Son iki yıl içinde profesyonel işim gereği
İstanbul'da ve Türkiye'nin sahil bölgelerinde
birçok arsaya baktım. Amacımız, uygun arsalar bulmak ve bu arsalar üzerinde
gayrimenkul projeleri geliştirmekti. Bu çerçevede hem konut projeleri
geliştirilebilecek arsalara hem de alışveriş merkezi, ofis, yazlık konut ve otel
yapılabilecek arsalara baktık. Bazı arsalar hakkında kimi zaman derinlemesine
araştırmalar yaptık. Ayrıntılı mali fizibilite ve banka proje kredisi aşamasına
getirdiğimiz projeler oldu.
Ne yazık ki şimdilerde bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gayrimenkul
işinde bir yavaşlama var. Başlayan yeni proje sayısı oldukça azaldı. Yeni
projelerin hemen hepsi de (proje sahiplerinin söylediklerine göre) "kendi
özkaynaklarıyla" finanse edilmektedir. (Aslında "ön satışla maketten satışla"
finanse ediliyor ama bu gerçek, müşterilere söylenmiyor. Çünkü ön satış ile
finansman, çok tehlikeli ve riskli bir proje finansman modelidir.)
Böyle bir ortamda cumartesi günü Sabah gazetesinde yayımlanan bir ilan çok
dikkatimi çekti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir
kuruluşu olan KİPTAŞ (İstanbul Konut İmar Plan Turizm Ulaşım Sanayi ve
Tic. AŞ) Maltepe'de bir arsa satacakmış. Satılması düşünülen arsa,
KİPTAŞ tarafından geliştirilmekte olan Maltepe Konutları
projesinin hemen yanında 12.738 metrekarelik bir otel arsası imiş.
Belli ki KİPTAŞ hem kaynak gereksinimini karşılamak hem İstanbul'a
gereksinimi olduğu söylenen çok yıldızlı otellerden birini kazandırmak hem de
projesine değer katmak için bir arsasını satmaya karar vermiş. Olabilir. Ama
olmayacak bir iş var: İlan 21 Şubat'ta yayımlandı. Arsa için
son teklif verme tarihi ise 27 Şubat. Yani, pazar gününü de
sayarsanız, arsayı değerlendirmek ve teklif vermek için tam altı gününüz
var!
Şaka gibi. Vallahi de şaka gibi.
Merak ediyorum, acaba hangi ciddi alıcı bu kadar kısa bir sürede bu arsanın
değerini anlayabilir? 13.000 metrekare arsa olduğuna göre metrekaresi 500 dolar
olsa 6.5 milyon dolar eder. Metrekaresi 1000 dolar olsa 13 milyon dolar eder.
Yani nereden bakarsanız bakın, riske atmak için çok ciddi bir paradan söz
ediyoruz!
Kaldı ki otel yapmak öyle konut yapmak gibi kolay bir iş de değildir. Yani
fizibilite şablonu hazır değildir. Eğer daha önceden hazırlanmış bir bağlantınız
yoksa yani uluslararası adı olan (Hilton gibi, Swissotel gibi, Kempinski gibi,
Marriott gibi...) bir otel zinciriyle anlaşmadıysanız, fizibilitenizi
yapamazsınız. Çünkü oda satış fiyatlarından emin olamazsınız.
Peki, geriye ne kalıyor? Korkarız iki seçenek kalıyor: Ya KİPTAŞ yöneticileri
işlerini bilmiyorlar ve bir arsanın altı gün gibi kısa bir sürede
değerlendirilebileceğini, bankalardan finansmanının ayarlanabileceğini,
uluslararası ortaklarla görüşülebileceğini, gerçek değerinin bulunabileceğini,
ihale ile satış için gerçek bir rekabet ortamının yaratılabileceğini
düşünüyorlar ya da aklımıza getirmek bile istemeyiz ama bu arsanın satışı
konusunda birileri ile daha önceden anlaştılar. Şimdi "kitabına uysun" diye
ihaleye çıkıyorlar. Bizim aklımıza ne yazık ki başka bir seçenek gelmiyor.
Bizim aklımıza gelen iki seçenek de birbirinden kötüdür. Umarız KİPTAŞ'ın bu
konuda mantıklı ve akılcı bir açıklaması vardır ve bu açıklamayı zaman
yitirmeden kamuoyu ile paylaşırlar. Yoksa tam da yerel seçimler öncesinde
İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi gereksiz yere bir yara
alacaktır.
0 Yorum
Yorum Yap