- yapi.com.tr
- 27.07.2010
- GÜNDEM
- 2 okunma
Metal İşçilerinin Birliği
İşçi etkinliklerinde genel olarak sendikacılar söz sahibi olur, oysa Metal İşçileri Birliği etkinliğinde taban söz sahibiydi. İşçiler, Eylül'de yapılacak toplu iş sözleşmesini konuştu.
Metal işkolu, stratejik bir üretim alanı. Gerek yarattığı sermaye birikimi
gerekse de lokomotif misali peşinden sürüklediği bir dizi sektör olması
açısından stratejik. Önemli bir sektör olması bu alanda sermaye ile emek
arasındaki çelişkilerin de derin olmasını doğuruyor. Sektörün patronları oldukça
“stratejik” bir yöntem geliştirerek, işçi muhalefetine dönük güçlü bir barikat
oluşturuyorlar. Metal Eşya Sanayicileri Sendikası (MESS) bu
barikatlardan sadece biri. 130 bin metal işçisini kapsayan 2010-2012 tarihli
MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri Eylül’de yapılacak.
Bundan dolayı MESS’in ve metal patronlarının bu konuda rahat olduklarından
kimsenin kuşkusu yok. Bu rahatlığın gerisinde ağır şartlar altında çalıştırılan
onbinlerce metal işçisinin örgütsüz, dağınık ve şekilsiz yapısı var. Doğadaki
her hareketin ve olayın birbirine bağlı olduğu bizim için bilimsel bir veridir.
Şu halde şu soruyu sormamız gerekiyor: İşçi sınıfı dağınık ve örgütsüz bir
yapıya sahipse onların sendikaları ne iş yapar? Sendikalar, işçi sınıfının
içerisinde Truva Atı gibi konumlanmış durumda. Yani işbirlikçi ve uzlaşmacı
sendikal anlayış da MESS’i rahatlatan en önemli unsurların başında geliyor. Şu
halde her fırsatta mücadele isteğini farklı bir şekilde sunan metal işçisi
yalnız mı? Hayır. Metal işçileri sendikal itaat karşısında sendikal bürokrasiye,
ağır çalışma koşullarına karşı da MESS’e kafa tutuyor.
27 Haziran günü İstanbul’da bir sempozyum vardı. Metal İşçileri
Birliği tarafından gerçekleştirilen sempozyum ilginç tartışmalara sahne
oldu. Metal sektörünün bir unsuru olarak tersanelerde çalışan biz işçiler de bu
sempozyumdaydık. MESS Grup Toplu İş Sözleşmeleri her ne kadar bizi
ilgilendirmiyor gibi görünse de TİS sürecinden çıkacak sonuç bizi de, sınıfın
tüm unsurlarını da yakından ilgilendiriyor. Sempozyumda sendikal bürokrasiye
karşı mücadele yöntemleri ve sermayeye karşı mücadele hattı tartışıldı. Metal
İşçileri Birliği’nin sendikalara alternatif bir örgütlenme olmadığı vurgusu
ısrarla yapıldı. Sendikaların tepesine çöreklenmiş ağalara karşı nasıl mücadele
verilmesi gerektiği vurgulandı. Metal işkolunda yetkili olarak Türk-Metal,
Hak-İş ve DİSK sendikaları var. Dolayısıyla 2010-2012 TİS görüşmelerinin direkt
muhatapları bu sendikalar. Türk-Metal, işçi hakları konusunda ihanetini
sürdürüyor. Türk-Metal Holding gibi ya da en uç haliyle devlet güdümlü olarak
çalışıyor. Bu ihanetçi damara, Hak-İş’e bağlı Çelik-İş sendikasının ümmetçi
anlayışı eklenince ortada mücadele adına hiçbir şey görünmüyor. DİSK’e gelince,
metal iş kolu sendikası Birleşik Metal-İş sendikasının farklı bir çizgide olduğu
iddia edilir. Fakat grup TİS’lerinde ya da daha başka alanlarda DİSK’in “D”sini
kimse görmüyor. Devrimci işçilerin kurduğu bir sendika olması açısından DİSK,
bugün geldiği nokta itibarıyla uzlaşmacı sendikacılık anlayışının en somut
