Kültür ve doğa zengini yörelerimizden “Yukarı
Fırat Havzası” bir başkadır. Özellikle “gözden ırak”
kalmış özgün köy ve kasaba yerleşimleri, günümüzde de sürdürülen geleneksel
yaşam değerleri, yalın ve zarif yöresel sivil mimarisi, doyumsuz mutfağı,
Fırat’ın gizemiyle bütünleşen vadileri, sarp dağları ve yerel sanatın el emeği,
göz nuru ürünleriyle eşsiz bir uygarlık ve çevre hazinesidir.
Bu zenginliğin yaşatılması için ÇEKÜL’ün yıllardır süren
“kesintisiz” çabalarına son yıllarda anlamlı eklenmeler oluyor. Yoğunlaşan
çalışmalar arasında Kemaliye Folklor ve Turizm Derneği (KEFTUD)
çatısı altında, Dernek Başkanı Hacı Hüseyin Duru’nun
önderliğinde oluşturulan “Kemaliye Uygarlıklarını Araştırma
Platformu”nun (KUAP) girişimleri ses getiriyor.
Kemaliye ve köylerinde 2007’de bir araştırma çalışması yapan KUAP, gözlem ve
değerlendirmelerini 8 Ocak 2008 tarihli bildirgesinde özetle şöyle
açıklamıştı:
1. Kemaliye ve köylerimizde doğal ve tarihsel zenginliklerimizi korumak için
bir aydınlanma seferberliği başlatılacaktır.
2. Kemaliye ve çevresinin milli park ve sit alanı olarak kabul edilmesi için
girişimde bulunulacaktır.
3. Yukarı Fırat Havzası için sempozyum, konferans ve çalıştaylar
düzenlenecektir.
4. Nenelerimizin sandıklarındaki değerlerin saptanması, korunması ve
sergilenmesi için gereken düzenlemeler yapılacak ve kurumlar
oluşturulacaktır.
Erzincan Üniversitesi'nde...
İşte bu hedeflere “bilimsel destek ve katkı” sağlamak üzere Erzincan
Üniversitesi’nde, 2008’in Mayıs ayında “Yukarı Fırat Havzası Araştırma
ve Uygulama Koordinatörlüğü” (YUFHAK) kuruldu.
Anadolu’daki üniversitelerin bulundukları yörelerle yeterince
ilgilenmedikleri genel bir serzeniş konusuyken, bölge ile bilimin akademik
buluşmalarına örnek oluşturan YUFHAK tüm kültür ve bilim kurumlarımıza özetle şu
çağrıyı yaptı:
“Anadolu’nun bu çok özel ve birikimli bölgesinde tarihten gelen ve doğayla
bütünleşen yaşanmışlık değerlerinin belgelenerek geleceğe aktarılması için
Yukarı Fırat Havzası’nda başlattığımız bilimsel çalışmalara, her alandaki uzman
kurum ve kuruluşların ilgi ve katılımını bekliyoruz...”
KUAP’ın ve YUFHAK’ın çabalarına ilk anlamlı katkı ise İTÜ Mimarlık
Fakültesi’nin şehircilik bölümünden Prof.Dr. Mehmet
Ocakçı ve Prof.Dr. Kaya Özgen yönetimindeki
“tez öğrencileri”nden geldi. Çalışma grubu, 8-12 Ekim 2008
günlerinde havzanın kimlikli yerleşmesi Kemaliye’deydiler. Mimarlığın ve
şehirciliğin hassasiyetleriyle Kemaliye’nin sorunlarını ve önceliklerini
buluşturarak, ulaşımdan yapılaşmaya, sosyal yaşamdan turizme kadar temel
alanlarda izlenebilecek planlama ve uygulama ilkelerini belirlediler.
İstanbul’un Fatih ilçesindeki ünlü Kıztaşı’nın (Markianos Sütunu-MS 455)
komşusu “Erzincan Kültür Merkezi”nde 1 Mart’ta düzenlenen toplantıda da Kemaliye
Kültür ve Kalkınma Vakfı’nın desteğiyle yaptıkları planlama çalışmalarını
sundular.
Kimlikli yaşamın esenliği
İTÜ grubunun Kemaliye için önerileri de özetle şöyle:
Kent merkezinden geçen ve ağır taşıtların da kullandıkları şehirlerarası yol,
yerleşimin dışına taşınmalıdır. Nehir kıyısına yakın eski yol yeniden
düzenlenerek, tek yönlü bir ring oluşturulmalıdır.
Kentin yerleştiği dik yamaçlardan inen “dere”ler yeşil kuşaklar içinde
korunmalı, güzergâhlarında rekreasyon kuşakları yaratılmalıdır.
Tescili olmayan karakterli evlerin de koruma kararları alınarak, eski kentsel
doku tüm tarihi binalarıyla birlikte yaşatılmalıdır.
Çevreden okumaya gelen köy çocukları için yurt binası yapmak yerine,
Kemaliye’deki yalnız yaşayan kadınların evlerini öğrencilere açmaları
sağlanmalıdır.
Darende ve Arapgir gibi komşu yerleşimleri de içeren “havza ölçeğinde turizm
turları”yla pansiyonculuk yaygınlaştırılmalıdır.
Yeni konut ihtiyacı için, dokuyu ve doğayı umursamayan kimliksiz ve çok katlı
TOKİ siteleri yerine, kentte “boş” durumda olan 102 adet parselde, yöresel
mimariyle uyumlu bir yapılaşma yeğlenmelidir.
Elektrik, telefon vb. altyapı sistemleri yeraltına alınmalı; kent
merkezindeki benzin istasyonu da kent dışına çıkartılmalıdır.
Öğrencilerin bu önerileri, toplantıya katılan Kemaliyelilerden büyük alkış
aldı. 29 Mart yerel seçimlerinin galibi olacak belediye başkanı, kendisine
armağan edilen böylesi bir yol haritasıyla ülkenin en şanslı yerel yöneticisi
olmayacak mı?
0 Yorum
Yorum Yap