Yapı Sektörünün Haber Portalı

Merkez Ankara Davasında Savcı Mütalaasını Açıkladı

Stajyer 2 mühendislik öğrencisinin yaşamını yitirdiği Merkez Ankara inşaatına yönelik dava kapsamında savcı, gelen bilirkişi raporuna dayanarak mütalaasını açıkladı. Hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri ise organizasyon şeması olmadan bilirkişi raporunun hazırlanmasını eksiklik olarak eleştirdi.

Merkez Ankara Davasında Savcı Mütalaasını Açıkladı

Merkez Ankara” inşaatında 15 Ağustos 2022'de şiddetli fırtına ve sağanakta perde kalıpların devrilmesi sonucu stajyer 2 mühendislik öğrencisinin yaşamını yitirmesi ve birinin yaralanmasına yönelik Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması süren 5 sanıklı davaya devam edildi.

Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre; duruşmaya, tutuksuz sanıklar Pasifik İnşaat’ın taşeron firması Bozbaşoğulları İnşaat’ın işveren vekili İnan Yücel, firmanın ustabaşı Bayram Yüksel, inşaat mühendisi Alpcan Ergüven, iş güvenliği uzmanı Emrah Akyol, Pasifik İnşaat Proje Müdürü Sinan Kar ve olayda yaralanan stajyer Ege Kıratlı, kazada yaşamını yitiren Emre Çetin’in babası İsmail Çetin ile Taha Öztürk'ün babası Zeki Öztürk katıldı.

Mahkeme Başkanı, duruşma başında dosyaya gelen bilirkişi raporunu okudu. Raporda; İnan Yücel’in asli derecede, Sinan Kar’ın tali derecede; Emrah Akyol, Alpcan Ergüven ve Bayram Yüksel’in kusurlarının varlığına dair yeterli bilgi ve belge olmadığından kusurlarının olmadığına dair görüş olduğu belirtildi. Cumhuriyet savcısı da esas hakkındaki mütalaasında bilirkişi raporu kapsamında İnan Yücel ve Sinan Kar'ın cezalandırılmasını, Emrah Akyol, Alpcan Ergüven ve Bayram Yüksel’in de beraatini istedi.

Reklam Goruntulenme Bolumu

“Yetki şeması çıkmaması eksikliktir”
Esas hakkındaki mütalaaya karşı söz alan Ege Kıratlı; “Yetki şeması çıkmamışken bilirkişi raporunun çıkması eksiktir. Daha yetkili kişiler sorumludur. Bu şantiyede yaşanan iş cinayeti ilk değildir, daha önce de yaşanmıştır. Buradaki alınmayan önlemler, ihmaller sistematiktir” dedi. Baba Zeki Öztürk ise “Biz iki tane evladımızı kaybettik. Burada çok açık ihmaller vardır. Biz sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Öztürk ailesinin avukatı Murat Yılmaz, bilirkişi raporuna katılmadıklarını ifade etti ve esas hakkındaki mütalaaya karşı; “Firma yetkililerinin defalarca dinlenmesini talep ettik, kabul edilmedi. Projenin detaylarını, organizasyon şemasının açığa kavuşturulmasını talep ettik. Ama dosyaya kazandırılmadı. Geldiğimiz aşamada karar verilemez” savunmasında bulundu.

“Bir kişinin bile tutuklu yargılanmaması vicdanları yaralıyor”
“Bilirkişi raporunda organizasyon kusuru olduğu söyleniyor; ancak bu kusur iki kişiyle mi olur?” diye soran Av. Yılmaz; “Yetkililer eliyle olur bu sorun. Söz konusu olay, bir iş kazası değildir. Kırmızı alan olarak belirlenen yere inşaattaki ilk günleri olan çocukları mı çıkarırsınız? Alpcan Ergüven, stajyerlere ‘kırmızı alana çıkabilirsiniz’ diyor ama beraat isteniyor. Biz olası kast hükümlerinin uygulanmasını istiyoruz. Zira 150-200 öğrencinin ‘eylem yaparsa’ diye tutuklandığı ortamda, iki öğrencinin öldüğü ve bir öğrencinin yaralandığı olayda bir kişinin bile tutuklu yargılanmaması vicdanları yaralamaktadır” dedi.

Çelişkilerin giderilmesi için yeni rapor istendi
Mahkeme Başkanı, raporlar arasında bir kısım çelişkiler bulunduğu gerekçesiyle yeni bir heyetten çelişkilerin giderilecek şekilde bilirkişi raporunun alınmasına karar vererek, davayı 2 Kasım’a erteledi.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.