Yapı Sektörünün Haber Portalı

Jeotermale katılımcı yönetim

Jeotermale katılımcı yönetim

Jeotermale katılımcı yönetim


İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu)- İzmir kent merkezi ve yakın çevresindeki jeotermal kaynaklar tam kapasite işletilemezken, dengesiz kullanımlar, kaynakları tehdit ediyor. Dikili'de jeotermal kuyuların denetimsiz biçimde açılmasının ve kullanımının önüne geçmek için belediye, kaymakamlık ve İzmir İl Genel Meclisi Özel İdaresi ile özel kurumların katılacağı ortak bir yönetim modeli oluşturulması kararlaştırıldı.

İlçede jeotermal kaynakların çok geniş alana yayıldığını vurgulayan Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven , MTA'nın "Artık burada yeni kuyular açılmasın" talimatına karşın "işini uyduran" herkesin yeni kuyular açtığını, bunun da kaynakların geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Özgüven, "Dikili'deki jeotermal yataklar 20 yıl önce çok daha genişti. Ama şimdi hesapsızca açılan kuyular nedeniyle o göletler kuruma noktasına geldi. Bu kuyuların dengeli açılması, denetim mekanizmasının olması gerekiyor" diye konuştu.

Konu, geçen hafta yapılan İzmir Jeotermal AŞ'nin yönetim kurulu toplantısında ele alındı. Toplantı sonucunda İzmir Özel İdaresi'nin de içinde bulunduğu, Dikili Belediyesi, kaymakamlık ile özellikle seracılık için kuyu açan kişi ve kuruluşlarca ortak bir yönetim modeli oluşturulması kararlaştırıldı. Özgüven, "Amacımız, Dikili'de jeotermal kaynakların geleceğini de düşünerek sürdürülebilirliğini sağlamak" dedi.

Öte yandan İzmir ve çevresinde dışa bağımlı olmayan enerji kaynaklarının kullanılmasını isteyen kuruluşların sayısı giderek artıyor. Ege Çevre ve Kültür Platformu da, güneş, jeotermal ve rüzgar zengini Ege'ye doğalgaz dayatmasının "anlamsız olduğunu vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu 'nun "Doğalgaz ve jeotermal birbirlerine dost enerjilerdir" sözlerinin anımsatıldığı platform açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

"Böylesi açıklamaların yanlış ya da yetersiz bilgilendirmeden kaynaklandığına inanıyoruz. İzmir'deki jeotermal potansiyelin 250 bin konuta yetebileceği göz önünde tutulmalıdır. Bunun için, jeotermal aramasına hız vererek, gerçek potansiyeli ortaya çıkarmak, üretim kuyuları sayısını arttırarak jeotermal kullanımını yaygınlaştırmak şarttır. Buna paralel olarak, jeotermal şebekesi arttırılmalı, geri besleme kuyuları açılmalıdır. İlk kuruluş maliyetleri dışında, jeotermal, güneş ve rüzgar enerjilerinin maliyeti sıfıra yakın, tehlikesiz, dışa bağımlı olmayan ve biz kullanmasak da var olan enerjilerdir. Dünyanın en pahalı doğalgazını, musluğu dışarıda olan kaynaklardan kullanmanın maliyetinin ne olabileceği, yaşanan son krizle bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Bir an önce bu yanlışlıktan dönülmelidir."

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.