Kiralık TOKİ Barınma Krizine Çözüm Olur mu?
Dar gelirli yurttaş barınma krizine köklü çözüm beklerken hükümet çözüm olarak 15 bin konutluk TOKİ projesini gündeme getirdi.
Dar gelirli yurttaş barınma krizine köklü çözüm beklerken hükümet çözüm olarak 15 bin konutluk TOKİ projesini gündeme getirdi.
Türkiye’de fahiş kiralar, milyonlarca yurttaş için barınmayı temel bir hak olmaktan çıkarıp ekonomik bir mücadeleye dönüştürdü. Dar gelirli kesimler kalıcı ve yaygın çözümler beklerken hükümetin İstanbul’da yaşama geçireceğini açıkladığı 15 bin konutluk kiralık TOKİ projesi, uzmanlara göre mevcut krizin büyüklüğü karşısında son derece sınırlı kalıyor.
Cumhuriyet’ten Elif Özge Yalçın’ın haberine göre; kira yükü sürdürülebilirlik sınırlarının çok üzerine çıkarken ekonomistler ve kent uzmanları sorunun kapsamlı sosyal konut politikaları ve gelir artırıcı önlemlerle çözülebileceğine dikkat çekiyor.
Kira sözleşmesi 3 yıllık
Kiralık TOKİ projesi, kira fiyatlarında dengeleyici etki iddiasıyla geçen sene duyurulmuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum önceki gün yaptığı açıklamayla son durumu ve ayrıntıları paylaştı. İstanbul’un iki yakasındaki toplam 15 bin konutluk projede ilk anahtar teslimlerinin bu yılın eylül ayında başlaması, kira bedelinin ise bölgedeki rayiç bedelin yarısı seviyesinde olması, üç yıllık kira sözleşmesi yapılması planlanıyor.
Uzmanlar ise TOKİ faaliyetlerinin kronikleşmiş sorunlara çözüm olmadığını vurguluyor. Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Aziz Çelik, sadece İstanbul’da milyonlarca düşük gelirli kiracı olduğunu belirterek bu projeyi “devede kulak” olarak tanımlıyor. Kiraların rayiç bedellerin yarısı olsa bile asgari ücretliler için zorlayıcı olacağına dikkat çeken Çelik, “Dahası hem kira ödeyip hem konut sahibi olmaları imkânsız. Geniş kapsamlı bir kamu destekli kiralık konut projesi ve ücret artışı olmadan bunlar pansuman bile değil” diyor.
Siyasal iktisatçı İnan Mutlu ise sosyal konut projeleri, TOKİ veya deprem konutlarının sürekli gündemde olduğu için kamunun bu alanda devasa yatırımlar yaptığı algısı oluştuğunu ama gerçeğin çarpıcı olduğunu söylüyor: “Kamunun 2025’te konuta yaptığı sabit sermaye yatırımı 33.7 milyar lira. Faize yapılan ödeme 2 trilyon 53 milyar lira. Faize ödenenin yalnızca yüzde 1.64’ünü konuta yatırıma ayırmış. Tablo çok net ortada. Konut meselesinde açılış şovları yapmak dışında bir faaliyetleri yok.”
Gayrimenkul Yatırım Danışmanı Seçil Akbaş ise Bakan Kurum’un piyasa dengeleme iddiasına karşılık, “Türkiye’deki toplam kiralık konut stoku düşünüldüğünde üretilecek konut sayısı piyasanın tamamını etkileyecek büyüklükte değil.” diyor.
Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.
0 Yorum
Yorum Yap