- yapi.com.tr
- 12.07.2006
- GÜNDEM
- 3 okunma
Koruma Altına Alınan Yanıyor!
Denizli’de tarihi değer taşıdıkları tescillenen 16 tarihi evden önde gelen 8 tanesi yandı veya yıkıldı. Ortaya çıkan tabloya göre, tarihi evlerin yok oluşu, koruma kararı verildikten sonra daha da hızlanıyor!
Denizli’de tarihi değer taşıdıkları tescillenen 16 tarihi evden önde gelen 8 tanesi yandı veya yıkıldı. Ortaya çıkan tabloya göre, tarihi evlerin yok oluşu, koruma kararı verildikten sonra daha da hızlanıyor!
Kentte 1984 yılında, tarihi evlerle ilgili olarak tescilleme çalışmaları başladı. Bu çalışmalar kapsamında, bazıları 19. yüzyıldan kalma olan 16 ev, Anıtlar Kurulu tarafından “koruma” altına alındı. Aradan 22 yıl geçtikten sonra, bu 16 evden en önemli 8’inin yandığı veya yıkıldığı görülüyor. 4 tarihi ev yangında kül olurken, diğer 4 tanesi de harabeye döndü. Koruma altına alınıp tarihe karışan evlerin toplam sayısı ise daha fazla.
Mülk sahiplerinin işine geliyor
Bu durumun başlıca sebebi, Anıtlar Kurulu kararıyla koruma altına alınan evlerin sahipleri veya onların varisleri tarafından rahatça kullanılamaması. Mülk sahipleri ev üzerinde, restorasyon dışında herhangi bir inşaat çalışması yapamıyor. Restorasyon ise bir hayli masrafa yol açıyor. Bu nedenle evin yanması veya yıkılması çok daha “hesaplı” oluyor. İddialara göre, 8 tarihi Denizli evi de, mülk sahiplerinin varislerinin isteğiyle yandı veya harabeye döndü. Başka iddialara göreyse, 4 evin yanmasına, burayı mesken edinen “şarapçılar” sebep oldu. Bu iddia doğruysa, koruma altına alınan tarihi evlerin neden şarapçıların meskeni haline geldiği sorusu ortaya çıkıyor.
Belediyeye görev düşüyor
Denizli Müze Müdürü Hasan Hüseyin Baysal’a göre, bu evlerin korunmasında belediyeye büyük görev düşüyor. “Belediyenin bu binaları restore etmesi gerekiyor. Sosyal ve kültürel amaçlı kullanıma açılmaları, Denizli’nin tarihiyle köprülerin yıkılmaması anlamına gelir” diye konuşan Baysal, çok sayıda tarihi binanın koruma altındayken yok olduğuna dikkat çekiyor. Baysal, bunun başlıca sebebi olarak, “koruma altındaki binaların yıkılmasının daha ekonomik olmasını” işaret ediyor.
Avrupa’da bu tür binalarda “asilzade” aileler yaşarken, Türkiye’de ise bu tür evlerin sahipleri orta sınıflardan. Bu nedenle, restorasyon masraflarını üstlenmek istemiyorlar.
Baysal’ın altını çizdiği bir konu da, yanmış bile olsa, tescillenmiş evlerin tescilli olmaya devam ettiği. Çünkü, bu binaların temel özelliklerinden yola çıkılarak restore edilmesi mümkün. Üstelik sahipleri, restorasyon masraflarını ödedikleri vergilerden düşebiliyor. Bu arada, belediye bünyesinde kurulan “Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu”, tarihi ev sahiplerine yardımcı olmayı ve taşınmaz kültür varlıklarıyla ilgili işlemleri yürütüp denetlemeyi amaçlıyor.
Koruma altındayken tarihe karıştılar
Kurşunluoğlu Evi: 1984 yılında tescillendi. Kullanılmayan bina, “şarapçıların” mekanı haline geldi ve 2004 yılında çıkan yangında yok oldu. Denizli mimarisini yaşatan 150 yıllık binadan geriye, şimdi yalnızca tescilli arsası kaldı.
Tevfik Külahçıoğlu Evi: 1992 yılında Anıtlar Kurulu tarafından tescillenerek koruma altına alındı. 100 yıllık bina, tescillendikten 1 yıl sonra nedeni bilinmeyen bir yangında kül oldu.
Abdüllüoğlu Evi: Atalar Mahallesi’nde bulunan Abdüllüoğlu Evi, Denizli’nin 80 yıllık mimari özelliğini taşıyan tescilli binalardan biriydi. 2002 yılında Anıtlar Koruma Kurulu tarafından tescillenip koruma altına alınan bina, 2003 yılındaki yangında alevlere teslim oldu.
Mehmet Kara Evi: Ortak mülkiyet olan Mehmet Kara Evi, 2002 yılının hemen başında tescillendi. 2004 yılında da yanarak kül oldu.
Günsoylar Evi: 1984 yılında tescillenen Günsoylar Evi’nin bir bölümü, hemen yanında apartman yapılırken yıkıldı. Daha sonra kalan bölümleri de yerle bir olan tarihi evden geriye yalnızca boş arsa kaldı.
Rafet Tavaslıoğlu Evi: Anıtlar Koruma Kurulu’nun 1984 yılında tescillediği ve tarihi eser statüsüne soktuğu ev, aynı yıl yıkılmaktan kurtulamadı.
Bozdağ Evi: Denizli’nin 70 yıllık geçmişinin izlerini taşıyan Bozdağ Evi, 1975 yılında tescillenerek koruma altına alınmıştı. Denizli’de koruma altına alınmanın ilk örneği olan ev, ne yazık ki yıkılıp harabeye dönüştü.
Lütfi Ege Evi: Anıtlar Kurulu’nun 1984 yılında koruma altına aldığı Lütfi Ege Evi kısa süre sonra yıkıldı.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap