Yapı Sektörünün Haber Portalı

Kent ve İnşaat

Kent ve İnşaat

Kent ve İnşaat


AKIN KAZANÇOĞLU İZTO Yönetim Kurulu Başkanvekili

2004 yılında yüzde 4.6, geçen yıl yüzde 19.7 oranında artış gösteren inşaat sektöründeki büyüme oranları rakamsal olarak memnuniyet vericidir. Ancak 1993-2003 arasındaki 10 yıllık dönemde yüzde 22.4 küçülen, adeta dibe vurmuş olan inşaat sektörünün kayıplarını telafi etmekte yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. İnşaat sektöründe bu büyümeyi sağlayan en önemli faktörler, kredilerde faizlerin düşerek vadelerin uzaması, konuta yönelik talebin artması, Irak pazarının canlanması ve TOKİ'nin yurt genelindeki yatırımları olarak sıralanabilir.

Türk şirketlerinin yurt dışında almış oldukları işlerde de artış olmuştur. Geçen sene yurt dışında iş yapan inşaat firmalarımızdan yurda giren para 800 milyon dolar olmuştur. Özellikle son dönemde Türk müteahhit firmalar, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Orta Asya'da önemli inşaat taahhüt işlerine girmektedirler. Artan toplu konut yatırımlarının önemli derecede düşen konut kredisi faizleri ile birlikte mortgage sisteminin de sektöre ivme kazandıracağı bir gerçektir. Mortgage sisteminin yürürlüğe girmesi ile firmalar talep sonucunda ihtiyaç duydukları finansman imkanlarına kavuşabileceklerdir. Ancak makro düzeyde inşaat sektöründe bir canlanma görülmekle birlikte inşaat sektörünün arz cephesinde yer alan küçük ve orta büyüklükteki müteahhit firmalara bu canlanmanın aynı ölçüde yansıdığı söylenemez.

Orta ve uzun vadede tüm sektörlerde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de standartların artması söz konusu olacaktır. Bu gelişmeler kurumsallaşamayan gayrimenkul inşaat firmalarının kendilerini geliştirmek zorunda bırakacaktır. Bu standartlara uyum sağlayamayan firmalar sektörü terk etmek zorunda kalacaklardır.

Gayrimenkul arzı, talebe yeterince uyum sağlayamamaktadır. Bunun için de fiyatların hızla artması bir süre daha deva edecektir. Konut kredi faizlerinin düşmesi ile beraber konut talebi artacaktır.

Türk inşaat sektörü, yapısal sorunlarını yakın bir gelecekte aştığı takdirde, emek yoğun bir sektör olması nedeniyle ülkemizin istihdam yaratma sorununun çözümüne ve yoksullukla mücadeleye önemli katkıda bulunacaktır. Dünya pazarlarında rekabet edebilmek için Türk firmalarının fiziki sermayelerinin de büyütülmesi gerekiyor. Bu çerçevede şirket birleşmeleri ve ortak girişimler mevzuat değişikliği ile teşvik edilerek, inşaat sektöründe yer alan firmaların uluslararası pazarlarda rekabet güçleri arttırılmalıdır. Bu şekilde ekonomiye kısa sürede kazandırılacak projelerin yaratacağı katma değer ve istihdam olanakları ülkemizin ekonomik büyümesine büyük katkı yapacaktır.

Artık dünyada ülkeler değil, kentler yarışmaktadır. Bir kentin dünya kenti olması için dünyayı etkileyici unsurlara sahip olması gerekmektedir. 2015 EXPO'ya talip olan İzmir'in dünya kenti olma yolunda dünyayı etkileyecek unsurlarını ortaya koyma yolunda gayret sarf etmelidir.

Türkiye ve dolayısıyla İzmir, gayrimenkul sektörü açısından yeni yatırım fırsatlarına açıktır, yeter ki buna hazır olunsun ve bu şans iyi kullanılsın.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.