Yapı Sektörünün Haber Portalı

Konferansta İkinci Gün

Konferansta İkinci Gün
2. Tasarım ve Sinema Konferansı ikinci gününde de önemli konuşmacıların sunuşlarına yer verdi. Konuşmalar ünlü mimarlık ve film tarihçisi Helmut Weihsmann’ın “The Image of Metropolis – Perception of Urban Space in Cinema” (Metropolis İmajı – Kentsel Mekanın Sinemadaki Algısı) başlıklı sunuşu ile başladı. Helmut Weihsmann- Kısa Özgeçmiş: 1950’de Viyana’da doğdu. Ünlü bir mimarlık ve film tarihçisi. Mimarlık eğitimini 1980’de Viyana’da tamamladı ve 1986’dan beri üniversitelerde, kolokyumlarda, yaz akademilerinde ve atölye çalışmalarında mimarlık ve film tasarımı üzerinde bir çok seminer verdi. Bunların içinde Viyana’daki Uygulamalı Sanatlar Akademisi, Kolombiya Üniversitesi/Mimarlık Okulu (New York), Santa Monica’daki Getty Center, Berlin, Cambridge, Kopenhag, Frankfurt ve Londra sıralanabilir. Konusu üzerinde birçok öncü yayına imza attı. Bunların içinde GEBAUTE ILLUSIONEN Architectur im Film (Viyana 1988), CINÉTECTURE: Film -Architektur - Moderne (Viyana 1995) sayılabilir. 1993’te Graz’da ilk kez gerçekleşen Film-Arch-Festivalinin de kurucuları arasındadır. Birçok Alman ve Avusturya mimarlık kurumunun ve müzenin özel film programlarının kuratörlüğünü yapmış, sergiler düzenlemiş ve mimarlık ve şehircilik üzerine medya sunuşları yapmıştır. Bunların içinde Viyana’daki Architekturzentrum, Linz’deki Lentos Sanat Müzesi ve Salzburg’da yeni yapılmış olan mdm/Rupertinum sayılabilir. U&AE (Şehicilik ve Mimarlık) adlı yıllık film döngüsünün yönetmenidir ve 2001’den beri Innsbruck’ta faaliyet gösteren AUT/Tyrol adlı mimarlık çalışmaları merkezinin medyatek bölümünün kuratörlüğünü yapmıştır. 3. Seans Programı Seans olarak adlandırılan içinde birkaç konuşmacının sunuşlarının yer aldığı oturumlardan üçüncüsü Weihsmann’ın konuşmasından sonra gerçekleşti. 3. seansın programında yer alan konuşmacılar ve konuşma başlıkları şunlardı: “Critical – Cultural & Cinematographic “City Conceptions: A Necessary, City Based Architectural Design Approach” Ayşe Şentürer, İstanbul Teknik Üniversitesi “Animating the Inanimate: Film and Architecture at the 1939 New York World’s Fair” Caithlin McGrath, Şikago Üniversitesi “Design as Algorithm in Jacques Tati’s Playtime” Ferenc Boné, Eötvös Lorand Üniversitesi Dr. Feride Çiçekoğlu’nun Sunuşu Günün ikinci ana konuşmasını Feride Çiçekoğlu yaptı. Çiçekoğlu ‘Digitella’ başlığıyla bir yazısının sunuşunu yaptı. Öncelikle ‘digitella’ kelimesinin arka arkaya tekrarlanmasıyla fonetik olarak içinde uyandırdığı his ve imajlardan bahseden Çiçekoğlu bir metod olarak sezgiyi sorguladı. ‘Digit’(sayı basamağı-birim) ve ‘umbrella’ (şemsiye) kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu söylediği ‘digitella’ başlığı altında imajlar ve imajların tüketicileri/kullanıcıları arasındaki arayüzlerden ve bu aralıklarda geleneksel sınırların nasıl anlam kaybettiğinden bahsetti. ‘Digitella’yı içinde hiçbir şeyin gerçek görünmediği bir yer olarak tanımlarken ‘bir tarafım, onu sevdiği için diğer tarafımdan nefret ediyor’ diyerek bu konuda bir iç münakaşa başlattı. ‘Digitella’nın özümsenmesinde bu iç hesaplaşmaların öneminden bahsetti ve onu algılayan topluluk-biz- için tahmin ettiğimizden çok daha köklere bağlı olduğumuz saptamasına dayalı bir değerlendirme yaptı. ‘Digitella’nın fonetik olarak kendine ait bir kimliğe sahipmiş gibiliğinin onu sevmek için bir neden daha olduğunu düşünen Çiçekoğlu kelimenin köklerinin 1962’de Oui Dergisi’nde bir grafik roman şeklinde sunulan ‘Barbarella’ya ve Barbarella’dan esinlenerek oluşturulmuş 1969 tarihli ‘Vampirella’ya dayandığını söyledi. Konusunun metodolojisini anlatırken Gilles Deleuze, Walter Benjamin, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi isimlere değinirken Italo Calvino’dan alıntılar yaptı. ‘Digitella’nın dijital teknoloji oluşmadan önce sanal bir şemsiye haline geldiğini söyleyen Çiçekoğlu dijital teknoloji terminolojisinin oluşumunu 1984’te ‘siber uzay’ kelimesinin ilk kez kullanımından başlayarak anlattı ve son noktada ‘digitella’nın gelecek davranışıyla ilgili şöyle bir öngörüde bulundu: ‘Digitella’ gelişecek, bizi içine çekecek ve tıpkı sinema gibi hayatımızın bir parçası olacak. Yaklaşık elli sene içinde Tarkowsky’nin yada Hitchock’un filmlerinden bir sahnede dolaşmanın verdiği hisle ilgili yaptığımız gibi ‘Digitella’dan da bahsedebileceğiz... Dr. Feride Cicekoglu- Kısa Özgeçmiş : Mimar bir geçmişe sahip 1980’de Türkiye’deki askeri cunta sırasında siyasi mahkum olarak geçirdiği yıllarda edebiyat ve sinemaya profesyonel ilgi geliştirdi. O zamandan sonra Uçurtmayı Vurmasınlar (Tunc Basaran, 1989 – Priz du Public, Cannes) ve Umuda Yolculuk (Xavier Koller, 1991 – Academy Award for Best Foreign Film) gibi çeşitli senaryolar yazdı ve birkaç dile çevrilen hikayeler yayınladı. Şu anda İstanbul Bilgi Üniversitesi, Film-TV Departmanında çalışıyor. Son yayınları içinde New York-Istanbul (Homer, Istanbul, 2003), Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanındaki sözcük ve imaj ilişkileri üzerine iki makale(Journal of Aesthetic Education, 2003) ve 11 ülkeden 14 yazarın katkıda bulunduğu uluslararası bir kitabın iki bölümü sayılabilir(Global Novel, Athens, 2004). 4. Seans Programı Program 4. seans ile devam etti. 4. seansın programında aşağıdaki başlık ve konuşmacılar yer alıyordu: “In the Soft Image of the City: Mies van der Rohe and Cinematic Time” Lutz Robbers, Princeton Üniversitesi “Visibility as Function: the Villa Noailles” Joaquim Moreno, Princeton Üniversitesi “Hotel as a ‘Double Metaphor’: Space, Representation, Reality and Beyond” Dilek Altuntaş Alex McDowell’ın Sunuşu Konferansın genelinde sunuşlar için kullanılan salon ancak yarı yarıya doluydu. Ancak günün üçüncü ana konuşmacısı Alex McDowell’ın sunuşu için bu durum değişti; sunuş vakti geldiğinde salona büyük bir kalabalık katıldı. Alex McDowell “Progressive Film Design, Tradition and Digital Technology” (Progresif Film Tasarımı, Gelenek ve Dijital Teknoloji) başlıklı sunuşunu gerçekleştirmek üzere konferansa katıldı. Sunuşu merdivenlerde ve ayakta izleyenlerin sayısı da oldukça fazlaydı. McDowell sunuşuna görev tanımını açıklayarak başladı. Çalıştığı sanat departmanının, yönetmenin görüşü ve filmin görsel bütünlüğünü dikkate alarak 2 ve 3 boyutlu konseptlerin, set tasarımının, dekorların, ışık ve kameranın, görsel efektlerin ve post prodüksiyonun birbiriyle ilişkili çalışmasına izin veren farklı merkezi sistemini şemalar yardımıyla açıkladı. Merkezden başlayarak genişleyen şemada süreçte görev alan tüm kişiler, bunların görev tanımları, kimlerle sürecin hangi noktalarında ilişkide oldukları gösteriliyordu. McDowell daha sonra prodüksiyon tasarımlarını yaptığı Fight Club, Minority Report, Terminal gibi filmlerden bazı sahneleri örnek olarak gösterip bunların nasıl yapıldığını, hem prodüksiyon tasarımına yönelik üç boyutlu animasyonlarla hem de bu çekimler yapıldığı sırada istenen görüntülerin alınması için kamera