Türkiye'de onlarca sektörde işten çıkarmalara ve durgunluğa yol
açan küresel kriz, ekonomik zorluklar nedeniyle megakent İstanbul'dan "tersine
göç" edenlerin sayısında da patlama yarattı. Kriz ortamında
işten çıkarılan ya da iflas eden binlerce insan, binbir umutla geldiği
İstanbul'dan ayrılıp köyünün yolunu tutuyor.
ABD kaynaklı mortgage krizinin dünyaya yayılarak küresel bir
finans krizine dönüşmesi, tüm ülkeleri olduğu gibi Türkiye'yi de olumsuz
etkiledi. Başta otomotiv ve tekstil olmak üzere pek çok sektörde üretime ara
verme ve işten çıkarma gibi "kriz önlemleri" uygulanmaya başlandı. 12 milyon
nüfusa sahip olan, Türkiye sanayi ve ticaretinin kalbi sayılan İstanbul'da ise
kriz kendini bir başka alanda daha gösteriyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne
(İBB) bağlı Yoksul Sevk Zabıta Amirliği'nin verilerine göre, 2008 yılında
ekonomik gerekçelerle İstanbul'u terk edenlerin sayısı, bir önceki yıla göre
yüzde 100 artmış durumda. 2007'de 558 aile geçinemediği gerekçesi ile İstanbul'u
terk ederken, aile sayısı 2008'de bin 144'e çıktı. Böylece son 1 yılda 6119
kişi, son 10 yılda ise toplam 25 bin 438 kişi, daha iyi yaşamak için geldiği
İstanbul'u "ekonomik olarak tutunamadığı" için terk etmek zorunda
kaldı.
Güneydoğu ve Karadeniz başı çekiyor
Özellikle, krizin tüm dünyada derinleşmeye başladığı ikinci altı
ayda, İstanbul'dan göç eden ailelerin sayısında da artış yaşandı. Yılın ilk
yarısında 460 aile "İstanbul'da ekmek parası kazanamıyoruz, köyümüze dönmek
istiyoruz" diyerek İBB'ye başvururken, bu sayı ikinci 6 ayda 684'e çıktı. Son 10
yılda İstanbul'dan tersine göç için belediyeye başvuran ailelerin sayısı ise tam
16 kat arttı. İBB, bu dönemde geri dönüş için bütçesinden yaklaşık 3 milyon YTL
harcadı. Bu rakamın 1.3 milyon YTL'si, sadece 2008 yılında gerçekleşen tersine
göçlere gitti.
Hayallerini artlarında bırakıp başladıkları yere dönmek zorunda
kalan bin 144 ailenin 436'sı Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya, 407'si ise
Karadeniz'e geri döndü. İç Anadolu'ya 112, Akdeniz'e 111 aile geri dönerken, Ege
ve Marmara Bölgesi'nin diğer kentlerine göç eden ailelerin sayısı da 73 oldu.
Tersine göçün en yoğun yaşandığı kentler Ordu, Samsun, Diyarbakır, Batman ve
Gaziantep olarak belirlendi. Bolu, Kocaeli, Kırşehir, Kırıkkale ve Kütahya'ya
yalnızca 1 aile geri dönerken, Bilecik ve Burdur'a geri dönme talebinde bulunan
aile çıkmadı.
Tersine Göç Bürosu nasıl çalışıyor?
İBB, 1996 yılından beri ekonomik nedenlerle memleketine dönmek
isteyen ancak taşınma masraflarını karşılayamayan vatandaşlara yardımcı oluyor.
Bu kapsamda tersine göç etmek isteyen kişilerin otobüs biletleri satın alınıyor,
eşyalı göç etmek isteyenlere ise bir kamyon tahsis edilerek, eşyaların güvenli
bir şekilde gideceği yere ulaştırılması sağlanıyor. Bu hizmetten yararlanmak
için İBB Zabıta Müdürlüğü'ne bağlı Tersine Göç Bürosu'na başvurulması gerekiyor.
Göç işlemleri 2 ila 12 hafta arasında tamamlanıyor. Tersine Göç Büroları,
İçişleri Bakanlığı'nın "Köye Dönüş" çalışmasından farklı bir işlev görüyor.
Bakanlık çalışması terör nedeniyle köylerinden göç etmiş insanları kapsarken,
Göç Büroları İstanbul'a çeşitli nedenlerle gelmiş ve ekonomik, sosyal olarak
şehirde tutunamayan insanların geri dönüşlerini sağlamaya yönelik hizmet
veriyor.
"İstanbul'u hiç özlemeyeceğim"
Geçinemedikleri için İstanbul'dan göç eden yüzlerce aileden biri
de Amasya'nın Kızıkköyü'nden 9 yıl önce İstanbul'a gelen Taşkıran ailesi.
Ailenin 8 yaşındaki oğlu Abdülkadir, "İstanbul'u hiç özlemeyeceğim. Artık daha
çok Amasya elması yiyebileceğim" diyor. Ancak Baba Mehmet Taşkıran, oğlu kadar
sevinçli değil bu geri dönüş yolculuğuna çıkarken. Mehmet Taşkıran Esenyurt'taki
evinden ayrılırken, yüzünde hüzünlü bir ifadeyle kendilerini Amasya'ya yolcu
edecek zabıtalara bakıyor: "Kriz dolayısıyla işimi kaybettim. Artık burada
barınacak gücümüz yok. Memleketimde iş bulmam daha kolay. Bakacağız bir
çaresine..."
Bugün kriz var üç kişi gider yarın ekonomi canlanır üçbin kişi gelir fakiri de usanır zengini de yine çile memleketi istanbul yüreğimi yakar herzamanki gibi....
Bir İstanbullu olarak açıkçası tersine göç olayına sevindim... İnşallah İstanbul'un nüfusu hızla azalır da yaşanabilir bir şehir olur İstanbulumuz...