Başkanı
Gökçek’in “İnşaatı 3 ay içerisinde bitireceğim” diye söz vermesi üzerine
yürüyüşten vazgeçtiklerini dile getirdi. Bitmeyenrinşaat nedeniyle birçok dükkan
sahibinin ekonomik darboğaza girerek kepenk indirmek zorunda kaldığını bildiren
bölge esnafı, uygulamaya yönelik tepkilerini “Mahvolduk, bittik” sözleriyle
özetledi.
- Sincan Metrosu (Sarı Hat): 2001 yılında yapımına
başlanan ve 15 bin 360 metre uzunluğundaki bir alana yayılması düşünen metro
sırasıyla Batıkent, Batımerkezi, Mesa, Botanik, İstanbulyolu, Göksu-Eryaman,
Eryaman-5, Devlet Mahallesi, Harikalar Diyarı, Fatih, Törekent ve Organize
Sanayi Bölgesi duraklarını izliyor. Projenin hayata geçirilmesi halinde, kent
merkezinden oldukça uzak bir noktada bulunan Eryaman’a ulaşımın kolaylaşacağı
düşünülüyor. Özellikle Eryaman ve Fatih’te yaşayan yurttaşlar ulaşım zorluğunu
yoğun bir şekilde hissederken, 1 saate yakın bir süre otobüs ya da dolmuş
bekliyorlar. Ancak hatta uzun bir süredir çalışmalar devam etmesine karşın bir
türlü tamamlanamıyor.
[Sayfa]
'Başkent lunaparka döndü’
Konuyla ilgili Cumhuriyet Ankara’ya değerlendirmelerde bulunan TMMOB Şehir
Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Erdal Kurttaş, Anakent
Belediyesi’nin raylı sisteme kaynak aktarmadığını onun yerine köprülü kavşaklar
inşa ederek başkenti “lunapark”a döndürmeyi yeğlediğinin altını çizdi. Alt ve
üstgeçitlere aktarılan kaynağın raylı sisteme yansıtılmadığını, metro
şantiyelerinin birer mezbeleliği andırdığını dile getiren Kurttaş, bitmeyen
inşaat sebebiyle Keçiören, İnönü Bulvarı, Karayolları ve MEB binaları önlerinde
büyük sorunların yaşandığını belirtti. Kurttaş, inşaatlar sebebiyle trafikte
sıkışıklıkların meydana geldiğini bunun da kazalara davetiye çıkardığını
söyleyerek, “Anakent Belediye Başkanı Gökçek raylı sisteme hiç kaynak
aktarmazken, TCDD Gar’ının önüne inşa edilen köprülü kavşağı 35 günde bitirmekle
övünüyor” diye konuştu. Bu tür uygulamalar devam ettiği ve raylı sistemin
geliştirilmesine gereken önemin verilmemesi halinde yayaların hareket edecek bir
alan bulamayacakları konusunda uyarılarda bulunan Kurttaş, sözlerine şöyle devam
etti:
“Toplu taşımacılık, farklı kombinasyonların bir araya getirilmesiyle
oluşturulan ana plandır. Ancak şu an Ankara’da böyle bir planın yapılmadığını
görüyoruz. Yürürlükte olan plan köprülü kavşakları meşrulaştırarak toplu
taşımaya bir çözüm getirmiyor. Nüfusu bir milyonu geçen tüm kentlerde toplu
taşımanın teşvik edilmesi ve raylı sistemin geliştirilmesi şart. Bu yolla
yurttaşlar kent içinde hızlı, ucuz ve konforlu seyahat edebilirler. Bugün
Ankara’da metronun yeterince geniş bir alanı kapsamaması büyük bir ayıp. Bizdeki
gibi özel taşıtı ve hızı teşvik edici uygulamaların örneklerini Avrupa’da görmek
mümkün değil. Raylı sistem her ne kadar başlangıçta masraflı gözükse de orta ve
uzun vadede köprülü kavşaklara göre daha hesaplı olduğu görülmektedir.”
‘Yurttaşları düşünmüyor’
Raylı sistem projelerinin “yerel seçimlere yatırım aracı” olarak
görülebileceğine de dikkat çeken Kurttaş, son üç ayda inşaat alanlarında yaşanan
kıpırdanmaların o projeye yatırım yapılacağı anlamına gelmeyeceğini söyledi.
Gökçek’in ulaşım planlama anlayışının toplumun yararlarını gözetmediğini dile
getiren Kurttaş, “Önemli olan konforlu, ucuz ve hızlı ulaşımı sağlamaktır. Bunun
haricinde Gökçek ‘Ben ne yapsam karşı çıkıyorlar’ anlayışından vazgeçmelidir.
Sorun kişisel olmayıp tamamen Gökçek’in yönetim anlayışı ile ilgilidir” diye
konuştu.
0 Yorum
Yorum Yap