1999’daki büyük depremden bu yana 80 bin kamu binasından sadece
4 bin tanesinin deprem analizi yapılabildi. Analizi yapılan binaların da çoğunun
"yetersiz" çıktığı açıklandı.
Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, 80 bin civarındaki
kamu binasından sadece dört birinin depreme dayanıklılık analizlerinin
yapıldığını, bu binaların büyük bölümünün mevzuatın öngördüğü performansa
ulaşamadığını bildirdi. Özak, CHP Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in depreme
dayanıklılık analizi yapılan kamu binalarına ilişkin soru önergesini yanıtladı.
Özak, 1992 Erzincan Depremi ile başlayan, özellikle 1999’da Marmara’da büyük
hasara neden olan ve kentsel alanları etkileyen depremler sonucunda, mevcut bina
stokunun deprem güvenliğinin yetersiz olduğunun ortaya çıktığını
söyledi.
Sadece 4 bin analiz
Özak, 2005’te yapılan envanter çalışmaları sonucunda,
Türkiye’deki toplam kamu binaları (Milli Savunma Bakanlığı, üniversiteler, özel
okullar ve dershaneler hariç) stokunun yaklaşık 80 bin adet olduğunun tespit
edildiğini bildirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı
ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın, kurumlarına tahsisli binaların depreme
dayanıklılık analizleri ve güçlendirme işlerini kendi bünyelerinde veya
valilikler kanalıyla yürüttüğünü belirten Özak, kapsamlı olarak deprem
dayanıklılık analizleri yapılan kamu binası sayısının dört bin civarında
olduğunu kaydetti.
Özak, "Analizleri yapılan kamu binalarının büyük bir bölümünün,
2007’de çıkarılan Deprem Yönetmeliği hükümlerinin öngördüğü performans düzeyine
ulaşamadığı belirlenerek, bu binalar için bakanlığımızca güçlendirme projeleri
hazırlatılmış ve bunlardan büyük bir bölümünün güçlendirme imalatları
tamamlanmıştır. Geri kalan bölümün ise halen güçlendirme çalışmaları devam
etmektedir" dedi.
Risk içeriyor
Bayındırlık Bakanı Özak, detaylı incelemesi yapılan binaların
1998’de yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliği’nden önce yapıldığını belirtirken şu
nokta üzerinde durdu: "Mevcut yapı stokunun mevcut beton dayanımı ortalamasının
projede öngörülen değerlerin çok altında bulunması, donatı düzeninin bozuk ve
yetersiz olması, taşıyıcı sistemin önemli derecede düzensizlik ve olumsuzluklar
göstermesi, yapılaşmaya uygun olmayan arsa ve zemin özellikleri ile kötü işçilik
faktörlerinin bulunması nedenleriyle, yürürlükteki Deprem Bölgelerinde Yapılacak
Binalar Hakkında Yönetmeliğin öngördüğü performans düzeyinin yakalanması mümkün
olmamaktadır."
0 Yorum
Yorum Yap