- yapi.com.tr
- 18.05.2011
- GÜNDEM
- 492 okunma
''Kanal İstanbul Projesinden Bir Mimar Olarak Heyecanlanıyorum''
Başbakan Erdoğan'nın açıkladığı 'Kanal İstanbul' projesine değinen ve bir mimar olarak ''heyecanlandığını'' belirten Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci, projeyi desteklediğini ve buradan doğacak katma değerin tüm Türkiye için faydalı olacağını söyledi.
Ankara Ticaret Odası'nın (ATO), 2009-2010 yılında en çok
vergi ödeyen ve ihracat yapan üyelerine Kongre Merkez'inde
düzenlenen törenle plaket verildi. Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı
sıra, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Cemil Çiçek, Ali Babacan, Devlet
Bakanı Selma Aliye Kavaf, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Ankara
Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek ile Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu katıldı.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci eserlerin
insanların izi olduğunu belirterek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir
süre önce açıklanan 'Kanal İstanbul' projesine değinirken
şunları kaydetti:
''Sıra dışı projeler cesur adamların işidir. Biz sizin cesaretinize inanıyor
ve saygı duyuyoruz. Bir süre önce açıklamış olduğunuz 'Kanal İstanbul'
projesinden bir mimar olarak heyecanlanıyorum. Doğru proje olarak destekliyorum.
Oradan doğacak katma değerin tüm ülkemiz için faydalı olacağı kanaatindeyim.
Bankaların Ankara'dan İstanbul'a taşınıyor olmasından dolayı 'yas tutmak'
fayda sağlamaz. Bizler proje üretmeliyiz. Ankara için projeler yapmalıyız. ATO
olarak yapımını tamamlayıp işletmesini kiraya verdiğimiz, şu an içinde
bulunduğumuz ATO Kongre ve Sergi Sarayı'nın Ankara'ya sağlayacağı katma değerin
yıllık 70 milyon avro civarında olmasını hedefliyoruz".
Bazici, Ankara'nın savunma sanayisiyle, yaratılacak 'kongre kenti'
vizyonuyla, Siteleriyle, Ostim'imiyle, üniversiteleriyle, teknokentleriyle,
organize sanayi bölgeleriyle ve daha birçok iş ve ticaret odağıyla dünya ile
rekabet eden, sektöründe dünyada trend belirleyen, gündem oluşturan bir rol
üstlenmesini istediklerini belirtti.
Ankara'nın ayağında iki pranga
Ankara olarak birçok alanda 'marka gömleğini' sabırsızlıkla giymek
istediklerini belirten Bezci, kendisine göre Ankara'nın ayağında iki 'pranga'
bulunduğunu, bunlardan birisinin 12 Eylül döneminde çıkarılan bir kanun yüzünden
'Atatürk Kültür Merkezi'ne (AKM) tek bir çivi dahi çakılamıyor olması, diğerinin
ise 'Atatürk Orman Çiftliği'ne dokunulamaması olduğunu söyledi. Bezci, ''Bu
alanları, atıl bırakarak yarınlara taşıyamayız. AOÇ'ni 'sabit yapı yapmamak
kaydıyla, 100'de 1 yapılaşma' ile Ankara'ya ekonomik katma değer olarak
kazandırmak ve yarınlara taşımak mümkün'' dedi.
Bunun örneklerinin Singapur'da bulunduğunu belirten Bezci, ünlü Sentosa
Adası, Jurong Kuş, gece safarisi yapılan hayvanat bahçesi, botanik bahçeleri,
Buket, Timah Doğa Parkı gibi yerlerin en önemli gelirini 'turizm'den elde eden
Singapur'da, turistlerin akın ettiği alanlar olduğunu anlattı.
Savunma sanayi ve havacılık kümelenmesinin Ankara için hayati önemde olduğuna
vurgu yapan Bezci, savunma ve havacılık sanayi kümelenme yatırımları için, bir
havza oluşturulmasının gündeme geldiğini, Kazan'da 3 milyon metrekarelik bir
alanın, kümelenme yatırımı için 49 yıllığına tahsis edildiğini ve ATO'nun da bu
yatırımın içinde olacağını kaydetti.
