- yapi.com.tr
- 10.12.2005
- GÜNDEM
- 707 okunma
Kırsaldan Kente Göçler ve Kentleşme
Kırsaldan Kente Göçler ve Kentleşme
Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Göç Sempozyumu'na 'Kırsaldan Kente Göçler ve Kentleşme'nin irdelendiği VII. oturumla devam edildi. Oturuma konuşmacı olarak katılan ve 'Yabancı Göçlerin Kentleşmeye Katkıları ve Öneriler: Berlin Örneği' başlıklı bir bildiri sunan Berlin Krossberg Belediye Başkanı Cornelia Reinauer, Berlin'de yaşayan göçmenler üzerinden Almanya'da yaşayan göçmenlerin sorunları, kent dokusuna etkileri, entegrasyon süreci, yerel ve merkezi yönetim uygulamaları üzerine görüşlerini anlattı.
Almanya'nın uzun süre kendisini göç alan bir ülke olarak kabul edemediğini ve bunun da bir göçmen politikası oluşturulmasını geciktirdiğine değinen Cornelia Reinauer, özellikle iki Almanya'nın birleşmesinin göçmen işçi aileleri zor durumda bıraktığını söyledi. Almanya'da işsizliğin ciddi boyutlarda olduğunu hatırlatan Reinauer, bundan da özellikle vasıfsız göçmenlerin etkilendiğini belirtti. Reinauer, fakirlik, işsizlik, radikalleşmeler ve eğitim olanaklarının yetersizliğinin, göçmenlerin yoğun olarak bulundukları bölgelerde yaşayan Almanların uzaklaşmasına neden olduğunu, hatta bazı göçmen ailelerinin de bu gibi sebepler nedeniyle oturdukları bölgeyi terk ettiklerini belirtti. Kendi bölgesindeki okulları örnek gösteren Reinauer, bu okullarda özellikle göçmen ailelerin çocuklarının okuduğunu hatırlattı.
Gençlerin büyük çoğunluğunun eğitim almamış, vasıfsız olduğuna dikkat çeken Başkan Reinauer, bunun etnik kamplaşmaları tetiklediğini ve çatışmayı da beraberinde getirdiğini ifade etti. Başkan Reinauer, hala pekçok tabunun olduğunu, yerel yönetim olarak en önemli amaçlarının bunları aşarak bir diyalog ortamı oluşturabilmak olduğunu söyledi.
Sempozyumun bir diğer konuşmacısı Doç. Dr. Mazhar Bağlı ise, göçlerin mimari yansımalarına değinerek, mekan - insan illişkisi üzerinde durdu. Göçle birlikte rastgele oluşan kentlere ve göç öncesi ve sonrası yaşanan mekansal farklılıkların yarattığı tahribatlara dikkat çeken Bağlı, "Bir anlamda mekanla kurduğumuz ilişki kayıyor" dedi. Mekan - insan ilişkisinin romantik bir ilişki olduğunu söyleyen Bağlı, kentlerin belleğinin yok edilmemesi gereği üzerinde durdu.
Uluslararası Göç Sempozyumu, 'İç Göçlerin Önlenmesi ve Yeni Açılımlar', 'Çözüm için Perspektifler' oturumlarıyla sona erecek.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
arkadaşlar katılıyorum hep aynı yerlere büyük yerlere biz ne güne duruyoruz(şanlıurfa)
hep ama hep aynı yerlerde