Yapı Sektörünün Haber Portalı

Kent Masalları

Kent Masalları

Kent Masalları
Biz ahşabı severiz ağaçlar ithal olunca...

Aslında her şey şu bizim Kadir’in Ağaç Evleri ile başladı. Biz Yörük nesli, göç kültürü içinde geldiğimiz Akdeniz kıyılarında, bu memleketin asıl yerlileri (Rumlar mı Romalılar mı) tarafından yapılan taş evlerin daha kullanılışlı olduğunu görünce, kamıştan yaptığımız evciklerimizi de, keçi kılı çadırlarımızı da unutuvermiştik. Bu arada Gündoğmuş’un yaylasındaki sedir ağaçlarından yapılmış belki de 100 yıllık evleri de unutmamak gerek bu arada, tek kelimeyle muhteşemdi. Kadir bizi özümüze döndürdü farklı bi formatta.

Oliympos yakınlarına ağaç üstlerine kurduğu konaklama üniteleri ile yere yakın çardaklarda (kamelya) verdiği eğlence ve yemek üniteleri pek bi sevildi. Bu aykırı tatil köyünün sevilmesinde Kadir Bey’in sıcak insan ilişkilerinin de rolü vardır diye düşünüyoruz.

Zaman içinde bu işin de suyunu çıkardık efendim. Şimdilerde bölgede biçok ağaç otel oldu. Hatta güzel yurdumun insanları ahşabı yeniden keşfetti. Siz bakmayın TV’lerdeki Amerikan işi plastik kaplamalara. Sanayi de dünün marangozları bugünün ağaç ev yapan hatta ithal malzeme ile çalışan koca koca şirketlerin sahibi oldular. (Gelişerek değişmişler efendim) Buraya bi dipnot düşelim. Atatürk kadar Milliyetçi, Atatürk kadar Devletçi, O’nun tarif ettiği kadar laik, O’nun istediği kadar Cumhuriyetçiyiz.. Kendimize özgü kırmızı çizgilerimiz var ki bugünün büyüklerininki ile hiç örtüşmez. Ahşap malzemenin Kanada ve Norveç ağırlıklı ithal olması bizi mutlu ediyor. Niye mi, çünkü bu ülkede yanan ormanların bile yerine yenisini oluşturamıyoruz. Her yıl düzenlenen kampanyalarda oluşturulan hatıra ormanları hatıralarda kalıyor. Hızla ormansızlaşıyoruz ‘küresel ısınmaya katkı olsun’ der gibi. Bi yanda 30 yıl vadeli kredi alıp, ödemesi bittiğinde yıkmak zorunda kalacağı ev için mortage sistemini bekleyenler, bir yanda ‘Devlet versin’ mantığı ile Hazine arazilerini işgal edenler diğer yanda ömür boyu kazancının belli bölümünü kira parası verenler ve öbür yanda iki apartman parasına bi ağaç villa yapıp dağ başına konduranlar.

MALİYETİ DÜŞÜK

Yok yok öyle değil, ağaç evlerin maliyeti görüntüsü kadar ihtişamlı değil.

Olympos’un adı ağaç evle anılır oldu, dağ başlarına ahşap villalar kondu ya, bunun yansımasını turizm sektöründe de görüyoruz efendim. Otellerin birçoğu ahşap ağırlıklı dizayn ediliyor şimdilerde.

Bir de yurdum trendi var son yıllarda eski bi tangoyu hatırlatıyo.”.. Modada bir apartıman,yoksa eğer halin yaman, İçerde lüks mobilyalar, Duvarda yağlı boyalar, Lüküs hayat, lüküs hayat,yoktur eşin keyfine bak..”

Son yıllarda Antalya’da Işıklar veya Konyaaltı’nda apartman dairesi almak değil, Geyikbayırı, Feslikan, Korkuteli, hiç olmazsa Duacı’da bir yazlık sahibi olmak moda.

Bu oluşum içindeki son trend ise yine ahşap.. Evlerin büyük bölümleri ahşap yapılıyor. Olmadı bahçeye lüks bi çardak yapılıyor ahşaptan. Efendim bunlar yılda kaç kez kullanılır bilmiyoruz ama işin ustası Ali Akkaya’dan öğrendiğimiz bişey var. Ağaçlar Kanada’dan geliyor. Birleştirme sistemi özel, öyle bizim pencereler gibi açılma, oynama, esneme yok.

Bizim Arif Usta da söylemişti, Ali Usta da tekrar etti efendim.. Bu ağaç evleri kışın ısıtmak kolay, yazın mı zaten serin oluyormuş.. ‘Ne olacak ki dağ başındasın zaten iklim serin, kent kadar hırsız sorunu da olmayınca tabii serin olur. Isıya gelince, ahşap yapısı gereği kolay ısınır, ancak masalcı, bir o kadar da kolay soğuduğunu düşünür.’

Nizamettin Özmen

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.