Madencilik faaliyetlerini sınırlandıran en temel düzenlemelerden biri yürürlükten kaldırıldı. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, maden faaliyetlerinin nerede ve hangi koşullarda yapılacağını belirleyen Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği iptal edildi.
BirGün’den İlayda Sorku’nun haberine göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karar, çevre koruma ve kamu denetimi açısından kritik bir dönüm noktası niteliğinde.
2005’ten bu yana yürürlükte olan ve uzmanların yetersiz olması nedeniyle düzenleme yapılması yönünde uyarılarda bulunduğu yönetmelik, madencilik faaliyetlerinin kontrolsüz biçimde yürütülmesini engelleyen ana çerçeveyi oluşturuyordu. Hangi alanlarda madencilik yapılabileceğini, hangi kurumlardan izin alınması gerektiğini ve çevre, tarım ile orman alanlarının nasıl korunacağını net kurallara bağlayan yönetmelikte, neredeyse tüm ülkeyi kapsayan bir koruma alanı tanımlanıyordu. Ormanlar, milli parklar, tarım arazileri, meralar, su havzaları, kıyılar ve denizler, turizm bölgeleri, sit alanları, kültürel miras sahaları ve askerî bölgeler yönetmelik kapsamında yer alırken bu alanlarda yapılacak her faaliyet farklı kurallar ve sınırlamalarla denetleniyordu.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Yürürlükten kaldırılan yönetmeliğin detaylı ve kapsamlı olduğuna dikkat çeken çevre avukatı Mert Yedek, şirketlerin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçleri başlamadan önce belirli izinler alması gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bir maden şirketi faaliyete geçmek için arazi vasfına ilişkin izinler almak durumunda. Bu izinler işgal yasası olarak da bilinen torba yasayla birlikte MAPEG’e devredilmişti. Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin yayımlanan kararla birlikte artık izinlerin hangi koşul ve şartlarda alınacağı Cumhurbaşkanlığına devredilmiş oldu. Yönetmelikte belirtilen usullerin nasıl yapılacağına dair bir belirsizlik yarattı bu durum.”
Yönetmeliğin madenciliğin nasıl yapılacağını değil hangi şartlar altında yapılacağını düzenlediğini belirten Yedek, “Yönetmelik koruma alanlarının, kuralların belirlenmesi üzerine yürürlükteydi. Çevresel ve idari süreçleri belirliyordu. Kaldırılmasıyla birlikte altın madenciliğinde daha fazla tahribat yaşanacağını, sulak alanlardaki madencilik tehdidinin artacağını, tarım ve hayvancılık üzerindeki baskının artacağını söylemek mümkün” dedi.
Kararla birlikte sürecin daha da öngörülemez hale getirildiğini vurgulayan Yedek, “Denetimsizliğe açık bir adım atıldı. Dolayısıyla şu an hukuki boşluk ve bir belirsizlik hali var ortada. Artık maden izin yönetmeliği değil, elde yalnızca maden yönetmeliği kaldı” ifadelerini kullandı.
Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.
0 Yorum
Yorum Yap