Yapı Sektörünün Haber Portalı

İnşaat Sektörünün En Büyük Sorunu Nitelikli İşgücü Eksikliği!

KPMG tarafından tüm dünyada ve Türkiye’de cirosu 30 milyar ABD Doları ile 250 milyon ABD Doları arasında bulunan müteahhit firmaların üst düzey yönetici ve CEO’ları ile yapılan birebir görüşmeler ile oluşturulan ve yaklaşık 1 yılda tamamlanan KPMG Küresel İnşaat Raporu 2008, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen bir basın toplantısı ile açıklandı.

İnşaat Sektörünün En Büyük Sorunu Nitelikli İşgücü Eksikliği!

Dünyanın en büyük denetim, vergi ve danışmanlık şirketlerinden KPMG’nin tüm dünyada ve Türkiye’de yaptığı inşaat sektörü araştırması sektörün önemli sorunlarını ortaya çıkardı. Avrupa, Ortadoğu, Afrika, Amerika ve Asya Pasifik ülkeleri genelinde yapılan ve bir yılda tamamlanan araştırma gösteriyor ki sektörü etkileyen dört temel konu kaynak eksikliği, risk yönetimi, maliyet artışı ve sürdürülebilirlik. Müteahhit firmalar, kalifiye proje müdürleri, nitelikli saha personeli eksikliği ve hızlı maliyet enflasyonu ile baş etmek zorunda kalıyor. Çevresel sorunların da ön plana çıkması ile birlikte, inşaat sektörünün, giderek zorlaşan çevresel standartlara uyum sağlaması gerekiyor.

Nesrin TuncerKPMG tarafından tüm dünyada ve Türkiye’de cirosu 30 milyar ABD Doları ile  250 milyon ABD Doları arasında bulunan müteahhit firmaların üst düzey yönetici ve CEO’ları ile yapılan birebir görüşmeler ile oluşturulan ve yaklaşık 1 yılda tamamlanan KPMG Küresel İnşaat Raporu 2008, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen bir basın toplantısı ile açıklandı. Katılımın yüzde 64’ünü Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesi, yüzde 21’ini Amerika kıtası ve yüzde 15’ini de Asya Pasifik ülkelerinde faaliyet gösteren müteahhit firmalarının oluşturduğu araştırma katılımcılarının yüzde 84’ü inşaat sektörünün nitelikli işgücü sıkıntısının üstesinden gelmek için yeterli çabayı göstermediğine inanırken, yüzde 49’u büyümenin engellenmesinin en önemli sebebini nitelikli işgücü sıkıntısı olarak görüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 66’sı yürüttükleri istihdam süreçleri sayesinde şirketlerinin sorun yaşamadığını düşünüyor.

EMA Bölgesi’nde yer alan  (Avrupa, Orta Doğu, Asya) Türkiye’den de sektörün önde gelen 16 inşaat firmasının katıldığı araştırmada Türkiye verileri, şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanları, Üyeleri, Genel Müdürleri ya da Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcıları ile KPMG Ortaklarının birebir görüşme yaparak araştırma sorularını değerlendirmesi yöntemi ile oluşturuldu.

“Yetenek avı işe alımdan çok daha önce başlamalı”

KPMG Türkiye Yapı ve İnşaat Sektörü Başkanı ve Denetim Ortağı Nesrin Tuncer, açılışta yaptığı konuşmada nitelikli personel eksikliğinin üstesinden gelebilmek için daha iyi eğitim, üniversitelerle daha iyi bir işbirliği, daha iyi ücretler ve iyileştirilmiş kariyer yapısı gibi çözümler de dahil olmak üzere bir dizi pratik önlemler alınmasının önemine değinerek, "İnşaat şirketlerinin toplu bir adım atarak, son derece zorlu küresel ortamda en iyi mezunları kendilerine çekebilmek için yeni bir işe alım yaklaşımı geliştirmesi gerekiyor” dedi.

