İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci
Görür, Marmara’daki Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda (KAF)
1999’da meydana gelen depremlerin yarattığı stresin her geçen yıl arttığına
dikkat çekerek TOKİ’nin uyguladığı konut edindirme sisteminin kenti depreme
hazırlamak için kullanılabileceğini söyledi. Görür, “TOKİ 2-3 yılda 300 bin bin
konut yaptı. Depremden bugüne geçen 9 yılda 5-6 yüz bin konut yapabilir,
İstanbul depreme hazır bir kent olabilirdi. Bunun için kaynağa da ihtiyaç yok”
dedi.
Görür, İstanbul’da yarın deprem olsa zeminin çürük olduğu
Küçükçekmece, Büyükçekmece,
Maltepe, Tuzla, Pendik,
Eminönü ve sahil kesiminde büyük yıkımlar olacağını vurguladı.
Boğaziçi Üniversitesi’nin yaptığı deprem senaryosuna göre
beklenen depremde kentte 40-50 bin binanın yıkılacağının tahmin edildiği
anımsatan Görür, bu rakamın çok düşük olduğunu söyledi. 100 binin üzerinde
binanın yıkılabileceği tahmininde bulunan Görür, “İstanbul’da 1.2 milyon bina
var. Buna 1 milyon diyelim. Binaların yüzde 90’ının sağlam olduğunu insanları
öldürmeyeceğini düşünelim. O zaman 900 bin bina sağlam 100 bina çürük. 100 bin
binanın da yüzde 50’sinde insanların öleceğini düşünsek 200 bin insan ediyor.
BÜ’ün senaryosuna göre 50 bin can kaybı olacak. Bu mümkün değil. Baskı nedeniyle
çok minimize edilmiş. Hasar daha büyük olacaktır” dedi.
TOKİ depreme uyarlanabilir
İstanbul’un depreme hazır olmadığını bir kez daha yineleyen Görür,
yurttaşların hazırlık sürecinden tamamen dışlandığını vurguladı. Depreme
hazırlık çalışmalarında TOKİ’nin örnek alınması gerektiğine dikkat çeken Görür,
kurulması gereken sistemi şöyle anlattı:
“TOKİ her türlü olanaksızlığına karşın arkasında hiçbir gücün olmamasına
karşın arz talep nedeniyle, rant nedeniyle siyasi çıkar için 100 binlerce konutu
üretmeyi beceriyor. Varsalayalım TOKİ’nin arkasında rant ya da siyasi çıkar
değil halkın can güvenliği olsun. İstanbul’da olası depremde en fazla darbeyi
alacak semtlerin daha güvenli hale getirilmesi ya da daha güvenli yerlere
taşınması TOKİ’nin amacı olsun. TOKİ’yi, banka sektörünü, müteahhitlik sektörünü
teşvik ederek bir çatı oluşturulabilir. Uluslararası kredi alınabilir. Depremi
bekleyen bir kentte inşaat sektörü bu kadar çok ev yapıp satabiliyorsa neden
bunun felsefesine depremi oturtmadınız? Hükümete aklına gelmiyorsa buradan bu
sistemi hayata geçirmesini öneriyorum.”
0 Yorum
Yorum Yap