Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay,
Almanya'nın Bremen kentinde 2002 yılında ele geçirilen ve 6
yıllık uğraş sonucu Türkiye'ye getirilen 716 sikke ile değişik dönemlere ait 466
eseri tanıttı. Günay, Anadolu Medeniyetler Müzesi'nde,
Türkiye'ye getirilen Frig, Yunan,
Roma ve Bizans dönemlerine ait 716 sikke ile
değişik dönemlere ait 466 adet mücevher, haçlar, mızrak uçları ve madeni süs
eşyalarıyla ilgili bilgi verdi.
Türkiye dışına çıkarılan eserlerin geri getirilmesi çalışmalarını çok
önemsediğini söyleyen Günay, Türkiye'nin kendisini kültür değerleriyle tanıtmada
çok yüksek potansiyele sahip olduğunu belirtti. Günay, dünyanın dört bir
yanındaki müzayede ve sergileri yakından takip ettiklerini ve gerekleri
müdahaleleri önce diplomatik sonra da yasal yollarla yaptıklarını anlattı.
Türkiye'nin turizmde çok önemli ülkelerinden biri haline geldiğini, Türkiye'yi
bu yıl ziyaret eden 26 milyon kişinin çoğunluğunun müzeleri de ziyaret ettiğini
dile getiren Günay, şunları kaydetti:
"Benim aldığım rakamlara göre, bu yıl 22 milyona yakın müze ve ören yerlerini
ziyaret eden oldu. Bunlar sevindirici ama bu alanda çalışan arkadaşlarım benden
daha fazlasını görüyorlar. Ben de yüksek sesle söylemekte bir sakınca
görmüyorum; Geçmiş yıllardan kaynaklanan sorunlarımız, ihmallerimiz var. Bunları
gidermeye çalışıyoruz. Ne yazık ki geçmiş yıllarda bu konuda yeterince kamusal,
toplumsal bilincimiz gelişmemiş, şimdi bir ölçüde bunun zararın bir noktasından
dönmeye, bunun bedellerini ödemeye çalışıyoruz."
Günay, Troya'ya bir müze, Ankara'ya da "Anadolu uygarlıkları müzesi sıfatına
layık" müzeyi kurmak için Danışma Kurulları oluşturduklarını anımsatarak, bu yıl
projelerin gelmesini ve uygulamaya geçmeyi planladıklarını bildirdi.
Türkiye'nin yedi bölgesine depo müzeler oluşturacaklarını da hatırlatan
Günay, "Bunlar, kamunun bize ayırmış olduğu kıt imkanlar içinde, bizim
önceliklerimizi doğru sıralamaya çalışarak tarihimize, kültürümüze sahip çıkmak
konusunda atmaya çalıştığımız adımlar. Çok sayıda eserlerimiz var, depolarımız
var. Depolarımızın bir müze deposu standardı dünyada neyse, o ölçütlere gelmesi
konusunda yeni gayretler, niyetler, projeler içerisindeyiz" diye konuştu.
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, bu değerlere sahip çıkmanın Türkiye'nin hem
kültür açısından hak ettiği yere gelmesini hem de turizm açısından marka
değerinin yükselmesini sağlayacağını vurguladı.
[Sayfa]
2008'de kaçakçılık
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün de
tümülüs, mezarlık ve ören yerlerinde kaçak kazılar, cami, müze gibi mekanlarda
da soygunlar nedeniyle kültürel değerlerin tahrip edildiğini bildirdi.
