- yapi.com.tr
- 18.11.2005
- GÜNDEM
- 7 okunma
'İstanbul'u Yönetenler İstanbul'u Sevmiyor'
'İstanbul'u Yönetenler İstanbul'u Sevmiyor'
YTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Erel, ulaşım sorununun çözümü için genellikle büyük yatırımlar peşinde koşulmasını eleştirdi
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Erel , İstanbul'daki ulaşım sorununun çözümü için genellikle büyük yatırımlar peşinde koşulmasını eleştirdi. Erel, ''Trafik, çok basit bazı önlemlerle de bir nebze olsun iyileştirilebilir. İstanbul'u yönetenler ya ulaştırmadan anlamıyorlar ya da bu kenti sevmiyorlar'' dedi.
İstanbul ulaştırmasının içinde bulunduğu sorunları ve yapılması gerekenleri gazetemize anlatan Erel, ulaşım planlamalarının kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere 3 aşamada olduğunu belirterek ''İstanbul'da yaşanan trafik sorunu basit bazı önlemlerle azaltılabilir. Mevcut ulaşım ağı tam kapasite kullanılmalı. Örneğin araçlar bir yola çift sıra park yapılmışsa o yolun kapasitesi düşer. Bunu önlemek mümkün. Mesela düğüm noktası olan kavşaklardaki sinyalizasyon sistemindeki düzenleme ile buralardaki sıkışıklık azaltılabilir'' diye konuştu.
Bu çalışmaların yapılmaması konusunda belediyedeki ulaşımla ilgili bölümleri eleştiren Erel, ''Ama ulaşımla ilgili otoriteler ya bunu bilmiyorlar ya da bildikleri halde uygulamıyorlar'' ifadesini kullandı. ''Bir hasta düşünün. İlaçla tedavi ya da ameliyat seçenekleri var. İlaç yöntemi düşünülmeden hemen operasyon diyorlar. Bu durum tıpkı 3. köprünün yapılmak istenmesi gibi'' diyen Prof. Dr. Aydın Erel, yapımı süren Marmaray'ın köprülerin yükünü azaltacağına ve 3. bir köprüye gerek kalmayacağına işaret etti.
Erel, ''İstanbul'da iki yaka arasındaki yolculuk toplam sistemin sadece yüzde 10'u civarında. Ya geriye kalan yüzde 90'ın sorunları ne olacak? Biz ne kadar gerek yok desek de bu köprüyü mutlaka yapacaklar, canları köprü yapmak istiyor. Demek ki bir rant meselesi var. 3. köprü gereksinim duyulsun diye de bazı gökdelenleri filan gündeme getiriyorlar, köprüye gerek duyulacak şekilde plansız yapılara izin veriyorlar. Kent ve ulaşım planlaması beraber yapılmalı. Bir bölgenin altyapısı sadece mevcut imar planına göre yapılmış yapıları kaldırır. Ulaştırma planları, imar planlarına göre yapılır. Eğer imar planına uyulmazsa yapılan ulaşım sistemi de yetersiz kalır'' diye konuştu. Toplu taşıma sistemleri arasındaki entegrasyonun önemini vurgulayan Erel, İstanbulluları aktarma yapmaya yöneltecek mekanizmaların olması gerektiğini söyledi.
Erel, alınması gereken önlemleri şöyle aktardı: ''Kentteki toplu taşıma sisteminin eksiklikleri tamamlanmalı. Raylı sistem arttırılmalı. Deniz yeterince kullanılmalı. Deniz otobüsleri var, ama çok yakıt harcadığı için ücreti de yüksek. Halkın tümü yararlanamıyor. Bu araçların daha ekonomik olanları tercih edilmeli. Bunlar hem iki yaka arasında hem de Boğaz'a paralel geçişlerde kullanılabilir.
Otobüsler verimli kullanılmıyor. Şu andaki yerel yönetimin en fazla oy aldığı bazı bölgelerde çok sık otobüs seferi varken bazı yerlerde insanlar saatlerce otobüs bekliyorlar. Trafiğe çıkan araç sayısını azaltmak, araçların doluluk oranını arttırmak gerek. Bunun için özendirici ve caydırıcı yöntemler kullanılabilir. Örneğin özel araçların çoğu tek kişi. Köprüden bir araçta tek kişi geçenlerden yüksek ücret alınabilir, aynı araçta 2 kişi geçerse indirim yapılabilir. Bu araçlar için özel şerit de ayrılabilir. Ayrıca trafiğin yoğun olduğu saatlerde, yoğun bölgelere giriş-çıkış ücretli olabilir.''
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap