Onduline Group Türkiye ve Avrasya Bölgesi Genel Müdürü
Burhan Karahan, devletin, altyapılı arsa üreterek, insanlara
'Hadi siz yapın' demesi gerektiğini kaydetti. Çatı ve yalıtım sektöründe
faaliyet gösteren Onduline'in son dönem faaliyetleri ile inşaat
sektörünün durumuna ilişkin olarak soruları yanıtlayan Karahan, inşaat
sektöründe büyümenin bir yıldır yavaşladığını belirterek, kendilerini bir
durgunluk ortamına alıştırdıklarını ve krize çok hazırlıksız yakalanmadıklarını
söyledi.
Yurt dışındaki müşterilerin küçülme sürecine girmiş olması nedeniyle sadece
ihracata çalışan firmaların da ilk defa bir kriz ortamında küçülecekleri
görüşünü dile getiren Karahan, "Türkiye'de 2009'da sanayide küçülme yaşanacak.
İnşaatta o küçülme zaten başladı. 2009'da daha kötü olacak diyemiyorum. Bu
senenin kasım ve aralık aylarında en kötü noktasına varacak ve gelecek sene
ortalarına kadar dipte devam edecek. Gelecek sene ortalarından sonra biraz
kendini toplama ümidi var" diye konuştu.
Karahan, şu anda Türkiye ekonomisinde yaşanan sıkıntıda psikolojik etkenlerin
de rol oynadığını belirterek, insanların gerçekten ciddi sorunlar olmayacağına
ikna edilmesi gerektiğini, bunun da biraz zaman alacağını
kaydetti.
İnşaat sektörü için fark yaratan, farklı gelir gruplarına yönelik projelerin
konuşulması gerektiğini söyleyen Karahan, "Belli bir birikimi olan insanlar için
gayrimenkul işinin kesinlikle bir fırsata dönüştüğü söylenebilir" dedi.
Orta
sınıfa hitap etmek için müteahhitlerin kesinlikle yaratıcı olması gerektiğine
işaret eden Karahan, "Bir seneliğine insanlara güven vermek, sirkülasyonu
sağlamak, karlılığı sonraya bırakmak tek çözüm gibi görünüyor. Aksi takdirde 1-2
sene projelerinizi durdurmanız lazım ki tekrar güven otursun" görüşünü
aktardı.
"Her inşaat bir fabrika"
Karahan, inşaatın, istihdam sağlama anlamında sanayiden de önemli olduğunu
ifade ederek, şöyle konuştu:
"Geçici bir iş gibi görünüyor ama sürekliliği
sağlanırsa, bir apartman inşaatı bitecek, başkası başlayacak. Etrafta gördüğünüz
yüzlerce inşaat, binlerce insanın çalışması anlamına geliyor. Bu da, binlerce
fabrika demek. Bu düzenin devam ettirilmesi lazım. Türkiye için çok önemli.
Çünkü inşaata ha deyip temel atıp başlayabilirsiniz. Fabrikayı öyle
yapamazsınız."
Müteahhitlerin en çok, pahalı arsa sorunundan şikayet ettiklerini hatırlatan
Karahan, devletin altyapılı arsa üreterek, insanlara 'Hadi siz yapın' demesi
gerektiğini söyledi. Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir çeşit devlet
eliyle, planlı, imarlı gecekondulaşma önerebilirim. Gecekondulaşma derken,
insanların kendilerinin yaptıkları birşey olması anlamında söylüyorum. Kentsel
dönüşümü insanlara yaymak, devletin kuralını koyması ve kendisi müteahhitliğe
kalkışmadan sadece denetlemesi... Yani devlet yol yapıyor, parselliyor, bir
mahalle yaratıyor. Elektriği var, yolu var, kanalizasyonu var sadece üzerindeki
evleri yok. Düzenini oturtabilirsek ve insanları kendi haline bırakırsak, inşaat
durgunluğuna veya istihdam sorununa çok hızlı şekilde çözüm geldiğini görürüz.
İstihdamı, büyüterek değil küçülterek katlamak mümkün. Büyük görkemli projeler
yerine, o şehrin altyapısını hazırlayıp insanların bunu yapmasını sağlamak bence
çok ciddi hareketlilik getirecektir."
[Sayfa]
"2009'da 150 milyon YTL ciro"
Kriz psikolojisinin aşılmasının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Karahan,
krizi büyütenin, tüketimi kısmak, içine kapanmak şeklindeki tavır olduğunu,
israfla tüketimin birbirinden ayrılması, tüketimin belli bir ölçüde devam
etmesiyle çarkların dönmesi gerektiğini anlattı.
Onduline olarak Türkiye'de 2008 yılında yüzde 5-10 arası bir büyüme
gerçekleştirmeyi beklediklerini belirten Karahan, gelecek seneye yönelik daha
tedbirli bütçeler yaptıklarını belirtti.
Karahan, "Geçen seneyi 120 milyon YTL ciro ile kapatmıştık. Bu sene
zannediyorum 130 milyon YTL üzerinde bir rakamla kapatacağız. 2009 için
kendimizi avro olarak sabit tutmak, 70-75 avro olan ciromuzu aynı şekilde
korumak istiyoruz. YTL bazında da 150 milyon YTL gibi bir ciro hedefliyor
olacağız" şeklinde konuştu.
"10 senede 2-3 milyon metrekare çatıda elektrik
üretilir"
Çatıda elektrik üretimi çalışmaları konusunda da bilgi veren Karahan, bu
konuda bir yasanın TBMM'de beklediğini belirterek, şu anda ortalama bir
apartmanın, çatısında 15 milyon avroluk yatırımla kendi enerjisini
üretebildiğini, önümüzdeki yıllarda bu teçhizatların fiyatının düşeceğini ve
maliyetin 7-8 bin avrolara gerileyeceğini ifade etti.
Karahan, bu alanda hızlı gelişme sağlanması için yasal altyapının oluşmasını
ve maliyetlerin düşmesini beklediklerini kaydederek, şöyle konuştu:
"Türkiye'de biraz teşvik verilirse, devleti de şaşırtacak derecede hızlı bir
gelişme gözleyebiliriz. Yasa çıktıktan sonra Türkiye'de 2 sene içinde
yaygınlaşır diye düşünüyoruz. Bu konuda hazırlığımızı yaptık. Bu sistemleri 2-3
sene sonra binlerce çatıda görebileceğimizi düşünüyoruz. Metrekare olarak da
50-60 bin metrekare çatının enerji üretmeye başladığını göreceğimizi
öngörüyoruz. Eğer sistem doğru kurulursa, 10 senelik projeksiyonda, Türkiye'de
2-3 milyon metrekareden aşağı bir alan olmayacaktır."
0 Yorum
Yorum Yap