Bakanlığın 98 müze müdürlüğüne bağlı 188 müze ve 129 ören yeri olmak üzere
toplam 317 müze ve ören yerinin ziyaretçiye açık olduğunu, bunun yanında 2008
yılında 135 kazı yapıldığını ve 92 define kazısına da izin verildiğini dile
getiren Düzgün, kaçak kazılarda kullanılan metal dedektörlerin denetim altına
alınması için yeni yasal düzenleme yapılmasıyla ilgili çalışmalara başlandığını
vurguladı. Orhan Düzgün, müzelerdeki uzman personel sayısının bin 17'den bin
785'e çıkarıldığını, elektronik güvenlik sistemi olmayan 62 müzeye gerekli
sistemin kurulduğunu, 18 müzede de bu sistemin oluşturulacağını bildirerek,
şunları kaydetti:
"Bütün bu önlemler sonucunda, 2000-2005 yılları arası kaçakçılık olayları
ortalaması 800 iken, 2006 yılında 512'ye, 2007 yılında 206'ya ve 2008 yılında da
194'e düşmüştür. Yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarımızın iadesi çalışmaları
kapsamında 2007 yılında 349 adet, 2008 yılında ise Almanya'da ele geçirilen
Kocaeli Müzesi'ne ait heykel başı ve Bremen'de ele geçirilen bin 182 eser olmak
üzere, son bir buçuk yıllık dönemde toplam bin 532 eserin ülkemize iadesi
gerçekleştirilmiştir."
Orhan Düzgün, bu yıl ABD, Almanya, Rusya Federasyonu, Hırvatistan, Danimarka,
İtalya, Fransa, İsviçre, Sırbistan-Karadağ, Bulgaristan, Ukrayna ve İngiltere'de
bulunan eserlerin Türkiye'ye iadesi için çalışmalara devam edeceklerini
duyurdu.
Elmalı definesi
Konuşmaların ardından eserleri inceleyen ve müzeyi gezen Günay, gazetecilerin
sorularını yanıtladı. Günay, bir gazetecinin, "İstemihan Talay döneminde ABD'den
Elmalı definesi gelmişti. Define içinde Atina sikkelerinin 6 tanesi 1998 yılında
getirildi ama 11 yıl geçmesine rağmen 8 tanesi hala gelmedi, bakanlığınızın bu
yönde çalışması olacak mı?" sorusu üzerine, "İadesini takip ettiğimiz eserler
arasında" dedi.
Günay, ABD'de Boston Museum of Fine Art'da sergilenen
Herakles Heykeli'nin üst kısmının getirilmesiyle ilgili soruya
da "Tüm bunların takip edildiğini biliyorsunuz, niye soruyorsunuz, bu cevabı
alacağınızı biliyorsunuz" yanıtını verdi. Günay, Hava Kuvvetleri Komutanlığının
kullandığı Türk Hava Kurumunun kaçak çatı ile Topkapı Sarayı'ndaki askeri
depolarla ilgili soru üzerine, "Bunlarla ilgili Genelkurmay Başkanımızı ziyaret
ettim. Umutlu, olumlu bir gelişme oldu. Bekliyorum şimdi. Yani, taleplerimizin
haklı olduğu noktasında anlaştık ama uygulamayı göreceğiz" diye konuştu.
Eserler nasıl geri getirildi?
Eserler, Almanya'nın Bremen kentindeki bitpazarında 2002 yılında bir Türk
vatandaşı tarafından satılmaya çalışılırken Alman interpolü tarafından ele
geçirilmişti.
Bakanlık da Anadolu kökenli olduklarını tespit edilen bu varlıkların iadesi
için girişimlere geçmiş, bu kapsamda Dışişleri Bakanlığı konuyu Almanya Federal
Suç Bürosu'na intikal ettirmişti. Ancak Almanya, Türkiye'nin adli yardım
talebine, "Eserlerin tesliminin mümkün olmadığı ve mülkiyet ilişkilerinin
açılacak medeni hukuk davası kapsamında açıklığa kavuşturulması" gerektiği
yönünde cevap vermişti. Bunun üzerine bakanlık, eserlerin İzmir-Muğla
bölgelerinden kaçırıldığına ilişkin uzman raporları ve elde edilen bilgi ve
belgelerle, eserlerin iadesi için Bremen Başsavcılığına yasal başvuruda
bulunmuştu.
Savcılık, itirazı haklı bulup eserlerin Türkiye'ye iadesine karar vermişti.
0 Yorum
Yorum Yap