Rapor hakkında açıklamalarda bulunan KPMG Türkiye Denetim Bölümü Direktörlerinden İsmail Ünal da, inşaat sektörünün imaj sorununun üstesinden gelebilmesi ve uzman kadrolar oluşturması için yeni adımlar atması gerekliliğini vurgulayarak, “Yetenek avı, mezunları işe alım yarışından çok önce başlamalıdır. İnşaat sektörü, diğer sektörlerden ders almalı ve potansiyel çalışanlar henüz okuldayken, onların mezun olmasını beklemeden olumlu ve çekici bir imaj yaratmaya çalışmalıdır” şeklinde konuştu.

Ünal konuşmasında risk yönetiminin tüm dünyada önemini her geçen gün daha da arttırdığının altını çizerek, “Tüm dünyada pek çok büyük projeye imza atan Türk şirketleri, bu alanda da hızlı bir gelişim gösteriyorlar. İçinde bulunduğumuz kriz ortamı etkin risk yönetimi uygulamalarına sahip olmanın değerini bir kere daha ortaya koymaktadır. Özellikle yüksek bedelli projeler nedeniyle proje finansmanının önem taşıdığı sektörde, kurumsal yönetim uygulamalarını benimsemiş şirketler riskler karşısında daha hazırlıklı olmaktadır. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kanunlaşmak için onay bekleyen yeni Türk Ticaret Kanunu tasarısının bu anlamda da olumlu sonuçlar doğuracağını düşünüyoruz” dedi.

[Sayfa]

Rapora göre küresel pazarda kaçırılmayacak iş fırsatlarından sonuna kadar yararlanabilmek için müteahhit firmaların göz önünde bulundurması gereken süreçler:

Sektörün profilini yükseltme

İnşaat sektöründe bir kariyer için heyecan uyandıracak ve ilgi çekecek toplu bir kampanyaya ihtiyaç vardır. İnşaat şirketleri, okullarla, üniversitelerle ve meslek okulları ile işbirliği yaparak, bu sektörde çalışmanın cazip taraflarını anlatmanın bir yolunu bulmalı ve piyasada mevcut olan heyecan verici fırsatların altını çizmelidir. Şirketler için bu konuda eğitimlerini sürdüren gençleri kendilerine çekmenin en mükemmel yolu ise yurt dışı projelerde ya da diğer alanlarda yarı zamanlı (part – time) görevlerde onlara çalışma imkanı sağlanmasıdır.

Risklerin bilincinde olan bir kültür yaratma

Müteahhit firmalar, iyi bir risk yönetimi için projeleri dengeli bir portföyün bir parçası şeklinde ele alarak proje süresi boyunca kontrolleri tutarlı bir şekilde uygulamak gerektiğini bilmelidir. Stratejik açıdan ise, CEO’lar ile Yönetim Kurulu Üyeleri kaynak eksikliği, maliyet artışı ve sürdürülebilirlik gibi rekabet için tehdit oluşturan önemli riskleri azaltmanın yollarını aramalıdır.

Maliyet artışı gerçeğini yönetme

Sürekli artan maliyetlerle baş edebilmek için, müteahhit firmaların, proje sahipleri, tedarikçiler ve taşeron firmalar ile hem riskleri hem ödülleri paylaşmayı denemesi ve mümkünse bununla ilgili olarak sözleşmelerine uygun maddeler eklemesi gerekir. İnşaat şirketleri maliyetler konusundaki uzmanlıklarından faydalanarak, proje sahiplerini mevcut maliyet ortamı hakkında eğitmenin yollarını aramalıdır. Böylece beklentiler yönetilebilir ve neticede “bütçeyi aşmayan şirket” itibarı korunarak, daha fazla iş fırsatı elde edilebilir.

Sürdürülebilirliği benimseme

Sürdürülebilir inşaat anlayışı devam edeceğinden, düzenleyici kurumların bir adım ilerisinde olabilmek ve paydaşlarının –ve çalışanlarının- taleplerini yerine getirebilmek için müteahhit firmalar verdikleri sözlerle yaptıkları icraatların birbirlerini tutmasını sağlamalıdır. En son teknolojileri kullanarak binaların ve yapıların enerji verimliliğini iyileştirmek mümkündür ve bu süreçte, "yeşile duyarlı" şirket unvanını kazanmak, rekabette gerçek bir avantaj elde etmeye yardımcı olacaktır.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.