Konuşmaların tamamlanmasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2009-
2010 yıllarında en çok ihracat yapan, gelir ve kurumlar vergisi ödeyen ATO
üyelerinden bazılarına plaketlerini verdi. Erdoğan'dan plaket alanlar arasında
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ATO Başkanı Salih Bezci ve Rahmi Koç adına da
oğlu Mustafa Koç yer aldı.
Diğer rekortmenlere de plaketleri Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün tarafından
verildi.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
İstanbul Kanal adlı fikir asla proje değildir. Belki anlaşılmıyor ama binlerce yıllık bir kültür mirası bu şekilde heba edilemez. Buna kimse izin veremez. Unesco bizi hayretle izliyor. Kişilerin yaptıklarını tarih yargılar ancak tabiat yok olunca insan da kalmaz. Bu tip fikirleri uygulayacak daha farklı şehirler yok mudur? Turist kübik binalara bakmak için mi gelir?
İstanbul' un yoğunluğunu artırmak kime fayda sağlayacak? 70 milyon Türkiye nüfusunun 30 milyonunu bir şehire doldurmak ne anlama geliyor? Yoksa Anadolu'yu boşaltma gibi bir çılgın proje mi var?
Ankara fecaat bir durumda. Bugüne kadar yönetenler neden tedbir alamadılar acaba? Alt geçit teknolojisi dünyada bitti, biz habire alt geçit yapıyoruz. İnanmayan Bahçelievler kavşağında alta geçit üste alışveriş merkezi projesiyle (Gökkuşağı) ne kadar paranın boşa gittiğini gözleriyle görsün.
Ankara' da sadece AOÇ mi var bu işe uygun? Bırakın şehir buradan nefes alsın. Neden başka yerler düşünülmez. Zaten her taraf bina oldu. Hiç park, meydan, spor alanları, orman düşünülmez mi?
ATO Kongre salonu gerekli miydi? Kendi üyesi olan otellere rakip olmak ne kadar doğru? Hani özelleştirme fayda sağlıyordu? Neden bu tip kurumlar işletme ve inşaata soyunur anlaşılır gibi değil.
Eğer yapılacak ise önce şehirdeki ucubeler, örneğin Söğütözü'ndeki yeşil metal kütle kaldırılsın. Dünyada yolun üzerine taşarak yapılan ilk bina olarak ödül alacak yoksa. Metro hikayeleri ise belki 30 yıl sonra anlatılır ve buralar turist bile çekebilir. Hesaplara göre yapılan masraflar tamamlanma maliyetini geçmiş durumda, yeniden çalışmaya başlamak için de elektrik ve mekanik tüm harcamaların tekrar yapılması gerekli. Malum bekleyen kablodan hayır gelmez.
Ankara asfaltları bile her yıl yenilenen, orta refüjleri mevsimlik çiçeklerle ve mevsimlik işçilerle heba edilen, bu çiçekleri sulamak için yolların göl olduğu, kaygan yolda ölümlü kazaların oluştuğu, 20 yıl önce trafik sorunu olmayan şimdi ise trafiğin kördüğüm olduğu bir şehir.
Bankaları buradan İstanbul'a taşıyarak, Ankara'yı kongre şehri yapacağız, turist hayvanat bahçesine gelecek diye düşünülüyorsa tekrar hesap yapılmasında fayda var.
Önce ayakları yere basacak projeler üretelim ve gerçekleştirelim. Her şey "oy" değildir.
Ankara'ya çok büyük ve kapsamlı hayvanat bahçesi öneriyorum (Dünya sıralamasında ilk 5 içinde olabilecek). Şehirin stresini alır ve kültür ve turizme katkı sağlar. İstanbul için de Dünyanın en büyük akvaryumu yakışır.