örneklerini veriyor. 2008-2010 TİS dönemlerinde Türk-Metal sendikasına dönük tüm
yoğun muhalefetine rağmen aynı taslağa imza atmış olması neyin ifadesi? Esnek
üretim uygulamaları grev nedeni sayılmalıyken, ilerici bir sendika olarak
bilinen Birleşik Metal-İş nasıl olur da “esnek üretimi” onaylayan bir tutum
alır? Bunun gerisinde mücadele ufkunun sınırlılığı yatıyor. 2008-2010 TİS
müzakerelerinde yenilgiye uğrayan Birleşik Metal-İş sendikası yönetimi, geçen
iki yıllık zaman zarfında “MESS’in çaldıklarını geri almak” için nasıl bir
hazırlık yaptı? Bu iki yıllık zaman zarfı burjuvaziyle olan kavgayı kazanmak
adına ne yazık ki herhangi bir çaba sarf etmedi. Sendika yönetimi mücadele etmek
yerine sararmayı tercih etti. MESS grup sözleşmelerinde önemli olan noktalardan
biri, TİS taslaklarının hazırlanması. Bu taslak sendika yönetimleri tarafından
işçilerin haberi olmadan hazırlanıyor. Söz yetki kararının işçilere verilmesi,
TİS komitelerinin her üretim biriminde ayrı ayrı oluşturulması ve tek bir
fabrika komitesinde merkezileşmesi, TİS komitelerinde yer alacak kişilerin
işçiler tarafından seçilmesi, kadrolu taşeron ayrımı yapılmaması, TİS komiteleri
fabrikalarda derinleştirilirken havza-bölge-il ve ülke çapında
merkezileştirilmesi, izlenmesi gereken yollardan birkaçı. Böylelikle sendika içi
demokrasi oturabilir, sınıf sendikacılığı şekillenebilir. Bunun aksi sendikal
oligarşidir. TİS görüşmelerinde talepler de oldukça önemli bir yerde duruyor.
Metal işçileri MESS’in dayatmaları karşısına net taleplerle çıkmalı. Bu
taleplerin başlıcaları şunlar:
1. Ücret ve hak kayıpları karşılansın, insanca yaşamaya yeten ücret düzeyi
sağlansın,
2. Eski ve yeni işçiler arasındaki ücret farklılıkları
kapatılsın. Eşit işe eşit ücret,
3. İşten atmalar yasaklansın! Tüm
çalışanlara iş güvencesi,
4. Tüm biçimleriyle esnek çalışma uygulamalarına
son verilsin,
5. Taşeronlaştırma uygulamasına son verilsin. Taşeron işçiler
kadroya alınsın,
6. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınsın.
Metal İşçileri Birliği, tüm bu önerileri fazlasıyla irdeledi. İkinci bölümde
fabrikalardan örgütlü örgütsüz işçiler işyerlerindeki deneyimlerini ve
hazırlıklarını aktardılar. Öne çıkan en anlamlı vurgu, taban inisiyatiflerinin
oluşması sendikal bürokrasiden de, sermayeden de hesap sormanın biricik yöntemi
olması idi. İşçi etkinliklerinde genel olarak sendikacılar söz sahibi olur, oysa
Metal İşçileri Birliği etkinliğinde taban söz sahibiydi. Bütün bu hazırlık ve
deneyimler sınıf sendikacılığını yeniden inşa edebilecek nüveleri barındırıyor.
Doğal olarak da MESS’e karşı durma iradesini de barındırıyor. Metal işçileri 98
yılında Türk-Metal sendikasının ihaneti karşısında ayaklanmış, Türk-Metal
sendikasından istifa edip Birleşik Metal-İş sendikasına geçmişlerdi. Ancak
böylesi bir ayaklanmayı gerçek kazanımlarla taçlandıracak bir önderlik yoktu.
Metal İşçileri Birliği, bu önderlik boşluğunun doldurulabileceğinin umutlarını
mücadele programıyla fazlasıyla veriyor.
Zeynel NİHADİOĞLU / Tersane İşçileri Birliği Derneği
Başkanı
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap