Antalya’nın Gazipaşa ilçesine bağlı
Güneyköy’de yapılan kazılarda, Roma ve
Bizans dönemine ait antik bir kent gün ışığına çıkarıldı.
ABD’deki Nebraska Üniversitesi’nin yürüttüğü kazı
çalışmalarında şu ana kadar, antik çağdaki adı dağlık Kilikya
olan bölgede bulanan kentin kalesi, sütunlu caddesi, agorası, hamamı, kilisesi
ve nekropol alanı bulundu. Adını Kommagene Kralı IV.
Antiochus’dan aldığı düşünülen ‘Antiocheia Ad Cragum’
antik kentinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanı Emel Özçelik
gözetiminde yapılan ve bu yılki bölümü önceki hafta sona eren kazıları, Nebraska
Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Michael Hoff
yönetiyor. Başkan yardımcılığını aynı üniversiteden Yrd. Doç. Dr. Ece
Erdoğmuş ve ABD’deki Clark Üniversitesi Öğretim Görevlisi Rhys
Townsend’in üstlendiği kazılarda 12 arkeolog ve çok sayıda işçi görev
aldı.
Yüzey araştırmalarına 10 yıl önce Gazipaşa Belediyesi’nin
desteğiyle başlayan araştırma ekibi, maddi olanaksızlıklar nedeniyle 2006
yılında ara verdiği çalışmasına Ece Erdoğmuş’un Amerikan Ulusal
Bilim Enstitüsü’nden (National Science Foundation) aldığı üç yıllık destek
sayesinde bu yıl yeniden başladı. Nebraska Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi
Loeb Vakfı’nın da destek verdiği tasarının ileri aşamaları, özellikle
restorasyon aşaması için Türk ve yabancı sponsorlar aranıyor.
Yrd. Doç. Dr. Ece Erdoğmuş kazının, klasik anlamdaki kazılardan farklı
olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu, arkeolojik kazı olmanın yanı sıra
mimari nitelikte bir kazı. Toprak yüzeyinde büyük mermer bloklar bulduk. Bloklar
bitki örtüsüyle kaplanmış, yarı toprağa gömülü ya da üst üste olduğundan, mimari
detayları ancak tek tek çevresi açılıp, düz alana yerleştirilince ortaya çıktı.
Bu yöntemle işlemeli üçgen alınlıklar, üst yapının diğer parçaları, kolon
başlıkları bulundu. Kolon başlıkları klasik Roma mimari tarzlarından korint
stilinde. Üçgen alınlıktaki işleme çok iyi durumda olmasa da, tapınağın 3.
yüzyıla ait bir imparatorluk tapınağı olduğuna dair ipuçları veriyor”. Grup,
2009 yazında taşların onarılması için taş restorasyonu uzmanlarından yardım
almayı planlıyor.
2007-2008 yaz aylarındaki çalışmalarda toplam 226 blokun temizlenerek
ölçümünün yapıldığını ve buluntular için bir elektronik veri tabanı
oluşturulduğunu belirten Erdoğmuş, “Araştırmacılar elde ne kadar tarihi mermer
blok, yeniden kullanılabilir yapı malzemesi olduğunu ve bunların yapısal
durumunu anladıktan sonra bir ‘mimari yeniden yapılandırma projesi’
hazırlanacak” dedi. Mimari yapının bilgisayar ortamında 3 boyutlu olarak
modellendirildiği çalışmada, yeraltındaki buluntular ve odaların saptanmasında
elektromanyetik radar sistemi kullanıldı.
Kazılarda gün ışığına çıkarılan ağır ve büyük ölçekli mimari eserlerin
yerinde, bir açık hava müzesi olarak sergilenmesi; bulunacak küçük ve değerli
tarihi eserlerin ise Alanya Müzesi’ne teslim edilmesi düşünülüyor.
0 Yorum
Yorum Yap