Yapı Sektörünün Haber Portalı

İskenderun Devlet Hastanesi'yle İlgili Tazminat Davalarında 'Bilirkişi Raporları' Çelişti

Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 125 kişinin hayatını kaybettiği İskenderun Devlet Hastanesi A Blok'a ilişkin tazminat davalarında, bilirkişi raporları arasındaki çelişki dikkat çekti. Bir raporda Sağlık Bakanlığı'na yüzde 95, AFAD'a yüzde 5 kusur atfedildi.

İskenderun Devlet Hastanesi'yle İlgili Tazminat Davalarında 'Bilirkişi Raporları' Çelişti

6 Şubat depremlerinde, İskenderun Devlet Hastanesi A Bloku'nun yıkılması sonucu 125 kişi yaşamını yitirdi. Hastanenin yıkılmasına ilişkin açılan tazminat davalarında hazırlanan iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki dikkat çekti.

ANKA’da yer alan habere göre; hastanede babalarını kaybeden iki yurttaşın, hastanenin yıkımında sorumluluğu bulunan kamu kurumları hakkında Hatay 5. İdare Mahkemesi'nde açtığı davada bilirkişi raporu dosyaya sunuldu.

Bilirkişi raporuna göre, yapı müteahhidi, proje müellifleri ve fenni mesuller, "görevlerini yürürlükteki mevzuata uygun şekilde yerine getirmemeleri" nedeniyle yüzde 75 oranında kusurlu bulundu. Kamu kurumları açısından ise toplam kusur oranı yüzde 25 olarak değerlendirildi.

Bilirkişi heyeti, İskenderun Belediyesi'ni "proje ve uygulama konusundaki denetimlerini eksik yapması, riskli yapı veya alanlarda gerekli dönüşüm projelerini hayata geçirmemesi nedeniyle yüzde 15 oranında kusurlu" buldu. Hatay Büyükşehir Belediyesi'nin ise "deprem kuşağında bulunan Hatay ilinin afet ve acil durum planlarını, ekip ve donanımlarını hazırlamada; ilgili bakanlıklar, kamu kuruluşları, meslek teşekkülleri, üniversiteler ve diğer mahalli idarelerle koordinasyon eksikliği bulunması, planlar doğrultusunda halkın eğitimi için gerekli önlemleri almaması, kurum ve kuruluşlarla ortak programlar yapmamış olması, riskli yapı ve/veya alanlarda gerekli dönüşüm projelerini gerçekleştirmemesi nedeniyle yüzde 5 oranında kusurlu" olduğuna kanaat getirdi.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Raporda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın "plan ve projelendirme aşamasında yeterli denetimin yapılmaması, afet bölgelerinde kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklere uygun gerekli tedbirleri alıp almadığının yeterince denetlenmemesi ve afet riski olan bölgelerde planlama ile kentsel dönüşüm çalışmalarının yapılmaması nedeniyle yüzde 3 oranında kusurlu olduğu" belirtildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) ise "deprem tehdidi altında bulunan bölgede afet durumuna ilişkin gerekli çalışmaları ve denetim faaliyetlerini yeterli düzeyde yapmamış olması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu ve bu nedenle yüzde 2 oranında kusurlu olduğu" tespit edildi.

Söz konusu raporda, Sağlık Bakanlığı'na yönelik herhangi bir kusur değerlendirmesi yapılmadı.

Sağlık Bakanlığı’na yüzde 95, AFAD'a ise yüzde 5 kusur atfı yapıldı
Hastanede annelerini kaybeden iki yurttaşın, kamu kurumlarının hizmet kusuruna ilişkin Hatay 4. İdare Mahkemesi'nde açtığı davada hazırlanan raporda ise Sağlık Bakanlığı'na yüzde 95, AFAD'a ise yüzde 5 kusur atfedildi.

Bilirkişi raporunda, İskenderun Devlet Hastanesi A Bloku için 2012'de hazırlanan "depreme dayanıksız" raporundaki, "Bina, maruz kalacağı olası deprem anında göçme durumundadır" ifadesine; İskenderun Teknik Üniversitesi'nden 2016 yılında alınan "deprem güvenliği yetersiz" raporundaki, "Söz konusu binalar için yapılan analizlerde binaların öngörülen depreme karşı yeterli performans göstermeyeceği, deprem güvenliğinin yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu binaların performans düzeyi göçme durumu çıkmıştır" tespitlerine yer verildi.

Ceza soruşturmasında neler yaşandı?
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 4 Şubat 2026'da Sağlık Bakanlığı'na gönderdiği yazıda, hastaneyle ilgili 2012'de "depreme dayanıksız", 2016'da ise "deprem güvenliği yetersiz" raporu verildiği belirtildi. Yazıda, 2015'te dayanıklılığının yetersiz olduğu tespit edilen binanın yıkımına ilişkin toplantılar yapıldığı, 2016 tarihli raporun yıkım komisyonuna iletildiği ve bu rapora dayanılarak 2019'da yeni hastane yapımının yatırım programına alındığı ifade edildi.

Başsavcılık, depremden bugüne kadar geçen süre dikkate alınarak, olası soruşturma izni talebi beklenmeksizin, binanın yıkımında kusuru bulunan kişiler hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında resen veya idari yönden soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin Bakanlıkça bildirilmesini istedi. Başsavcılığın hastanenin yıkılmasına ilişkin başlattığı soruşturma, depremin üzerinden 3,5 yıl geçmesine rağmen tamamlanamadı.

 

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.