hareketlerini ve kameranın mekanda dolaşımını gösteren animasyonlarla anlattı. Terminal filminde Amerikan Sanat Yönetmenleri Loncası tarafından ödüllendirilen, bu güne kadar bir film için gerçekleştirilen en geniş iç mekan tasarımı olan gerçek boyutlardaki havaalanının mimarisini esinlenilen örneklerden de bahsederek tanıttı. Alex McDowell’ın kullandığı görsel materyalin konusu olan çalışmaların izleyicilerin çoğu tarafından zaten biliniyor olması sunuşta bahsedilenlere ilgiyi oldukça artırdı. Alex McDowell- Kısa Özgeçmiş: Prodüksiyon Tasarımcısı, (The Crow, Fight Club, Fear and Loathing in Las Vegas, Minority Report, The Terminal, and Charlie and The Chocolate Factory) dijital teknolojileri geleneksel tasarım ile birleştirerek bir filme bakışta benzersiz bir kontrole sahip olmaya imkan veren özel bir süreç geliştiriyor. Çalıştığı sanat departmanı merkezi sistemiyle, yönetmenin görüşü ve filmin görsel bütünlüğünü dikkate alarak 2 ve 3 boyutlu konseptlerin, set tasarımının, yerlerin, dekorların, ışık ve kameranın, görsel efektlerin ve post prodüksiyonun birbiriyle ilişkili çalışmasına izin veriyor. Steven Spielberg’ün The Terminal’inde, McDowell gerçek boyutlarında bir hava alanı yarattı ki bu bugüne kadar bir film için gerçekleştirilen en geniş iç mekandır. Bu yapım ile Amerika Sanat Yönetmenleri Loncası’ndan ‘Güncel Bir Filmde En İyi Prodüksiyon Tasarımı’ ödülünü aldı. Bunun tam tersi bir çalışmayı Tim Burton’un The Corpse Bride filminde minyatür “kukla ölçeğinde” setler tasarlayarak gerçekleştirdi. 2004’te, Roald Dahl’ın egzantrik çikolatacı Willy Wonka ile ilgili klasik hikayesini hayata geçirmek için tekrar Burton ile biraraya gelen McDowell Charlie and the Chocolate Factory’nin tasarımını bitirdi, Bu prodüksiyonu kariyerinin en karmaşık ve büyüleyici işi olarak tanımladı. Bu çalışma tüm bir şehrin ve Burton tarafından Wonka fabrikası için uygun görülen detaylı konstrüksiyonla tuhaf, rengarenk mekanların tasarımı içermekteydi - - “Charlie Bucket’ın zamansız mekansız dünyasının İtalyan B filmi merceğinden geçerek uzay çağı Rus konstrüktivizmi ile, James Bond ile birleşiyor”. 2005’de, Yönetmen Anthony Minghella ile, Minghella tarafından yazılmış, günümüz Kings Cross, Londra’sında geçen orijinal bir drama olan “Breaking and Entering,” üzerinde çalışyor. Borneo’da doğdu, İngiltere’de büyüdü ve sonraları ABD’de ikamet ettiği halde Londra’daki Central School Güzel Sanatlar bölümünü bitirdi. Kariyerine Londra’nın Punk müzik sahnesi için bir grafik tasarımcı olarak başladı ve hemen ardından müzik videoları yapma işine girdi. Birçok farklı yan basamağa da tırmandıktan sonra tekrar Los Angeles’a yerleşti ve once reklamlar için ürün tasarımınlarında daha sonra da filmlerde çalışmaya başladı. McDowell tasarımcılar, film yapımcıları, bilim adamları ve mühendislerden oluşan bir ağ olan Matter Art’ın kurucusu ve aktif bir üyesidir. 5. Seans ve Günün Kapanışı Alex McDowell’ın konuşmasından sonra konferans programında aşağıdaki konu başlıkları ve konuşmacılar olan 5. seans ile devam etti: “Sound Structure and Identification: Music and Ideology in Almost Famous and Velvet Goldmine” Arthur Lizie, Bridgewater State College “Time-image & Chinese Garden: the Construction of Narratives in Spatial Form” Andong Lu, Cambridge Üniversitesi François Penz, Cambridge Üniversitesi Konferansın ikinci günü kayıtlı katılımcıların Konferans Yemeği ile sona erdi.
Konu Başlıkları Burada Görünecek

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.