İstanbul Kimyasal Maddeler ve Mamülleri
İhracatçıları Birliği (İKMİB) ve Madeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri
Derneği (MAPESAD) tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada şu ifadelere yer
verildi:
"Ülkemizin bulunduğu coğrafik konum ve sanayileşmede yaşanan
gelişmeler, Türkiye’de uluslararası ve yerli yatırımcıların, modern madeni yağ
fabrikaları kurmasının temelini oluşturdu. Kurulan bu tesisler, yıllar içinde
uluslararası piyasalarda teknolojisiyle de rekabet edebilecek kadar mesafe kat
etti. Hatta ülkemiz, kapasitesiyle madeni yağ üretim üssü haline geldi ve bu
alanda günümüzde uluslararası markalara fason üretim
gerçekleştiriliyor.
Ancak son günlerde yaşanan gelişmeler, sektörün ülke ekonomisine
katkısını ciddi olarak tehdit eder duruma geldi. Yaşanan sorunlara acilen tedbir
alınmazsa, Türkiye madeni yağ üreten değil ithal eden bir ülke konumuna gelecek.
Sorunun başlangıç noktasının ise motorine, ucuz olması nedeniyle yağ katmaya
başlanması olduğu iddia ediliyor. Motorine katılan bu ucuz yağ ise 10 numara yağ
olarak adlandırılıyor. Yağ tenekelerine madeni yağın haricinde kaçak akaryakıt
bitkisel yağlar, atık yağlar, solvenler ve benzer karışımlar konularak satıldığı
biliniyordu. Hatta bu ürünlere isim bile verildi ve adları 10 numara yağ oldu.
Bu durum madeni yağdaki ÖTV miktarı artırılarak önlenmeye çalışıldı ancak zaten
bu işi yapanlar bir kılıfını bularak, yine aynı fiyattan ürünlerini satmaya
devam etti. Buna karşılık gerçek sanayici ise zor durumda kaldı."
Açıklamada, İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz ve MAPESAD
Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Koçak'ın sorun tespiti ve çözüm önerilerine de yer
verildi:
"Madeni yağ ürünleri 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi’ne tabii.
2 Temmuz 2008 tarih ve 26924 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak Bakanlar Kurulu
Kararı uyarınca yürürlüğe giren yeni ÖTV oranları sektörümüzü ciddi sıkıntıya
soktu. Şöyle ki; 4760 sayılı kanuna ekli (I) sayılı listenin (B)
cetvelinde yer alan malların ÖTV oranı 0,350 YTL/Kg’dan 0,9345 YTL/Kg’a
yükseldi. Buradaki vergi artış oranı yüzde 267 oldu.
Aynı kanunun 8’inci maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca (I)
sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere tesliminde
uygulanan tutar 0,015 YTL/Kg iken 0,750 YTL/Kg’a çıktı. Artış oranı % 5000 oldu.
Sanayiye hammadde olarak giren bu tür mamullerin ÖTV’sinde gerçekleşen bu aşırı
artış sanayicimizi zor durumda bıraktı. [Sayfa]
Burada dikkat çekmek istediğimiz diğer önemli bir konu da;
4760 sayılı ÖTV Kanunu’nda (I) sayılı listeye dahil olmayan malların yurt içinde
imalinde 0,750 YTL/Kg ÖTV alınırken, bu mallar yurt dışından ithal edildiğinde
hiçbir vergi alınmıyor. Bundan dolayı (I) sayılı listeye dahil olmayan malların
ithalatından herhangi vergi alınmaması yurt içi üreticilerinin aleyhine ciddi
problemler oluşturuyor. Kararname yeni olmasına rağmen ithalatın daha şimdiden
artması ileride daha çok artacağını da gösteriyor ki bu da yerli üreticileri
zora sokacak. Üretim tesislerimizi kapatıp bizlerin de üretici konumundan
ithalatçı konuma gelmemesi için; bu haksız uygulamanın ithalata da vergi konarak
engellenmesi gerekiyor.
Ayrıca Türkiye’de baz yağ üreticisi ülkemizdeki tek rafineri
olan TÜPRAŞ’tır. İhraç edilmek şartıyla üretilecek madeni yağın yurt içinden
yani TÜPRAŞ’tan alınması halinde ÖTV Kanunu’nun 5 numaralı Tebliği gereği 0,05
YTL/Kg ÖTV alınıyor. Bu ihraç edilecek malın maliyetini artırdığından
uluslararası piyasada rekabet gücümüzü ciddi oranda azaltıyor. Bir de buna
TÜPRAŞ’ın, ihraç şartıyla alınan baz yağa ortalama 0,100 YTL/Kg ek ücret koyması
işimizi daha da zorlaştırıyor.
Ayrıca hemen her sektörde olan merdiven altı diye tabir edilen
kalitesiz baz yağlarla yapılan madeni yağ üretimi de ciddi bir tehdit haline
gelmiş durumda. Bu nedenle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), madeni
yağ lisansı verirken yeni kriterleri devreye sokması gerekiyor.
Yurt dışından kalitesiz ithal edilen madeni yağ ithalatı ise bir
diğer sorun. Yerli üreticilere TSE zorunluluğu varken yurt dışından ithal edilen
madeni yağlara TSE zorunluluğu olmaması, ülkemize giren kalitesiz ürünlerin
artmasına neden oluyor. Ürün kalitesiz olduğu için fiyatları da doğal olarak
ucuz. Bu da tabii ki yerli üreticilere çok ciddi sıkıntılar yaşatıyor. Bundan
dolayı ithal edilen madeni yağ ürünlerinde oluşan bu haksız rekabeti önlemek
amacıyla ek vergi konması gerekiyor."
0 Yorum
Yorum Yap